İçeriğe git

Sebahattin Demir

Forum Editörü
  • İçerik sayısı

    983
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Gün Kazandı

    277

Sebahattin Demir last won the day on Şubat 8

Sebahattin Demir had the most liked content!

Topluluk Puanı

431 Nikontürk Demirbaş

Sebahattin Demir Hakkında


  • Kullanıcı Grubu: Forum Editörü


  • Üye No: 4969


  • İtibar Puan: NT Ailesi


  • Gönderi Sayısı: 983


  • Gönderi Ortalama: 0.58


  • Toplam Puan: 431


  • Kazanılan Günün Üyesi: 277


  • Katılma: 14-07-2014


  • Bizimle geçen gün: 1683 Gün


  • Son Aktiflik:


  • Ne yapıyor ?:


  • Yaş:


Gruplar

Profil Bilgileri

  • İkamet
    Belirtmedi
  • Cinsiyet
    Erkek

Fotoğraf Bilgileri

  • Fotoğraf Makine Modeli
    Nikon D850
  • Fotoğraf Makine Modeli
    OM-D E-M1 MII

Sosyal Ağlar

Güncel Profil Ziyaretleri

6.496 profil görüntüleme
  1. Sebahattin Demir

    Fotoğrafın köşeleri karanlık

    D7100'de Vinyet Kontrolu ayarı var mıydı? D7200 ile birlikte geldiğini biliyordum sanki, emin değilim.
  2. Sebahattin Demir

    Fotoğrafın köşeleri karanlık

    Berkan bey, Bunun FX veya DX ile ilgisi yoktur. Bahsettiğiniz olay yukarıda arkadaşlarımın da belirttiği gibi "Vinyet" yani köşe kararması olarak bilinir ve her objektifte vardır. Kiminde çoktur, kiminde azdır.. Sizin objektifinizde de köşe kararması var, bu lenste bu normal. Aşağıdaki şekilde 140mm karşılığında f/5.6 diyafram kolonuna bakarsanız lensinizin davranışını görebilirsiniz: Bunu Photoshop veya Lightroom'da yok edebilirsiniz, öyle kafaya takacak bir şey değil. Saygılar.
  3. Sebahattin Demir

    astro-manzara fotoğrafı için lens önerisi

    Pentax'ın K-1 Mark II modelinde ve bildiğim kadarıyla K-3 II modelinde star tracker özelliği mevcut. Kamera bu işlemleri ek bir donanıma gerek duymadan gövde içinde hallediyor. Bir yıldızı baz alıyor, onu sabitliyor ve onun etrafındakileri algoritmalar uygulayarak yazılımda bitiriyor.
  4. Sebahattin Demir

    Geniş açı mı, panorama mı...?

    Ben de @Mehmet A. beye katılıyorum., birbirlerinin yerine geçecek seçenekler değil her ikisi de. Duruma göre seçilmeli. Örneğin, düz bir ovada, arkada karlı dağların olduğu bir manzarayı, ovadaki canlı, ev, ağaç gibi nesneler ile fotoğraflamak istiyorsam ve arkadaki dağın haşmetini vurgulamak istersem, yerim de arkaya doğru uygunsa 200mm de çekim yapmak çok hoş bir kompozisyon verebilir. Ya da aynı ortamda, dağa doğru kıvrılıp giden bir yol varsa ve aradaki mesafeyi vurgulamak alan derinliğini (fotoğraftaki netlik alan derinliği değil) öne çıkarmak istiyorsam, geniş açı tercih ederim. Onun tadı da başka güzel olur.
  5. Şimdi, “Bu nasıl olur ki?” diye soruyor olabilirsiniz. Öyle ya, bir saniyede çektiğimiz bir görüntü, nasıl olur da oniki saat boyunca kesintisiz izlenebilir? Detaylarını bu makalemde anlatıyorum. Saygılar.
  6. Şimdi, "Bu nasıl olur ki?" diye soruyor olabilirsiniz. Öyle ya, bir saniyede çektiğimiz bir görüntü, nasıl olur da oniki saat boyunca kesintisiz izlenebilir? Eğer elinizde yeterince hızlı kayıt yapabilen bir "Yüksek Hızlı kamera" varsa bu mümkün. Hatta bu kaydı çok çok yüksek hızlarda görüntü kaydedebilen bir hızlı kamera ile yaparsanız, bir saniyede kaydettiğiniz görüntüyü 24 fps normal video oynatım hızında 6.6 yıl boyunca kesintisiz izleyebilirsiniz. İnanılmaz geliyor değil mi? Günümüz teknolojisi ile artık saniyede 5 Trilyon kare çekebilen yüksek hızlı kameralar sayesinde artık bunlar başarılabiliyor. Bu makalemde sizinle paylaşacağım videoları kaydettiğim yüksek hızlı kamera, saniyede Bir Milyon frame çekim yapabiliyor. Bu kamera ile yaptığım bir saniyelik bir çekim, 24 frame oynatma hızında yaklaşık 12 saat boyunca kesintisiz izlenebiliyor. Makalemin başlığında gördüğünüz animatif görseli oluşturduğum çekimi böyle bir kamerayla gerçekleştirdim. Aynı kamera ile çekilen başka videodan bir kesite göz atalım ister misiniz: Yukarıda izlediğiniz 22 saniyelik görüntü, hızlı kamera ile, 1 saniyede ve 40Bin fps'de çekilmiş toplam görüntünün çok küçük bir dilimidir. Video 25 fps hızında oynatıldığına göre; biz bu bir saniyede hızlı kamera ile çekilmiş görüntünün tamamını, bu videoda yaklaşık 27 dakika boyunca izleyebilirdik (40000 / 25 / 60 = 26.6). Yüksek Hızlı Kamera nedir? Yüksek hızlı kameralar, standart kare hızına sahip kameralar tarafından yakalanamayan olayları anlık ayrıntılarıyla yakalama amacı taşıyan, özel bir video kamera türüdür. Bu tip kameralar, saniyede 1 Milyon kareden 5 Trilyon kareyi aşan hızda görüntü yakalayabiliyor ve bu kameralar ile çekilen bir saniyelik bir video, normal video oynatım hızlarında oynatıldığında, saatlerce hatta günlerce izlenebiliyor. Böylece çıplak göz ile görülemeyen olayların tüm ayrıntılarını detaylıca incelememize ve görmemize olanak sağlıyorlar. Bu tip kameralar, özellikle tıpta, endüstride ve bilimsel uygulamalarda yaygınca kullanılmaktadır. Yüksek hızlı kamera nasıl çalışır? Yüksek hızlı kameralar, diğer video kamera türlerine benzer şekilde çalışır; görünür spektrumdan gelen ışığı, görüntüyü elektronik ve kaydedilebilir bir ortama dönüştüren bir görüntü algılayıcısına odaklar. Günümüzde, yüksek hızlı kameralar, görüntü yakalama avantajları nedeniyle, genel olarak CCD veya CMOS görüntü algılayıcılarını kullanırlar. Yaygın olarak kullanılan video kameralar tipik olarak 24 ila 40 fps (frame per second) arasında kayıt yaparlar, buna karşın yüksek hızlı kameralar bu rakamların çok çok üzerindeki hızlarda kayıt yapabilme özelliğine sahiptir. En hızlı yüksek hızlı kamera 5 Trilyon fps'den fazla kayıt yapabiliyor. Frame tekniği adı verilen bu teknikle, bu hızdaki bir çekim ile, ışığın hareketini bile yakalamak mümkündür. Araştırmacılar, bundan bin kat daha fazla hızların mümkün olduğunu iddia ediyorlar. Frame tekniğinin temeli, ultra yüksek hızlı spektroskopik videografiye dayanıyor. Sony RX10 II kamerası ve Xperia XZ akıllı cep telefonu, standart 24 fps yerine saniyede 960 kare (fps) yakalayarak, işlemi kırk kez kadar yavaşlatabiliyor. Bu yavaş hareket seviyesi, patlayan su balonları veya kanatlarını çok hızlı hareket ettirebilen böceklerin kanatları gibi çok hızlı hareket eden konularda detayları ortaya çıkarmamızı sağlıyor. Bu görüntü 60Bin fps'de çekildi. Üzerinden yüksek akım geçen bir telin, bir metal ile teması sırasında oluşan eriyiğin damla geçişini görebilirsiniz. Bu olayları çıplak gözle görmemiz imkansızdır, saniyenin çok küçük dilimleri arasında geçen olaylardır. Kullandığım ekipmanlar Makalemdeki videoların çekiminde, saniyede 1 Milyon frame kayıt yapabilen Photron Fastcam SA5 modeli bir hızlı kamera ve bu işler için özel üretilmiş olan 12x NAVITAR objektif kullandım. FASTCAM SA5 kamera, her ikisi de 10.000 (tek renkli) ve 4.000 (renkli) ISO ışık duyarlılığı veren 20µm piksel boyutları olan CMOS algılayıcılar kullanıyor. 1024 x 1024 piksellik çözünürlükte, 7000 fps'e kadar kare hızlarına çıkılabiliyor, ki bu da bu denli yüksek çözünürlükte kaydedilmiş 1 saniyelik bir kaydın yaklaşık 5 dakika boyunca izlenebilmesi anlamına geliyor. Kamera, bir mikroskop, baroskop veya optik erişim pencerelerinden, yüksek ışık yayan, ark ve yanma gibi olayları gözlemlenmesinde son derece kullanışlı bir ekipman. Photron FASTCAM SA5 Yüksek Hızlı Kamera Hem 35mm tam Kare (FX) hem de APS-C dijital SLR (DX) formatlar için tasarlanan objektifler, tam görüntü çözünürlüğünde bu kamera ile tamamen uyumlu çalışıyor. Kamera aynı zamanda, uygun adaptörler yardımıyla, hem Canon C-Bayonet hem de Nikon F-Bayonet sistemleri ile birlikte çalışabiliyor. Nikon adaptörü, manuel iris / diyafram halkası olmayan “G” tipi lenslerle de uyumlu. İsteğe bağlı bir Canon EF lens adaptörü ile Diyafram kontrolü sağlanabiliyor ve Photron FASTCAM Viewer (PFV) kamera kontrol yazılımı aracılığıyla odaklama yapılabiliyor. FASTCAM SA5, Gigabit Ethernet portu ile dizüstü bilgisayarlara kolayca bağlanabiliyor, çift kompozit video ve HD-SDI BNC çıkışları sağlıyor ve isteğe bağlı LCD tuş takımı ile çalıştırılabiliyor. Aşağıdaki videoda bir örnek daha görebilirsiniz: Bir önceki videoda belirttiğim damla geçişine bir başka örnek. Bu görüntü 90Bin fps'de çekildi. Bir başka alışılmadık fotoğraf tekniği ve örneği 2018 yılının başlarında, Oxford Üniversitesi'nde eğitim gören bir öğrenci tarafından çekilen tek bir atom fotoğrafı, Birleşik Krallık Mühendislik ve Fizik Bilimleri Araştırma Konseyi EPSRC fotoğraf ödülüne layık görüldü. Bu atom, iyon tuzağında tutulan ve lazer ışığıyla aydınlatılmış bir Stronsiyum atomuydu. Stronsiyum atomunun fotoğrafı Normalde bir atomu gözümüzle görmek elbette mümkün değil; çünkü bir Stronsiyum atomunun yarıçapı sadece 215 pikometre. Yani 1 metrenin trilyonda biri civarında, sayısal olarak 0.000000000215 metre, bunu çıplak gözle görmek imkansız. Fotoğrafçılar ve kuantum fizikçileri tarafından kullanılan özel bir teknik kullanılarak, atom havada asılı şekilde hapsedildikten sonra, üzerine lazer düşürülmüş. Lazerin etkisiyle tek bir atom, ışıma yaparak etrafa ışık saçıyor. Diğer taraftaki fotoğraf makinesi ise, uzun pozlama kullanarak bu az miktarda olan, ama lazer sayesinde, normalde Stronsiyum atomunun saçacağından daha yüksek miktarda olan ışığı yakalıyor. Fotoğraf makinasının algılayıcısı üzerine düşen ışık, yeterince uzun süre yakalandığında, bir atomun fotoğrafını çekmek başarılabilmiş. Sonuç Söylemeye gerek yok, saniyede 5 Trilyon kare çekebilen kameralar gündelik kullanımlarımızda bize gerekmeyecek, ancak yavaş çekim fotoğrafçılığının sınırlarını ne kadar zorlayabileceğimizi görmek açısından bize fikir veriyor. Yakın bir gelecekte belki de bu tekniklerin bazılarının son kullanıcıya yani bizlere kadar ineceğini göreceğiz. Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Belki de siz bu satırları okuduğunuzda bunlardan daha hızlı kayıt yapabilen kameralarla tanışacağız. Bunun gibi ekipmanları, çok yüksek hızlı kameralar ile "Yapay Zeka" temeli üzerine oturtup robotlar ile bir laboratuvar kurduğunuzu hayal edin; ne değiştiğinde, ne olduğunu saniye saniye öğrenen, bu öğrendiklerinin matematiksel modellemesini yapıp, değişik çıkarımlar yapabilen ve yeryüzündeki diğer laboratuvarlarla bu bilgileri anlık paylaşarak birbirlerinden bilgiler öğrenen bir bilim netwörkü düşünün. Bir hastanın fiziksel ve kimyasal verilerine bakıp, saniyeler içerisinde tanı koyan robotlara ne dersiniz? Bu aynı zamanda bir taraftan da ürkütücü geliyor değil mi? "Biz bunları göremeyiz" demeyin, yanılabilirsiniz, hatta yanılırsınız! Bir sonraki makalem "Fotoğraf ve Endüstri 4.0" temalı olacak. Yakında görüşmek üzere...
  7. Sebahattin Demir

    Makro Lens

    Kullandığınız objektif nedir? Hangi ayarlar ile çekim yapıyorsunuz? - AF modu: AF-C / AF-S - AF alan modu: Tek Nokta / Otomatik vs - Diyafram değeri / Esntantane ? - Elde çekim veya üçayak (tripod) ?
  8. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Bu objektifi kullanmadım, ama MTF grafikleri optiğinin iyi olduğunu söylüyor. Ama @neehot beyin de belirttiği gibi, bu lens ile Otomatik netleme yapamazsınız, çünkü bu lens ile yalnızca manuel netleme yapılabiliyor. Nikon bayonetli olanlarında, manuel netleme halkasını çevirdiğinizde, odaklandığınız noktada odağı yakaladığında kameraya onay gönderip, vizörde yeşil ışık yaktırabiliyormuş, ama kullanan ciddi kullanıcılar bunun çok kararlı olmadığından bahsediyor. AF ve dijital haberleşme modülleri olmadığından bu lens diğer rakiplerine karşı daha ucuz olabilir. Ancak çekim amacım ne olursa olsun ben böyle bir objektif kullanmak istemezdim doğrusu. Hele ki en açık diyaframda portre çekeceksem, modelimin 1 mm oynaması bile netliği değiştireceğinden, çok net görüntüler almak çileye dönüşebilir.
  9. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Evet, benim yazdıklarımdan bir fark göremedim ben. Yani diyor ki özetle: Nasıl ki lensler farklı sensör boyutlarıyla (FX / DX) çalıştığında farklı odak uzunlukları sunuyorsa, sensörler çeşitli optik özelliklere sahip merceklerle eşleştirildiğinde farklı eşdeğer megapiksellere sahip olabilir.
  10. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    DxOMark'ta gördüğünüz P-Mpix değeri Keskinlik puanıdır, lensin çözünürlüğü değil. Yani merkezden köşelere kadar o lens ile alınan keskinliğe verilen ortalama puan. Daha önce de söylediğim gibi, her objektifin optiğinin ışık geçirgenliği farklıdır. Çok iyi optiği olan objektiflerde bu yüksektir. Zoom objektiflerde azalır. Hele zoom aralığı çok yüksek olanlarda daha da azalır. O nedenle sabit odaklı prime objektifler diğerlerine nazaran çok pahalıdır. İçlerinde az miktarda optik eleman barındırdığından geçen ışığın yolda bozulması veya kalitesinin düşmesi prime objektiflerde çok daha azdır. Yalnızca optik eleman sayısı değil, camların kalitesi de çok önemlidir. Ben objektif seçerken MTF grafiklerine bakarım. MTF konusunda detay için internete göz atabilirsiniz. Saygılar.
  11. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Lensin megapikseli nerden çıktı, ben böyle bir şey bilmiyorum. Yani şu lens şu kadar megapiksel çeker diye bir şey olmaz ki. Tamam, lenslerin ışık geçirgenlikleri onların kalitelerini belirleyen önemli faktörlerden biridir ama bu megapiksel ile ölçülmez. Aynı objektifi, 20MP'lik bir A kamerasına takarsanız 20MP görüntü alırsınız, 50MP'lik bir B kamerasına takarsanız 50MP görüntü alırsınız. Çözünürlük kameraya özgüdür, lense değil. Saygılar.
  12. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Hem de nasıl olur
  13. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Nikon D7500 kamera özellikleri: - Algılayıcı çözünürlüğü: 20,9MP - Algılayıcı boyutları: 23.5 x 15.7 mm - Fotoğraf ölçüleri: 5568 x 3712 Piksel Nikon D850 kamera özellikleri: - Algılayıcı çözünürlüğü: 45,7MP - Algılayıcı boyutları: 35.9 x 23.9 mm - Fotoğraf ölçüleri: 8256 x 5504 Piksel Siz D850 ile bir fotoğraf çektiğinizde, elinizde 8256x5504 Piksel boyutlarında bir fotoğraf olacaktır. Bu fotoğrafı D7500 boyutlarında yani 5568x3712 boyutlarında croplarsanız elde edeceğiniz sonuç yaklaşık 19.38MP olacaktır. Yani D7500'de çektiğinizden küçük bir farkla çözünürlük düşecektir. Yukarıdaki hesaplamalar yaklaşık olarak verilmiştir. D850'nin piksel boyutu, D7500'e göre çok az daha büyüktür. Bu nedenlerle; D7500 ile alınan kadrajın aynısını D850 ile croplayıp almak, pek fazla öyle gözle görülür değişiklik yaratmayabilir. İyi bir teknikle çekilirse D850 deki croplanmış görüntü biraz daha fazla detay verebilir.
  14. Diyafram için, hele bir de kapalı ve ışıksız mekan için f/11 facia olur ve gerek de yok. O anki objektif odak uzunluğundaki en açık diyafram yeterli olur bu gibi fotoğraflar için. Olabiliyorsa f/3.5 bile olur. Bebek fotoğrafları ve kapalı ve dar mekanlar için yeterli bu. @neehot beyin gece çekim yerine gündüz, pencere önü çekim fikrine ben de katılıyorum. Hem de daha etkili kareler alırsınız. Saygılar.
  15. Adnan bey, Size şu aşamada vereceğim en kritik tavsiye, sakın ola ki bebeğinizin fotoğraflarını flaş kullanarak çekmeyin. Bunu sakın yapmayın, bebeğinizin gözlerinde geri dönüşü olmayacak hasarlar yaratabilirsiniz. Kameranızda fotoğrafın oluşmasını sağlayan 3 önemli unsura hakim olmak ve fotoğrafı nasıl etkilediğini öğrenmekle başlayın. Bunlar: Diyafram Enstantane ISO kavramlarıdır. Buna "Pozlama üçgeni" deniyor. Bu konularda bolca doküman okuyun, video izleyin ve denemeler yapmaktan geri durmayın. Size, "Kamerada şu ayarı yap, süper fotoğraf alırsın" diyecek birini aramayın, böyle bir ayar yok çünkü. Her fotoğraf, o anki sahnenin ışık durumuna, neyi ve nasıl çekeceğinize göre farklı ayarlar gerektirir. Saygılar.
×