İçeriğe git

Sebahattin Demir

Forum Editörü
  • İçerik sayısı

    983
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Gün Kazandı

    277

Sebahattin Demir kullanıcısının paylaşımları

  1. Sebahattin Demir

    Fotoğrafın köşeleri karanlık

    D7100'de Vinyet Kontrolu ayarı var mıydı? D7200 ile birlikte geldiğini biliyordum sanki, emin değilim.
  2. Sebahattin Demir

    Fotoğrafın köşeleri karanlık

    Berkan bey, Bunun FX veya DX ile ilgisi yoktur. Bahsettiğiniz olay yukarıda arkadaşlarımın da belirttiği gibi "Vinyet" yani köşe kararması olarak bilinir ve her objektifte vardır. Kiminde çoktur, kiminde azdır.. Sizin objektifinizde de köşe kararması var, bu lenste bu normal. Aşağıdaki şekilde 140mm karşılığında f/5.6 diyafram kolonuna bakarsanız lensinizin davranışını görebilirsiniz: Bunu Photoshop veya Lightroom'da yok edebilirsiniz, öyle kafaya takacak bir şey değil. Saygılar.
  3. Sebahattin Demir

    astro-manzara fotoğrafı için lens önerisi

    Pentax'ın K-1 Mark II modelinde ve bildiğim kadarıyla K-3 II modelinde star tracker özelliği mevcut. Kamera bu işlemleri ek bir donanıma gerek duymadan gövde içinde hallediyor. Bir yıldızı baz alıyor, onu sabitliyor ve onun etrafındakileri algoritmalar uygulayarak yazılımda bitiriyor.
  4. Sebahattin Demir

    Geniş açı mı, panorama mı...?

    Ben de @Mehmet A. beye katılıyorum., birbirlerinin yerine geçecek seçenekler değil her ikisi de. Duruma göre seçilmeli. Örneğin, düz bir ovada, arkada karlı dağların olduğu bir manzarayı, ovadaki canlı, ev, ağaç gibi nesneler ile fotoğraflamak istiyorsam ve arkadaki dağın haşmetini vurgulamak istersem, yerim de arkaya doğru uygunsa 200mm de çekim yapmak çok hoş bir kompozisyon verebilir. Ya da aynı ortamda, dağa doğru kıvrılıp giden bir yol varsa ve aradaki mesafeyi vurgulamak alan derinliğini (fotoğraftaki netlik alan derinliği değil) öne çıkarmak istiyorsam, geniş açı tercih ederim. Onun tadı da başka güzel olur.
  5. Şimdi, “Bu nasıl olur ki?” diye soruyor olabilirsiniz. Öyle ya, bir saniyede çektiğimiz bir görüntü, nasıl olur da oniki saat boyunca kesintisiz izlenebilir? Detaylarını bu makalemde anlatıyorum. Saygılar.
  6. Şimdi, "Bu nasıl olur ki?" diye soruyor olabilirsiniz. Öyle ya, bir saniyede çektiğimiz bir görüntü, nasıl olur da oniki saat boyunca kesintisiz izlenebilir? Eğer elinizde yeterince hızlı kayıt yapabilen bir "Yüksek Hızlı kamera" varsa bu mümkün. Hatta bu kaydı çok çok yüksek hızlarda görüntü kaydedebilen bir hızlı kamera ile yaparsanız, bir saniyede kaydettiğiniz görüntüyü 24 fps normal video oynatım hızında 6.6 yıl boyunca kesintisiz izleyebilirsiniz. İnanılmaz geliyor değil mi? Günümüz teknolojisi ile artık saniyede 5 Trilyon kare çekebilen yüksek hızlı kameralar sayesinde artık bunlar başarılabiliyor. Bu makalemde sizinle paylaşacağım videoları kaydettiğim yüksek hızlı kamera, saniyede Bir Milyon frame çekim yapabiliyor. Bu kamera ile yaptığım bir saniyelik bir çekim, 24 frame oynatma hızında yaklaşık 12 saat boyunca kesintisiz izlenebiliyor. Makalemin başlığında gördüğünüz animatif görseli oluşturduğum çekimi böyle bir kamerayla gerçekleştirdim. Aynı kamera ile çekilen başka videodan bir kesite göz atalım ister misiniz: Yukarıda izlediğiniz 22 saniyelik görüntü, hızlı kamera ile, 1 saniyede ve 40Bin fps'de çekilmiş toplam görüntünün çok küçük bir dilimidir. Video 25 fps hızında oynatıldığına göre; biz bu bir saniyede hızlı kamera ile çekilmiş görüntünün tamamını, bu videoda yaklaşık 27 dakika boyunca izleyebilirdik (40000 / 25 / 60 = 26.6). Yüksek Hızlı Kamera nedir? Yüksek hızlı kameralar, standart kare hızına sahip kameralar tarafından yakalanamayan olayları anlık ayrıntılarıyla yakalama amacı taşıyan, özel bir video kamera türüdür. Bu tip kameralar, saniyede 1 Milyon kareden 5 Trilyon kareyi aşan hızda görüntü yakalayabiliyor ve bu kameralar ile çekilen bir saniyelik bir video, normal video oynatım hızlarında oynatıldığında, saatlerce hatta günlerce izlenebiliyor. Böylece çıplak göz ile görülemeyen olayların tüm ayrıntılarını detaylıca incelememize ve görmemize olanak sağlıyorlar. Bu tip kameralar, özellikle tıpta, endüstride ve bilimsel uygulamalarda yaygınca kullanılmaktadır. Yüksek hızlı kamera nasıl çalışır? Yüksek hızlı kameralar, diğer video kamera türlerine benzer şekilde çalışır; görünür spektrumdan gelen ışığı, görüntüyü elektronik ve kaydedilebilir bir ortama dönüştüren bir görüntü algılayıcısına odaklar. Günümüzde, yüksek hızlı kameralar, görüntü yakalama avantajları nedeniyle, genel olarak CCD veya CMOS görüntü algılayıcılarını kullanırlar. Yaygın olarak kullanılan video kameralar tipik olarak 24 ila 40 fps (frame per second) arasında kayıt yaparlar, buna karşın yüksek hızlı kameralar bu rakamların çok çok üzerindeki hızlarda kayıt yapabilme özelliğine sahiptir. En hızlı yüksek hızlı kamera 5 Trilyon fps'den fazla kayıt yapabiliyor. Frame tekniği adı verilen bu teknikle, bu hızdaki bir çekim ile, ışığın hareketini bile yakalamak mümkündür. Araştırmacılar, bundan bin kat daha fazla hızların mümkün olduğunu iddia ediyorlar. Frame tekniğinin temeli, ultra yüksek hızlı spektroskopik videografiye dayanıyor. Sony RX10 II kamerası ve Xperia XZ akıllı cep telefonu, standart 24 fps yerine saniyede 960 kare (fps) yakalayarak, işlemi kırk kez kadar yavaşlatabiliyor. Bu yavaş hareket seviyesi, patlayan su balonları veya kanatlarını çok hızlı hareket ettirebilen böceklerin kanatları gibi çok hızlı hareket eden konularda detayları ortaya çıkarmamızı sağlıyor. Bu görüntü 60Bin fps'de çekildi. Üzerinden yüksek akım geçen bir telin, bir metal ile teması sırasında oluşan eriyiğin damla geçişini görebilirsiniz. Bu olayları çıplak gözle görmemiz imkansızdır, saniyenin çok küçük dilimleri arasında geçen olaylardır. Kullandığım ekipmanlar Makalemdeki videoların çekiminde, saniyede 1 Milyon frame kayıt yapabilen Photron Fastcam SA5 modeli bir hızlı kamera ve bu işler için özel üretilmiş olan 12x NAVITAR objektif kullandım. FASTCAM SA5 kamera, her ikisi de 10.000 (tek renkli) ve 4.000 (renkli) ISO ışık duyarlılığı veren 20µm piksel boyutları olan CMOS algılayıcılar kullanıyor. 1024 x 1024 piksellik çözünürlükte, 7000 fps'e kadar kare hızlarına çıkılabiliyor, ki bu da bu denli yüksek çözünürlükte kaydedilmiş 1 saniyelik bir kaydın yaklaşık 5 dakika boyunca izlenebilmesi anlamına geliyor. Kamera, bir mikroskop, baroskop veya optik erişim pencerelerinden, yüksek ışık yayan, ark ve yanma gibi olayları gözlemlenmesinde son derece kullanışlı bir ekipman. Photron FASTCAM SA5 Yüksek Hızlı Kamera Hem 35mm tam Kare (FX) hem de APS-C dijital SLR (DX) formatlar için tasarlanan objektifler, tam görüntü çözünürlüğünde bu kamera ile tamamen uyumlu çalışıyor. Kamera aynı zamanda, uygun adaptörler yardımıyla, hem Canon C-Bayonet hem de Nikon F-Bayonet sistemleri ile birlikte çalışabiliyor. Nikon adaptörü, manuel iris / diyafram halkası olmayan “G” tipi lenslerle de uyumlu. İsteğe bağlı bir Canon EF lens adaptörü ile Diyafram kontrolü sağlanabiliyor ve Photron FASTCAM Viewer (PFV) kamera kontrol yazılımı aracılığıyla odaklama yapılabiliyor. FASTCAM SA5, Gigabit Ethernet portu ile dizüstü bilgisayarlara kolayca bağlanabiliyor, çift kompozit video ve HD-SDI BNC çıkışları sağlıyor ve isteğe bağlı LCD tuş takımı ile çalıştırılabiliyor. Aşağıdaki videoda bir örnek daha görebilirsiniz: Bir önceki videoda belirttiğim damla geçişine bir başka örnek. Bu görüntü 90Bin fps'de çekildi. Bir başka alışılmadık fotoğraf tekniği ve örneği 2018 yılının başlarında, Oxford Üniversitesi'nde eğitim gören bir öğrenci tarafından çekilen tek bir atom fotoğrafı, Birleşik Krallık Mühendislik ve Fizik Bilimleri Araştırma Konseyi EPSRC fotoğraf ödülüne layık görüldü. Bu atom, iyon tuzağında tutulan ve lazer ışığıyla aydınlatılmış bir Stronsiyum atomuydu. Stronsiyum atomunun fotoğrafı Normalde bir atomu gözümüzle görmek elbette mümkün değil; çünkü bir Stronsiyum atomunun yarıçapı sadece 215 pikometre. Yani 1 metrenin trilyonda biri civarında, sayısal olarak 0.000000000215 metre, bunu çıplak gözle görmek imkansız. Fotoğrafçılar ve kuantum fizikçileri tarafından kullanılan özel bir teknik kullanılarak, atom havada asılı şekilde hapsedildikten sonra, üzerine lazer düşürülmüş. Lazerin etkisiyle tek bir atom, ışıma yaparak etrafa ışık saçıyor. Diğer taraftaki fotoğraf makinesi ise, uzun pozlama kullanarak bu az miktarda olan, ama lazer sayesinde, normalde Stronsiyum atomunun saçacağından daha yüksek miktarda olan ışığı yakalıyor. Fotoğraf makinasının algılayıcısı üzerine düşen ışık, yeterince uzun süre yakalandığında, bir atomun fotoğrafını çekmek başarılabilmiş. Sonuç Söylemeye gerek yok, saniyede 5 Trilyon kare çekebilen kameralar gündelik kullanımlarımızda bize gerekmeyecek, ancak yavaş çekim fotoğrafçılığının sınırlarını ne kadar zorlayabileceğimizi görmek açısından bize fikir veriyor. Yakın bir gelecekte belki de bu tekniklerin bazılarının son kullanıcıya yani bizlere kadar ineceğini göreceğiz. Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Belki de siz bu satırları okuduğunuzda bunlardan daha hızlı kayıt yapabilen kameralarla tanışacağız. Bunun gibi ekipmanları, çok yüksek hızlı kameralar ile "Yapay Zeka" temeli üzerine oturtup robotlar ile bir laboratuvar kurduğunuzu hayal edin; ne değiştiğinde, ne olduğunu saniye saniye öğrenen, bu öğrendiklerinin matematiksel modellemesini yapıp, değişik çıkarımlar yapabilen ve yeryüzündeki diğer laboratuvarlarla bu bilgileri anlık paylaşarak birbirlerinden bilgiler öğrenen bir bilim netwörkü düşünün. Bir hastanın fiziksel ve kimyasal verilerine bakıp, saniyeler içerisinde tanı koyan robotlara ne dersiniz? Bu aynı zamanda bir taraftan da ürkütücü geliyor değil mi? "Biz bunları göremeyiz" demeyin, yanılabilirsiniz, hatta yanılırsınız! Bir sonraki makalem "Fotoğraf ve Endüstri 4.0" temalı olacak. Yakında görüşmek üzere...
  7. Sebahattin Demir

    Makro Lens

    Kullandığınız objektif nedir? Hangi ayarlar ile çekim yapıyorsunuz? - AF modu: AF-C / AF-S - AF alan modu: Tek Nokta / Otomatik vs - Diyafram değeri / Esntantane ? - Elde çekim veya üçayak (tripod) ?
  8. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Bu objektifi kullanmadım, ama MTF grafikleri optiğinin iyi olduğunu söylüyor. Ama @neehot beyin de belirttiği gibi, bu lens ile Otomatik netleme yapamazsınız, çünkü bu lens ile yalnızca manuel netleme yapılabiliyor. Nikon bayonetli olanlarında, manuel netleme halkasını çevirdiğinizde, odaklandığınız noktada odağı yakaladığında kameraya onay gönderip, vizörde yeşil ışık yaktırabiliyormuş, ama kullanan ciddi kullanıcılar bunun çok kararlı olmadığından bahsediyor. AF ve dijital haberleşme modülleri olmadığından bu lens diğer rakiplerine karşı daha ucuz olabilir. Ancak çekim amacım ne olursa olsun ben böyle bir objektif kullanmak istemezdim doğrusu. Hele ki en açık diyaframda portre çekeceksem, modelimin 1 mm oynaması bile netliği değiştireceğinden, çok net görüntüler almak çileye dönüşebilir.
  9. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Evet, benim yazdıklarımdan bir fark göremedim ben. Yani diyor ki özetle: Nasıl ki lensler farklı sensör boyutlarıyla (FX / DX) çalıştığında farklı odak uzunlukları sunuyorsa, sensörler çeşitli optik özelliklere sahip merceklerle eşleştirildiğinde farklı eşdeğer megapiksellere sahip olabilir.
  10. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    DxOMark'ta gördüğünüz P-Mpix değeri Keskinlik puanıdır, lensin çözünürlüğü değil. Yani merkezden köşelere kadar o lens ile alınan keskinliğe verilen ortalama puan. Daha önce de söylediğim gibi, her objektifin optiğinin ışık geçirgenliği farklıdır. Çok iyi optiği olan objektiflerde bu yüksektir. Zoom objektiflerde azalır. Hele zoom aralığı çok yüksek olanlarda daha da azalır. O nedenle sabit odaklı prime objektifler diğerlerine nazaran çok pahalıdır. İçlerinde az miktarda optik eleman barındırdığından geçen ışığın yolda bozulması veya kalitesinin düşmesi prime objektiflerde çok daha azdır. Yalnızca optik eleman sayısı değil, camların kalitesi de çok önemlidir. Ben objektif seçerken MTF grafiklerine bakarım. MTF konusunda detay için internete göz atabilirsiniz. Saygılar.
  11. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Lensin megapikseli nerden çıktı, ben böyle bir şey bilmiyorum. Yani şu lens şu kadar megapiksel çeker diye bir şey olmaz ki. Tamam, lenslerin ışık geçirgenlikleri onların kalitelerini belirleyen önemli faktörlerden biridir ama bu megapiksel ile ölçülmez. Aynı objektifi, 20MP'lik bir A kamerasına takarsanız 20MP görüntü alırsınız, 50MP'lik bir B kamerasına takarsanız 50MP görüntü alırsınız. Çözünürlük kameraya özgüdür, lense değil. Saygılar.
  12. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Hem de nasıl olur
  13. Sebahattin Demir

    Nikon 850 + Tamron 85 mm ve kroplama

    Nikon D7500 kamera özellikleri: - Algılayıcı çözünürlüğü: 20,9MP - Algılayıcı boyutları: 23.5 x 15.7 mm - Fotoğraf ölçüleri: 5568 x 3712 Piksel Nikon D850 kamera özellikleri: - Algılayıcı çözünürlüğü: 45,7MP - Algılayıcı boyutları: 35.9 x 23.9 mm - Fotoğraf ölçüleri: 8256 x 5504 Piksel Siz D850 ile bir fotoğraf çektiğinizde, elinizde 8256x5504 Piksel boyutlarında bir fotoğraf olacaktır. Bu fotoğrafı D7500 boyutlarında yani 5568x3712 boyutlarında croplarsanız elde edeceğiniz sonuç yaklaşık 19.38MP olacaktır. Yani D7500'de çektiğinizden küçük bir farkla çözünürlük düşecektir. Yukarıdaki hesaplamalar yaklaşık olarak verilmiştir. D850'nin piksel boyutu, D7500'e göre çok az daha büyüktür. Bu nedenlerle; D7500 ile alınan kadrajın aynısını D850 ile croplayıp almak, pek fazla öyle gözle görülür değişiklik yaratmayabilir. İyi bir teknikle çekilirse D850 deki croplanmış görüntü biraz daha fazla detay verebilir.
  14. Diyafram için, hele bir de kapalı ve ışıksız mekan için f/11 facia olur ve gerek de yok. O anki objektif odak uzunluğundaki en açık diyafram yeterli olur bu gibi fotoğraflar için. Olabiliyorsa f/3.5 bile olur. Bebek fotoğrafları ve kapalı ve dar mekanlar için yeterli bu. @neehot beyin gece çekim yerine gündüz, pencere önü çekim fikrine ben de katılıyorum. Hem de daha etkili kareler alırsınız. Saygılar.
  15. Adnan bey, Size şu aşamada vereceğim en kritik tavsiye, sakın ola ki bebeğinizin fotoğraflarını flaş kullanarak çekmeyin. Bunu sakın yapmayın, bebeğinizin gözlerinde geri dönüşü olmayacak hasarlar yaratabilirsiniz. Kameranızda fotoğrafın oluşmasını sağlayan 3 önemli unsura hakim olmak ve fotoğrafı nasıl etkilediğini öğrenmekle başlayın. Bunlar: Diyafram Enstantane ISO kavramlarıdır. Buna "Pozlama üçgeni" deniyor. Bu konularda bolca doküman okuyun, video izleyin ve denemeler yapmaktan geri durmayın. Size, "Kamerada şu ayarı yap, süper fotoğraf alırsın" diyecek birini aramayın, böyle bir ayar yok çünkü. Her fotoğraf, o anki sahnenin ışık durumuna, neyi ve nasıl çekeceğinize göre farklı ayarlar gerektirir. Saygılar.
  16. Sebahattin Demir

    Nikon sb 400 flaş kullanımı

    Muhsin bey, Flaş Basamaklama işlemini SB-400 flaşınızla TTL modda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Saygılar.
  17. Sebahattin Demir

    Cekim hatasi analizi

    Üstad, Levent bey verdiği Exif bilgilerinde Diyaframı f/13, Enstantane 1/400 ve ISO 100 diyor. Muhtemelen "Auto AF" modunda çekim yapılmış, çünkü kamera öndeki martıyı netlemeye çalışmış gibi. Dolayısıyla pozlamayı da oradan almış kamera. Güneş martının arkasında, kameranın karşısında olduğu için, martıyı doğru pozlarken Kız Kulesini ve arkadaki her şey patlamış. Martıya netlediği halde martının net çıkmamasının nedeni ise yavaş enstantane olmuş, f/13 diyafream da arkayı öldürmemiş. Bence gövde ayarlarında bir sıkıntı yok görünüyor. Yalnızca, yanlış enstantane, yanlış Af Alan modu ve yanlış pozlama noktası var. Ben o nedenle Tek Nokta AF kullanırdım ve netlemeyi ve pozlamayı Kız Kulesinden alırdım demiştim. Sen ne dersin? Selamlar, sevgiler
  18. Sebahattin Demir

    Cekim hatasi analizi

    Levent bey, Böyle bir sahnede, üstelik güneşin karşıdan geldiği bir ortamda, sizin istediğiniz gibi pussuz, cam gibi fotoğraf çekmeniz mümkün değil. Diyaframı ne yaparsanız yapın, hangi modda çekim denerseniz deneyin bunu başaramazsınız. Bunun yolu; Ya bu saatlerde bu fotoğrafı çekmeyeceksiniz Bu saatlerde çekmeye mecbursanız, Polarize ve ND filtreler kullanacaksınız. Güneş tam karşıdan geldiğine göre polarize filtre de işinizi görmeyecektir. Bunların hiçbirini yapamıyorsanız, ben sizin yerinize olsaydım; "S" enstantaneyi öncelikli modda enstantaneyi 1/4000s ayarlardım. Tek Nokta AF netleme yapardım (Matris değil). Netlememi ve pozlamamı Kız Kulesinden alırdım. Bu durumda sizin diyafram f/4 gibi bir değer olacaktır, Gökyüzü ve arka plan biraz kararacaktır. En azından bundan biraz daha hallice bir fotoğraf olacaktır. Bir başka çözüm ise en az 5 kare HDR çekim yapmak olabilir. Ama bunun için Photoshop'ta işlem adımları uzun olabilir. Çünkü kuşların en iyi göründüğü bir kareyi maskelemeniz, su dalgalarının en iyi pozlandığı bir başka kareyi ayrıca maskelemeniz gerekecektir. Saygılar.
  19. Sebahattin Demir

    Nikon d3100 ile neler yapabilirim?

    Fotoğraflarınızda pozlama problemleri var, çoğu karanlık çıkmış ve detaylar gitmiş. Hangi modda çekim yaptınız ve pozlama ölçümü nedir bilmiyorum. Matris ölçüm modunu kullanın ve bir süre "A" Diyafram öncelikli modda çekim yapın. Yeni başladığınız için kompozisyon, altın oran, ufuk çizgisi vs gibi konulara girmek şu an için haksızlık olur sizin için. Sahneye göre Diyafram seçimi, Netleme noktası ve Alan derinliği konularına eğilin. 1/100s enstantaneden daha yavaş hızlarda (örneğin 1/50s, 1/30s gibi) mutlaka bir üçayak kullanın. Üçayaklı çekimlerinizi uzaktan kumanda veya zaman gecikmeli modda yapın, ki deklanşöre basışlarınızdan kaynaklı titreşimleri bertaraf edin. Kolay gelsin.
  20. Sebahattin Demir

    AEL ve AFL kullanımı

    Levent bey, AE-L/AF-L tuşunun anlamı şudur - AE-L : Pozlamayı Kilitler - AF-L : Netlemeyi Kilitler Siz bu butonu aşağıdaki gibi çeşitli varyasyonlarda ayarlayabilirsiniz, AE/AF kilidi Yalnızca AE kilidi AE kilidi (Tut) Yalnızca AF kilidi AF-ON Bu tuşun varsayılan değeri AE/AF kilididir. Peki bunlar ne işe yarar? Açık havada bir portre fotoğrafı çekeceksiniz diyelim. "A" Diyafram öncelikli çekim modunda, AF-S ve Tek Nokta AF kullandığınızı ve AF noktasının tam merkezde olduğunu varsayalım. Modelinize yaklaştınız, ortadaki netleme noktasını modelinizin tam gözüne denk getirip deklanşöre yarım basıp netlediniz, eliniz deklanşöre yarım basılıyken modelinizi altın orana yerleştirmek için mesela modeliniz biraz solda kalacak şekilde hafifçe dönüp kadrajınızı yeniden ayarladınız ve deklanşöre tam bastınız. İlk işlemde, modelinizin gözüne netlemiştiniz, deklanşöre yarım basmayı sürdürdüğünüz için netleme gözde kilitli kaldı, ama kadrajınızı yeniden ayarladığınızda ortadaki netleme noktasının yeri değişti, artık modelin gözünü değil, karşıdaki denizi gösteriyor diyelim. Siz deklanşöre tam bastığınızda modelinizin gözü net çıkacaktır, ama pozlamayı denizden aldığı için arka taraf doğru pozlanmış ama modeliniz karanlık çıkacaktır. Bunun önüne geçmek yani pozlamayı modelinizin yüzünden almak isterseniz, ilk işlemde, ortadaki netleme noktası ile modelinizin gözünü netlediğinizde "AE-L/AF-L" butonuna basarsınız, bu işlem siz hangi yöne dönerseniz dönün pozlamayı burada kilitler, Bu butonun varsayılan değeri "AE/AF kilidi" demiştik. AE/AF kilidi Bu durumda bu butona basarak yalnızca pozlama değil, o noktadaki netleme de kilitlenir. Yani siz bu ayarla, bu butonu kullanarak, ilk işlemdeki, ortadaki netleme noktasını modelinizin gözüne getirdiğinizde netleme yapmak için deklanşöre yarım basmak yerine AE-L/AF-L butonuna basarak da netlemeyi yaparsınız. Aynı anda pozlama da burada kilitlenir. Elinizi bu butona basılı tutmalısınız. Dilediğiniz gibi kadrajınızı ayarlayıp, deklanşöre tam basarak fotoğrafınızı çekersiniz. Yalnızca AE kilidi Adından da anlaşılacağı gibi bu ayar, yalnızca pozlamayı kilitlemek için kullanılabilir olur, netlemeyi kilitlemez. Pozlamanın kilitli kalması için butona basılı tutmanız gerekir. Netlemeyi yine deklanşöre yarım basarak yaparsınız. AE kilidi (Tut) Bu ayar, yine yalnızca pozlamayı kilitler, ancak pozlamayı bir kez basarak kilitlediğinizde, pozlamanın kilitli kalması için butona basılı tutmanız gerekmez. Elinizi butondan çekseniz bile butona tekrar basıncaya kadar pozlama orada kilitli kalır. Yalnızca AF kilidi Yalnızca netlemeyi kilitler, pozlamayı kilitlemez. Netlemenin kilitli kalması için butona basılı tutmanız gerekir. AF-ON Yalnızca netlemeyi kilitler. Deklanşörden netleme yapmayı kaldırır. Yalnızca bu butona basarak netleme yapabilirsiniz. Elinizi butondan kaldırsanız bile netleme kilitli kalır. Yeniden netlemek için butona tekrar basmanız gerekir. Umarım bu bilgiler kafa karışıklığınızı biraz olsun hafifletmiştir. Saygılar.
  21. Sebahattin Demir

    Önerilen Nikon D810 Ayarları

    Önerilen Nikon D810 Ayarları Bir süredir Nikon D810 gövde kullanıyorum. Aldığımdan beri bu model hakkında çok fazla yayın okudum, video seyrettim, ustalarla görüştüm ve bizzat denemeler yaptım. Bu süreçte en fazla eksikliğini yaşadığım şey, anlaşılır ve hap gibi kullanılacak bir ayar yapma konulu dokümandı. Sonunda bunu kendim yazmaya karar verdim. Aşağıdaki yazdıklarım birçok doküman ve video izlemelerinin sonucunda kendi deneyimlerimi de içerir. Lütfen unutmayın ki bunlar benim için olan doğrulardır, herkesin aynı ayarlarla çekim yapması gerektiği anlamına gelmez. Aşağıdaki bilgiler, kamera ile mücadele edenlere kılavuz olarak sunulmuştur ve sadece fotoğraf makinesinin ve onun bazı önemli özelliklerinin nasıl kullanıldığını açıklamaktadır. Ben Nikon D810’umu ingilizce dil ile kullanıyorum. Bu dokümanda türkçelerini mümkün olduğunca yazmaya özen gösterdim. Gözden kaçırdıklarım olabilir, şimdiden affınızı rica edeceğim. Siz Türkçe olarak kullanıyorsanız ya da türkçe açıklama istiyorsanız bu durumda biraz çalışmanız gerekecektir Nikon D810 oldukça gelişmiş bir DSLR kamera ve birçok farklı menü ve ayarla birlikte geliyor. Kamera menüsüne girmeden önce, makinenin gövdesindeki tuşlar ve kadranlarla yapabileceğimiz denetimleri kullanmaya başlayalım. D810'un birçok menü seçeneği var, ancak yalnızca harici kontrollerle kontrol edebileceğiniz bazı özellikler de var. Otomatik odaklanma Modları, Basamaklama ve Flaş Fotoğraf makinesinin önünde sol tarafta (Şekil-2 deki 3 numaralı büyük kırmızı daire içindeki alan) “AF” ve “M” seçeneklerinden oluşan bir anahtar göreceksiniz. Bu anahtarın "AF" konumunda olduğundan emin olun, aksi takdirde takacağınız objektif otomatik netleme yapmayacaktır. Herhangi bir nedenle objektifiniz netleme yapmıyorsa, öncelikle kontrol etmeniz gereken yer burasıdır. Anahtarın ortasındaki düğmeye basılı tutarak ve arka taraftaki kadranı çevirerek farklı netleme modları arasından seçim yapabilirsiniz. Şekil-2 Bu işlemi yaparken üst LCD'ye bakın, kamera “AF-S” ve “AF-C” arasında geçiş yapacaktır. Her bir netleme modu hakkında hızlı bir özetleme yapmak gerekirse: AF-S - Bu moda "Single servo AF" denir ve yalnızca hareketsiz, sabit konular için kullanılır. Deklanşöre yarım bastığınızda, özneye otomatik netleme yapar ve netleme kilitlenir. Bu esnada özne hareket ederse netleme noktası değişmeyeceği için net olmayan bir fotoğraf elde edilecektir. Sabit konuları (manzara, mimari, vb.) fotoğraflamak için ve aşırı derecede düşük ışıklı ortamlarda çekim yaparken bu modu kullanmalısınız. Yetersiz ışık koşullarında otomatik netleme zorluğu nedeniyle makinenizdeki AF yardımcı ışığını kullanmanız gerekecektir. Bu ışığın yanması için de bu modu kullanmalısınız. AF-C - Nikon'un dilinde "Sürekli-servo AF" olarak bilinen AF-C, hareketli nesnelerin fotoğrafını çekmek için kullanılır. Deklanşör düğmesine yarım bastığınızda nesneye odaklanacaktır ve nesne hareket ettiğinde kamera netlemeyi yeniden oluşturacaktır. Hangisini kullanacağınıza karar veremiyorsanız, AF-S yerine sürekli izleme için AF-C moduyla kullanmanızı öneririm. Anahtarın ortasındaki düğmeye basılı tutarak ön kadranı işaret parmağınızla döndürdüğünüzde, "S", "D 9", "D 21", "D 51", "3D", "GrP" ve “Oto” gibi birçok farklı seçenek ile karşılaşırsınız. Bu ayarlar, vizörde gördüğünüz odak noktalarını kontrol etmek içindir. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, kamerayı odaklama için kullanacağı tek bir odaklanma noktası seçmenize izin veren "S" (Tek) olarak bırakın. Diğer harici kontrollere geçelim. AF / M anahtarının hemen üstünde iki ek düğme daha göreceksiniz. Bunlar; Flaş telafisini ince ayarlamanızı, ön / arka flaş senkronizasyonu gibi diğer flaş parametrelerini ayarlamanızı sağlayan, üzerinde flaş sembolü olan düğmedir (Şekil-2 deki 2 nolu daire içinde gösterilen düğme). Diğeri üzerinde “BKT” yazan Basamaklama ayarlarınızı yapmanızı sağlayan (Şekil-2 deki 1 nolu daire içinde gösterilen) düğmedir. Flaş ayarlarına şimdilik değinmeyeceğim, çünkü o başka bir uzun makale konusu olabilir. Ama “BKT” düğmesine basılı tutarak üst LCD’de "0.0" değerini gördüğünüzden emin olun. Benzer şekilde, düğmeyi basılı tutarak ve üst LCD'de çerçevenin kapalı olduğundan emin olun. Sol tarafta "0F" görünmelidir; Bu, basamaklanın kapalı olduğu anlamına gelir ("BKT" harfleri de yok olmalıdır). Ön kadran çevrilerek basamaklama adımlarının değiştirilmesi sağlanır ve arka kadran çevrilerek çekilen kare sayısı ayarlanır. Nikon D810, 9 kareye kadar ve 3 durağa (EV) kadar basamaklama oluşturmaya izin verir. Bunun anlamı şudur; Örneğin siz çok karanlık ve çok ışıklı ortamları içerisinde barındıran bir kadraj belirlediniz. Pozlamanızı hangisine göre yapsanız diğeri patlayacak ya da çok karanlık çıkacaktır. Ortalama bir pozlama yaparsanız, bu kez gölgede kalan yerler daha gölgeli, ışıklı yerler fazla pozlanmış olabilecektir. Her durumda da istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda aynı sahneyi birden fazla pozlamayla çekmeniz anlamına gelen “Basamaklama” imdadınıza yetişir. “BKT” düğmesine basılı tutarak Ön kadran ile her çekimde hangi durak aralıklarıyla çekeceğinizi (1, ½, 1/3) Arka kadran ile ardı ardına kaç kare çekeceğinizi (2,3…9) belirlersiniz. Deklanşöre tam bastığınızda makine otomatik olarak, belirlediğiniz durak aralıklarında artı ve eksi yönlerde, belirttiğiniz adet kadar fotoğraf çekecek ve kaydedecektir. Ardından siz bu fotoğrafları Photoshop, Lightroom ve benzeri işleme programlarıyla birleştirdiğinizde, her yanı iyi pozlanmış bir sonuç fotoğrafa sahip olursunuz. Çekim Modu ve Kamera Modu Fotoğraf makinenizin sol üst tarafında, üst kısmında düğmeler bulunan (Şekil-3 teki 4 nolu alan ve Şekil-4 te büyükçe gösterilen) gibi geniş bir kadran vardır. Bu döner kadranın başlıca işlevi çekim modunu ayarlamaktır. Üstte bulunan düğmeler Görüntü biçim ve kalitesini, Pozlama ölçüm metodunu, ISO ve Beyaz dengesini hızlı ayarlamak içindir. Şekil-3 Şekil-4 Döner kadran seçenekleri; "S" (Tek) çekim, "Cl, Ch" (Sürekli düşük ve Sürekli yüksek) hızda çekim, "Q" (Sessiz) mod, "Qc" (Sessiz sürekli) çekim, Zamanlayıcı “Mup” (Ayna kalkık). Bende genellikle deklanşöre bastığımda yalnızca tek bir çekim yapan "S" olarak ayarlıdır. Makinemin hareketli nesneleri birden fazla seri olarak çekim yapmasını istersem, "Ch" moduna geçerim. Nadiren diğer ayarları kullanıyorum, ancak titreşimleri azaltmak için ve üçayak kullanarak yaptığım manzara, mimari gibi çekimlerde kullandığım “Zamanlayıcı” özelliği (aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatılıyor) çok işime yarıyor. En üstteki düğmeler, ISO, Pozlama ölçüm metodu ve Beyaz Dengesi gibi önemli ayarları hızla değiştirmenizi sağlarlar. Burada görüntü kalitesini değiştirmeye yarayan “QUAL” düğmesinin konumudan pek hoşnut değilim. Çünkü birçok kez yanlışlıkla buraya basarak RAW çektiğimi zannederek aslında JPEG çekmişliğim vardır Pozlama Ölçüm modunu değiştirmek için düğmeyi basılı tutun, sonra arka ayar kadranını çevirin. “ISO” düğmesine basılı tutarak arka ayar kadranı ile hızlı ISO ayarı değiştirme imkanına sahip olursunuz. Ön ayar kadranı ise Otomatik ISO'yu açıp kapatmaya yardım eder. Bu makinede en sevdiğim özelliklerin başında gelen Otomatik ISO'yu hızlı bir şekilde açma ve kapatma kabiliyetimin yanısıra, kamera önündeki Fn (İşlev) düğmesini Otomatik ISO ayarlarıyla eşleştiririm. Böylece maksimum hassasiyet ve minimum perde hızında değişiklikler yapabilirim ( “Özel Ayar Menüsü” altındaki notlarımda açıklanmaktadır). Son olarak, Beyaz dengesini ayarlamak / değiştirmek için "WB" düğmesinden bahsedelim. Bu düğmeye basılı tuıtarak arka ayar kadranı ile beyaz dengesini değiştirebilirken, ön ayar kadranı ile ince ayar yapabilirsiniz. Makinenizin üstünde, sağ tarafta, LCD ekranın üst kısmında üç düğme daha göreceksiniz: Kamera modunu değiştirmek için "MOD" düğmesi, Video kayıt düğmesi (kırmızı nokta ile) ve Poz telafisi düğmesi. Makineyi aldığımdan beri hiç video kaydı yapmadım. O nedenle en çok kullandığım iki düğme MODE ve poz telafisi düğmeleridir. Geleneksel "PASM" kadranlı diğer kameraların aksine Nikon D810'da böyle bir kadran yok ve bunun yerine MODE düğmesini kullanmanız gerekiyor. Dolayısıyla, farklı kamera modları arasında geçiş yapmanız gerekiyorsa, MOD düğmesini basılı tutmanız ve arka ayar kadranını çevirmeniz gerekiyor. Bunu yaptığınızda, "P" (Program Otomatik), "S" (Enstantane Önceliği), "A" (Diyafram Önceliği) ve "M" (Manuel) olmak üzere 4 farklı mod ile karşılaşırsınız. D810'la çekim yaparken çoğunlukla Diyafram Öncelikli ve Manuel modları kullanıyorum. Pozlama telafisi düğmesi, Diyafram Öncelikli modu ile çok iyi bir ikili oluşturuyor ve birbirlerini tamamlıyor. Arkadaki “AE-L / AF-L” düğmesi pozlamayı kilitlemem gerektiğinde gerçekten hayat kurtarıyor. Çekim Menüsü Ayarlarımı kontrol ederken yoğun kullandığım ilk yer Çekim Menüsü’dür. İlk önce kendi ayarlarımı paylaşıp, ardından önemli ayarlardan bahsedeceğim. Çekim menüsü kümesi: A (default) Genişletilmiş menü kümeleri: OFF-Kapalı Kayıt klasörü: varsayılan Dosya adlandırma: SDM (Adım ve soyadımdan oluşan kısaltma) Birincil yuva seçimi: SD kart yuvası (*) İkincil yuva işlevi: Yedekleme Resim kalitesi: NEF (RAW) JPEG/TIFF kaydı Resim boyutu: L (gri alan kullanıma kapalı) JPEG sıkıştırma: En iyi kalite NEF (RAW) kaydı Resim boyutu: RAW L Büyük NEF (RAW) sıkıştırma: ON-Kayıpsız sıkıştırılmış NEF (RAW) bit derinliği: 14-bit Görüntü alanı Görüntü alanı seç: FX (36x24) Otomatik DX kırp: ON-Açık Beyaz dengesi: AUTO1-Otomatik Picture Control ayarla: SD-Standart Picture Control’ü yönet: Kaydet/düzenle > Standart Renkli alan: Adobe RGB Etkin D-Lighting: OFF-Kapalı HDR (Yüksek dinamik aralık: OFF (gri alan ayara kapalı) Vinyet kontrlü: OFF-Kapalı Otomatik dağılma kontrolü: OFF (gri alan ayara kapalı) Uzun pozlama KA: OFF-Kapalı Yüksek ISO KA: OFF-Kapalı ISO duyarlılığı ayarları ISO duyarlılığı: 64 Otomatik ISO duyarlılığı kontrolü: ON Maksimum duyarlılık: 3200 Minimum enstantane hızı: AUTO-Otomatik Çoklu Pozlama: OFF-Kapalı Aralıklı çekim: OFF-Kapalı Zaman aralıklı çekim: OFF-Kapalı Film ayarları Çerçeve boyutu/kare hızı: 1920x1080; 60p Film kalitesi: HIGH-Yüksek kalite Mikrofon duyarlılığı: Otomatik duyarlılık Frekans yanıtı: WIDE-Geniş aralık Rüzgar sesini azaltma: OFF-Kapalı Hedef: SD kart yuvası Film ISO duyarlılığı ayarları ISO duyarlılığı (mode M): 64 Otomatik ISO kontrol (mode M): OFF-Kapalı Maksimum duyarlılık: 12800 Burada bulunan çok farklı ayarlar gözünüzü korkutmasın, pek çok ayarı belki de hiç değiştirmeyeceksiniz. Bana göre buradaki bazı önemli ayarlar şunlar. Birincisi, "Çekim menüsü kümesi". Bu, 4'e kadar farklı çekim menüsü ayarlarını saklamanıza izin veriyor. İyi haber, her bir kümeyi "Manzara", "Portre" gibi özel bir adla isimlendirebilirsiniz. Kötü haber, bu ayarlar bence tamamen gereksiz! Ben de dahil olmak üzere pek çok Nikon kullanıcısı, Nikon'un uzun yıllardır değişmeyen menü kümelerinin uygulanmasıyla şaşkına dönmüş durumda. Bence Özel ayar kümelerinde üç temel kusur var: Menü kümeleri, "Çekim Menüsü" ve "Özel Ayar Menüsü" olarak 2 ayrı bölümdür. Bu da ayarları iki yerde saklamanız ve bir değişiklik yapmanız gerektiğinde iki yerde de değişmenizi gerektirir. Tüm kamera ayarlarını tek yerde saklayabileceğimiz bir çözüm yok. Fotoğraf makinesinde bir kümeyi hızlı bir şekilde seçebilecek herhangi bir düğme yok. En hızlı yol arkadaki "i" düğmesine basmak ve daha sonra "ÇEKİM" veya "ÖZEL" için farklı bir banka seçmektir. D600 / D610 gibi alt uç Nikon DSLR'ler bu açıdan çok daha iyi, çünkü PASM kadranın hemen üzerinde U1 ve U2 seçenekleri var. Menü kümelerini kaydetmenin bir yolu ne yazık ki yok. Belirli bir küme seçerseniz ve ardından bu kümedeki herhangi bir ayarı o anlık değiştirirseniz, artık yeni ayar geçerli olacaktır. Bu da kümelerin kullanım amacına tamamen ters bir durum oluşturuyor. O nedenle ben burayı çok sık kullanmıyorum. Yukarıdaki sınırlamalar kümeleri benim için gereksiz kılıyor. Nikon'un yapması gereken şey, kameranın MODE düğmesine U1, U2, U3 ve U4 gibi birkaç seçenek eklemek ve ardından tüm fotoğraf makinesi ayarlarını bu bellek bankalarına (otomatik odaklama ayarları dahil) kaydetmeye izin vermek ve sorunu çözmek Nikon'un neden aynı kullanışsız kümeleri üstün nitelikli DSLR gövdelere tekrar tekrar koyduğunu, bunda neden ısrarcı olduğunu anlayamadım. Bunun yerine her çekim başında önceden cep telefonuma not aldığım kontrol listemden, benim için önemli olduğuna inandığım ayarları bir kez daha gözden geçiriyorum. Neyse, biz diğer çekim menüsü ayarlarına geçelim. Bir sonraki önemli ayar, "İkincil yuva işlevi". Bu özellik birden fazla kartla çekim yaparken ikinci kart yuvası için bir rol seçmenizi olanak sağlar. Fotoğraf makinesini görüntüleri üç farklı şekilde kaydedecek şekilde ayarlayabilirsiniz; Temel ayar, görüntüleri ilk karta kaydeder ve ilk kart dolduğunda kamera ikinci karta kaydetmeye başlar. Genellikle önemli olan bir şey üzerinde çalışmadığım ve yedek imajlara ihtiyacım olmadıkça, genellikle bu ayara “Kapasite aşımı” ayarlarım. İkinci ayar olan "Yedekleme" seçilirse kamera, fotoğrafları her iki bellek kartına da aynı anda kaydeder. Son ayar “RAW birincil – JPEG ikincil” ayarıdır. RAW dosyalarını bir karta ve JPEG dosyalarını diğer karta kaydetmenize olanak tanır. Gün boyunca çok fazla adetli çekim yapacaksanız "Kapasite aşımı"nda bırakın, eğer kartlardan birinin arızalı olmasından dolayı fotoğraflarınızın kaybolmadığından emin olmanız gerekiyorsa "Yedekleme"yi seçin. Ben çekimlerimi hep RAW yapıyorum. O nedenle "Görüntü kalitesi" hep RAW olarak ayarlıdır. "NEF (RAW) kaydı" her zaman 14-bit Kayıpsız sıkıştırılmış olarak ayarlıdır. Kameranın verebileceği en iyi görüntü kalitesini elde etmek için 14-bit'i seçiyorum ve "Kayıpsız sıkıştıtılmış” ayarlıyorum. Bu sayede fotoğraflarım "Sıkıştırılmamış" dan çok daha küçük dosya boyutlarında kayıt ediliyor ve böylece kartıma daha fazla fotoğraf sığdırabiliyorum. "Beyaz Dengesi" ayarım “Otomatik”'tir ve ("Uzun Pozlama KA" hariç) RAW görüntüleri etkilediğinden Resim Kontrolleri, Aktif D-Aydınlatma, HDR vb. gibi diğer tüm ayarlar kapalıdır. Unutmayın, RAW dosyalar manipüle edilmemiş veriler içerir ve işlem gerektirir. Fotoğraf makinenizin LCD ekranında gördüğünüz (her RAW dosyası) tam boyutlu JPEG görüntüsüdür. Nikon'un Capture NX gibi tescilli yazılımını kullanırsanız, bu ayarlar RAW görüntülere otomatik olarak uygulanabilir. Fotoğraflarımı saklamak ve işlemek için Photoshop ve Lightroom kullanıyorum. Görüntülerin fotoğraf makinesinin LCD ekranında nasıl gösterildiğini çok umursamıyorum, bu yüzden herşeyi kapatıyorum. Renk alanı RAW dosyaları için önemli olmasa da, AdobeRGB kullanıyorum. Çünkü doğru pozlamayı belirlemek için biraz daha doğru bir histogram veriyor. Çünkü kamera, RAW formatında çekim yapsanız dahi kendisi tarafından oluşturulan JPEG görüntüsüne dayalı histogramı gösterir. En sık değiştirdiğim menü ayarı "ISO duyarlılığı ayarları"dır. Elde çekim yaparken çoğunlukla “Otomatik ISO” kullanıyorum, çünkü bu benim için çok zaman kazandıran harika bir özellik. Her çekim için ISO belirtmek yerine, “Otomatik ISO duyarlılığı kontrol”u aktif ediyorum,“Açık” duruma getiriyorum. “ISO duyarlılığı” (yani minumum ISO) : 64 “Maksimum duyarlılık” (yani en fazla çıkmasını istediğim ISO) : 3200 “Minimum enstantane hızı" : Otomatik ayarlıyorum. "Otomatik"ayarı (en düşük perde hızı ayarı) harika bir özellik sunuyor. Çünkü lensin odak uzaklığını okuyor ve minimum enstantane hızını lensin odak uzaklığına otomatik olarak ayarlıyor. Elleriniz benim gibi titrekse, “Minumum enstantane hızı > Otomatik” kısmında "Hızlı"’ya bir adım daha yakın olacak şekilde değiştirebilirsiniz. Bu, asgari enstantane hızını temel olarak iki katına çıkarır. Örneğin, kameraya 50mm'lik bir lens takılıysa, minimum enstantane hızınız 1/100 saniye olacaktır. Bu ayarı sonuna kadar (Faster) ayarlarsanız, enstantane hızını 1/200 saniyeye yükseltir. Bir VR lens kullanırken "Otomatik" minimum obtüratör hızını genellikle "Daha yavaş" bir seviyeye düşürüyorum. Ne yazık ki Nikon otomatik olarak VR'yi telafi etmenin bir yolunu henüz uygulamaya koymadı. Bu nedenle bu ayarı kullandığınız lense göre ayarlamanız gerekiyor. Üçayak ile Manzara veya mimari fotoğraf çekerken “Otomatik ISO”yu kapatıyorum ve en yüksek dinamik aralık ve en düşük kumlanma seviyeleri için ISO 64 ayarında kullanıyorum. Özel Ayar Menüsü Bu menüde de pek çok farklı ayar bulunuyor ve birçok insan bu ayarlar içinde kayboluyor. Şahsen kullandığım ayarlar şunlar: a : Otomatik Netleme a1: AF-C öncelik seçimi: Bırak + Netle a2: AF-S öncelik seçimi: Netle a3: Sabitken netleme izleme: AF 3 (Normal) a4: AF etkinleştirme: Yalnızca AF-ON – bununla ilgili detaylı açıklama aşağıda a5: Netleme noktası görüntüleme Manuel netleme modu: ON Dinamik alan AF görüntüleme: ON Grup alan AF görüntüleme: ilk seçenek a6: Netleme noktası aydınlatması: Otomatik a7: Netleme noktası sarmalı: Sarma a8: Netleme noktası sayısı: AF51 a9: Konuma göre kaydet: Kapalı a10: Dahili AF yardımcı aydınlatması: Açık a11: AF-alanı modu seçimini sınıtlayın: Tümü seçili a12: Oto. Netleme modu kısıtlamaları: Kısıtlama yok b - Ölçüm/Pozlama b1: ISO duyarlılık adımı değeri: 1/3 b2: Pozlama kontrolu için EV adımları: 1/3 b3: Pozlama/flaş telafisi adım değeri: 1/3 b4: Kolya pozlama telafisi: Kapalı b5: Matris ölçümü: Yüz tanıma açık b6: Merkez ağırlıklı alan: 12mm b7: En iyi ince ayar pozlaması: — c – Zamanlayıcılar/AE kilidi c1: Deklanşör AE-L: Kapalı c2: Bekleme zamanlayıcısı: 10s c3: Otomatik zamanlama Otomatik zamanlama gecikmesi: 5s Çekim sayısı: 1 Çekimler arası aralık: 0.5s c4: Ekran kapanma gecikmesi: 1m d - Çekim/Ekran a1: Uyarı sesi Düzey: Kapalı Şiddet: Düşük d2: CL modu çekim hızı: 3 fps d3: Maksimum sürekli bırakma: 100 d4: Pozlama gecikme modu: Kapalı d5: Elektronik ön perde deklanşörü: Etkinleştir d6: Dosya numarası sırası: Açık d7: Vizör kılavuz çizgi ekranı: Açık d8: ISO ekranı ve ayarları: ISO duyarlılığını göster d9: Ekran ipuçları: Açık d10: Bilgi ekranı: Manuel d11: LCD aydınlatma: Kapalı d12: MB-D12 pil tipi: LR6 d13: Pil sırası: MB-D12 e - Basamaklama/Flaş e1: Flaş senkronizasyon hızı: 1/320* e2: Flaş enstantane hızı: 1/60 e3: Dahili flaş için flaş kontrol: TTL e4: Flaş için pozlama telafisi: Tüm çerçeve e5: Pilot flaş: Açık e6: Otomatik basamaklama ayarı: AE ve flaş e7: Otomatik basamaklama (Mode M): Flaş/hız e8: Basamaklama sırası: MTR > alt > üst f - Kontroller f1: Işık düğmesi: LCD arka plan aydınlatma f2: Çoklu seçici orta düğmesi Çekim modu: RESET-Merkezi netleme noktası seç İzleme modu: Zoom açık/kapalı -> 1:1 (100%) Canlı görüntü: RESET-Merkezi netleme noktası seç f3: Çoklu seçici: OFF-İşlem yapma f4: Fn düğmesi ata: Bas > En üst MENÜM ögesine erişim f5: Önizleme düğmesini ata: Önizleme f6: AE-L/AF-L düğmesini ata: Bas > AE/AF kilidi f7: Enstantane hızı ve diyafram kilidi: — (Kapalı / Kapalı) f8: BKT düğmesini ata: BKT- Otomatik basamaklama f9: Ayar kadranlarını özelleştir: Hepsi varsayılan ayarlı f10: Kadran kullanmak için düğmeyi bırak: OFF-Hayır f11: Yuva boş bırakma kilidi: LOCK-Bırakma kilitli f12: Ters göstergeler: – 0 + f13: Film kayıt düğmesi ata: ISO duyarlılığı f14: Canlı görüntü düğmesi seçenekleri: ON-Etkinleştir f15: MB-D12 AF-ON düğmesini ata: AF-ON f16: Uzak (WR) Fn düğmesini ata: OFF-Yok f17: Objektif netleme işlemi düğmeleri: Yalnızca AF kilidi g - Film g1: Fn düğmesini ata: OFF-Yok g2: Önizleme düğmesini ata: Bas > Dizin işaretleme g3: AE-L/AF-L düğmesini ata: Bas > AE/AF kilidi g4: Deklanşör düğmesini ata: Fotoğraf çek Görüldüğü gibi çok seçenek var. Her ayar hakkında ayrıntılı bilgi veremeyeceğim, bu yüzden benim için gereken en önemli şeylerden bahsetme yetineceğim. "a - Otomatik Netleme” bölümü benim için oldukça önemli. Çünkü bu bölüm kameranızın otomatik odaklamasının ne şekilde olacağını kontrol eder. İlk iki ayar "AF-C öncelik seçimi" ve "AF-S öncelik seçimi"dir ve Tek veya Sürekli modlarda çekime yardımcı olmak için vardır. Şahsen, "AF-C öncelik seçimi"ni "Bırak + Netle" olarak belirlemeyi tercih ediyorum. Bu ilk çekimden sonra netlemeye öncelik ver demektir. Nesne odakta değilse bu durumda fps hızını düşürebilir. Ancak D810 zaten süper hızlı bir fotoğraf makinesi değil, bu nedenle doğru odaklama fps’den daha önemlidir benim için. "AF-S öncelik seçimi"ndeki “Netle” ayarı, fotoğraf makinesini çekimi gerçekleştirmeden önce netlemeye zorlar. Netleme yapamazsa siz deklanşöre tam bassanız da çekimi gerçekleştirmeyecektir. Bir sonraki ayar, genellikle "3 (Normal)" varsayılan ayarında tuttuğum "a3: Sabitken netleme izleme" seçeneğidir. Bu ayar, odaklanılan nesnenin önüne başka bir nesne girdiğinde Otomatik odaklamanızın ne kadar çabuk etkileşeceğini kontrol eder. Kuşları uçuş sırasında çekim yaparken, bu ayarı kısa gecikmelerle azaltmayı tercih ediyorum, çünkü odakladığım ve takip ettiğim kuşun önüne bir başka kuş girerse fazla beklemeden yeni kuşa odaklanmasını isterim. Çünkü o sırada seri çekim modundayımdır ve makinem çekmeye devam etsin isterim. Netlikten taviz vermek istemem. Eğer kalabalık bir topluluk içinde oynayan çocuğunuzu çekmek istiyorsanız ve odağın hep onda olmasını istiyorsanız, bu ayarı “5 (Uzun)” şeklinde ayarlamanız gerekebilir. Çünkü araya başka çocuklar girdiğinde odağın onlara kaymasını istemezsiniz. D810'umdaki en sevdiğim özellikle AF-ON özelliğidir. Makinemdeki “a4: AF etkinleştirme” ayarı “Yalnızca AF-ON” ayarlıdır. Bunun anlamı şudur: netlemeyi artık deklanşöre yarım basarak yapamayacaksınız, bunun yerine netlemeyi kameranızın arkasında (size bakan yüzündeki) “AF-ON” düğmesine basarak yapacaksınız demektir. Bu özellik tüm kameralarımda varsayılan olarak her zaman kullandığım harika bir özelliktir. Bir kez AF-ON tuşuna basarak netlediğinizde elinizi kaldırsanız dahi siz bir kez daha basana kadar netleme kilitli kalacaktır. Şimdiye kadar denemediyseniz, mutlaka deneyin. Başlarda alışmak biraz zor gelse de, alışınca bırakamayacaksınız. "a6: AF noktası aydınlatması" ayarı, deklanşör düğmesine yarım bastığınızda (veya artık AF-ON tuşuna bastığınızda J) vizör odak noktasını (noktalarını) ve farklı ızgaraları kırmızı renkte aydınlatmak için kullanılır. Genellikle bunu "Otomatik" olarak bırakıyorum. Köşelerdeyken odak noktalarımı ekranın diğer yanına kaydırmayı sevmiyorum ve tüm odak noktalarını etkinleştirerek çekim yapmaktan hoşlanıyorum. Dolayısıyla "a7: Netleme noktası sarmalı” özelliğini kapatıyorum, “Sarma” olarak ayarlıyorum. “a8: Netleme noktası sayısı” ayarını “51 nokta” olarak ayarlıyorum. "a10: Dahili AF yardımcı aydınlatması" ayarı, AF-S odak modunda çekim yaparken devreye giren kameranın önündeki lambanın ayarı. Nesne karanlıksa, öndeki pilot ışık yanar ve çektiğiniz nesneyi aydınlatır. Bu, otomatik netleme sisteminin doğru odaklanmasını sağlar. Düşük ışıklı ortamlarda yararlı buluyorum, bu yüzden bu ayarı açık tutuyorum. Eğer habersiz çekim yapıyorsanız ya da dikkat çekmek istemiyorsanız bu ayarı kapatın. Tatsız durumlarla karşılaşabilirsiniz J Spor veya yaban hayatı çekiyorsanız, D810'da size büyük yardımı olacak birkaç yeni menü ayarı mevcut. Artık “AF-alanı modu” seçimini sınırlayabilirsiniz. En sık kullandığım ayar “Grup alan AF” dir. Fotoğraf makinesi seçtiğiniz bir netleme noktası grubu kullanarak netleme yapar, bu da fotoğraf makinesinin ana konu yerine arka plana netleme yapması riskini azaltır. Tek bir netleme noktası kullanarak fotoğrafı çekilmesi zor konularda bunu seçiyorum. Dikkat: AF-S netleme modunda yüz algılanırsa, fotoğraf makinesi portre konularına öncelik verecektir. "b - Ölçüm / Pozlama" ayarlarından birçoğunu varsayılan değerlerde bırakıyorum. "c - Çekim / Ekran" menüsü altında, her zaman yaptığım ilk şey “d1: Uyarı sesi” “Düzey”ini kapatmaktır. Her odakladığımda kameramdan gelen bip sesleriyle çevremi rahatsız etmekten nefret ediyorum. Manzara fotoğrafları çekerken sıklıkla güvenebileceğim en önemli ayar "d4: Pozlama gecikme modu”dur. Bu özellik, son Nikon DSLR'lerde bir mücevher niteliğinde bence. Çünkü kamera önce aynayı kaldırıyor (çok titreşim üretiyor), daha sonra belirli bir süre bekleyip fotoğrafı çekmek için deklanşörü aktif ediyor. Güzel olan şey korkunç olan "ayna titreşimi"ni tamamen ortadan kaldırabilen 3 saniyelik gecikmeyi belirtebilmenizdir. Bu özellik keşfedildikten sonra artık kablolu/kablosuz tetikleyicileri yanınızda getirmediğinize pişman olmuyorsunuz. Bu özellikle ilgili en iyi şey, kameranın zamanlayıcıyla bağlantılı olarak kullanabilmenizdir. Kameranın üst kısmındaki ikincil kadranı “Zamanlayıcı”ya ve "Otomatik zamanlayıcı gecikmesi"ni 5 saniye gibi ayarlarsanız, kamera sarsıntısını tamamen ortadan kaldırabilirsiniz. Temel olarak, başlangıçtaki 5 saniyelik zamanlayıcı, deklanşöre bastıktan sonra fotoğraf makinesinin içindeki mekanizmanın titreşimini azaltmak içindir. 5 saniye bekledikten sonra "Pozlama gecikme modu" özelliği başlar ve ayna kalkar. Kamera, ayna hareketinin yarattığı sarsıntıyı geçiştirmek için önce 3 saniye daha bekler ve ardından fotoğrafı çeker. Bu, manzara, mimari ve düşük ışık koşullarında / çok yavaş enstantane hızlarında fotoğraf çekerken kullanmanızı kesinlikle önerdiğim harika bir özelliktir. D810'daki yeni bir özellik de "d5: Elektronik ön perde deklanşörü" seçeneğidir. Bu yalnızca Ayna Kilitleme ve Ayna Kilitleme Modlu Canlı Görünüm'de etkiliyse de, perde kullanmadan pozlamaya başlayarak perdedeki titreşimleri tamamen ortadan kaldıran bir özelliktir. Bilindiği gibi; pozlama birinci perde kalkınca başlatılır ve ikinci perde indiğinde sonlandırılır. Bu mekanik hareket ne de olsa içerde bir sarsıntı yaratacaktır. Elektronik ön perde aktifse; birinci perde iner, algılayıcıya enerji verilir ve belirtilen veya kamera tarafından hesaplanan enstantane süresi boyunca pozlama başlar, süre bitiminde pozlama otomatik olarak durur (algılayıcının enerjisi kesilir), ardından ikinci perde iner. Böylece perde sarsıntısının yaratacağı negatiflik ortadan kalkar. Nikon bu özelliği herhangi bir Canlı Görünüm modunda da çalışacak şekilde düzeltirse daha kullanışlı olacaktır. "d7: Vizör kılavuz çizgi ekranı" vizöre dikey ve yatay çizgiler oluşturan güzel bir özellik. Ufkun yatay veya dikey olarak hizalanması ve kadrajımı çerçevelemem için, kompozisyonumda daha iyi bir görsel görünüme sahip olmak için bu kılavuz çizgilerini her zaman kullanıyorum.. Kendi başıma farklı bir makale konusu olduğu için “e - Basamaklama / Flaş” bölümlerine burada girmeyeceğim. Bu konuyu başka bir yazımda deatylıca paylaşmayı planlıyorum. "f - Kontroller" bölümü sıklıkla kullandığım bir yerdir, çünkü bu bölümde zaman kazandıran bazı özellikler var. Nikon gelişmiş kameralardaki en sevdiğim gizli özellik ile başlayalım, "f2: Çoklu seçici orta düğmesi". Bu özellik bana çok büyük bir zaman tasarrufu sağlıyor. Temel olarak, tek bir düğmeye basarak görüntüleri incelerken çoklu seçicide orta düğmeyi ayarlayarak yakınlaştırma ve uzaklaştırma düzeylerini ayarlayabilirsiniz. Fotoğrafı çektiğinizde odakladığınız noktanın yeterince net olup olmadığını anlamanız için doğru büyütme seviyesine ulaşıncaya kadar “+” tuşuna defalarca basmanız gerekir. Bu da can sıkıcı ne zaman kaybettirici bir olaydır. O zaman bu özelliği çok seveceksiniz. Seçebileceğiniz üç büyütme seviyesi vardır: "Düşük büyütme (% 50)", "1:1 (% 100)" ve "Yüksek büyütme (% 200)". Kullanılacak en iyi ayar 1:1'dir, çünkü görüntüleri % 100 / piksel seviyesinde görüntülemenizi sağlar. Aynı düğmeye tekrar bastığınızda normal görünüme döner. Bana göre bir sonraki önemli özellik "f4: Fn düğmesini ata" seçeneğidir. Bu ayar kameranın önündeki "Fn" (İşlev) düğmesini programlamaya izin verir. Farklı ortamlarda çok çekim yapıyorum ve bu nedenle “Otomatik ISO” ayarlarımı hızlı bir şekilde değiştirmem gerekiyor. Ne yazık ki, Otomatik ISO "Çekim Menüsü"ne gömülü ve ulaşması çok uzun sürüyor. Fn düğmesine basarak Otomatik ISO 'ya erişebilmeyi seviyorum ve bunu yapmak çok kolay. Nasıl mı? Önce "Menüm" bölümüne gidin. Ardından "Öğe ekle" > "Çekim menüsü"ne gidin. "ISO duyarlılığı ayarları"nı bulun ve "OK" düğmesine basın. Bir sonraki ekran "Konum seç" demelisiniz, orada "ISO hassasiyet ayarları" nı göreceksiniz. Bir kez daha "OK"e bastığınızda bunu "Menüm" penceresinin üstünde göreceksiniz. Zaten sık kullanılan bazı ayarlarınız varsa, bunları en üste taşımayı unutmayın. Bunu yaptıktan sonra, "Özel Ayarlar Menüsü”ne gidin ve "Kontroller" > "f4: Fn düğmesi ata " kısmına gidin. Oradan, “Bas > En üst MENÜM ögesine erişim"i seçin ve “OK”e basın. Şimdi test edin; Menüyü kapatın, ardından fotoğraf makinesinin önündeki "Fn" düğmesine basın. Eğer her şeyi doğru yapmışsanız, arka LCD sizi “ISO hassasiyeti ayarları”na yönlendirecektir. Otomatik ISO özelliğini ayarlamanız gerektiğinde muhteşem zaman kazandırıyor. Nikon D810 ile video çekmediğimi belirtmiştim. Bu nedenle Nikon D810’un üst kısmındaki kırmızı noktalı "Film kaydetme düğmesi"ni ISO değiştirmek için ayarlıyorum. Bunu yaptıktan sonra ISO’yu değiştirmek için artık en üstteki ISO düğmesine ulaşmak zorunda değilsiniz, Film kayıt düğmesine basarak ISO ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Bu, ISO düğmesine bastığınız gibi çalışır, arkadaki ayar kadranı ISO’yu değiştirir ve ön ayar kadranı Otomatik ISO'yu açar veya kapatır. Artık vizöre bakarken ISO değerlerinizi kolayca değiştirebilirsiniz. Bunların dışındaki ayarların geri kalanını olduğu gibi bırakırım. Ayarlar Menüsü / Fotoğraf Makinesi Ayarları Bu kısmı çok sık kullanmıyorum. Makinemi ilk aldığımda gerekli olan değişiklikleri yaptım, sonrasında hiç uğramadım desem yalan olmaz. Çünkü bu alan, Saat / Tarih ayarlama, Fotoğraflara yorumlar ekleme, LCD parlaklığını ayarlama, hafıza kartını biçimlendirme gibi belirli görevler için kullanacağınız alandır. Yapacağımız tek şey "Telif hakkı bilgisi" alanını güncellemektir. Temel olarak bu ayar çektiğimiz her fotoğrafta yer alan metin bilgilerini ekler. Bir kartınızı kaybettiyseniz ve birisi bunu bulursa Telif Hakkınıza ve / veya Adınıza bakarak size ulaşabilir. Artı, RAW dosyalarına veri yazıyorsunuz, bu nedenle bir fotoğrafın yazarı olduğunuzu ispatlamak isterseniz RAW dosyası iletişim bilgilerinizle birlikte mükemmel bir kanıt oluşturabilir. Ben her ihtimale karşı kullandığım tüm SD ve Kompak Flaş kartlarımın üzerine Adımı, Soyadımı ve cep numaramı yazarım. Umarım bu makaleyi faydalı bulmuşsundur. Bir kez daha belirtmeliyim ki, bunlar benim için işe yarayan ayarlardır ve sizin ihtiyaçlarınıza uymuyor olabilirler. Mevcut tüm özelliklerden ve özelleştirmelerden yararlanmak için fotoğraf makinenizi keşfetmeniz ve her ayarı mümkün olduğu kadar çok öğrenmeniz en iyisidir. Yazı: Nikon D810 Ayarları
  22. Sebahattin Demir

    Önerilen Nikon D810 Ayarları

    Yasin bey merhaba, Aktif D-Lighting özelliği, dinamik aralığın çok olduğu sahnelerde ve eğer JPEG çekiyorsanız işinize yarayan bir özelliktir. Ben hep RAW çektiğim için ve yazılarımı da buna göre yazdığımı belirttiğim için bu özellik bende "Kapalı" durumdadır. Çünkü Aktif D-Lighting özelliğinin RAW fotoğrafa bir etkisi olmaz. Eğer dinamik aralığı yüksek bir manzara çekeceksem, ya filtrelerimi kullanıyorum ya da HDR yani basamaklamalı çekim yapıp sonra bunları Photoshop'ta birleştiriyorum. Bunların ikisini de yapamıyorsam, Matris pozlama ölçüm modu ile çekip, gölgeleri ve parlak alanları Photoshop'ta ayarlıyorum. Ama bunu yaparken mutlaka histogramı kontrol ediyorum; en sağa ve en sola yapışmış çok alan olmamalı. Siz JPEG çekiyorsanız bu özelliği "Normal" olarak ayarlayabilirsiniz. Böylece çekim sonrası işleme adımlarında fazla iş kalmaz size. Saygılar.
  23. Sebahattin Demir

    Gece cekimi

    Hafta sonu hava şartları nedeniyle fotoğraf çekimlerini tamamlayamadım. Güneşli bir havada dış çekim örnekleri yapmam gerekiyor. Yazı hazır, fotoğrafları eksik. Saygılar.
  24. Sebahattin Demir

    Gece cekimi

    @AlperErdem bey, Flaş Modlarında "Normal" çalışma modu dışında; Rear yani "Arka perde senk" ve Slow yani "Yavaş Senk" gibi seçenekler de vardır. Rear "Arka perde senk" modunda, flaş açıkken, siz deklanşöre bastığınızda pozlama başlar, pozlama süresi bittiğinde perde kapanmadan önce flaş çakar ve pozlama sona erer. Yani flaş en sonda çakar. Slow "Yavaş senk" modunda ise tam tersi olur, deklanşöre bastığınızda pozlama başlarken flaş çakar. Flaş konusuna gelince, bu başlı başına bir ansiklopedi konusu. Flaşlar hakkında bilinmesi gereken her şeyi örnek çekimleriyle içeren yazımı bu hafta sonu yayınlayacağım. Aşağıdaki videonun 2inci saniyeden sonrasını izleyin
  25. Sebahattin Demir

    Gece cekimi

    Diyelim ki gece karanlık bir yerdesiniz. Arkanızda şehir ışıkları var, bulunduğunuz yer karanlık ve siz bir modeli / konuyu çekeceksiniz. Işık yetersiz olduğu için uzun pozlama yapmalısınız ama model o kadar süre kıpırdamadan duramaz. Flaş kullanıp çekseniz, model tamam ama arka plan tamamen karanlık çıkacak şehir ışıkları yok olacak. İşte bu durumda flaşlı uzun pozlama tekniğine başvurursunuz. Kameranızı bir üçayak üzerine yerleştirirsiniz Sonra kameranızı "A" Diyafram öncelikli moda alırsınız sanki şehir ışıklarını çekecek gibi sahneyi "Matris" ölçüm ile ölçersiniz. Diyelim ki f/5.6 diyaframda kameranız 2sn enstantane verdi, bunu not edersiniz. Sonra kameranızı "M"anuel moda alırsınız ve diyaframı f/5.6, enstantaneyi 2sn ayarlarsınız. Flaşınızı açarsınız, Kameranızda Flaş modları kısmından "Rear" Arka Perde Senk moduna ayarlarsınız. Modeli yardımcı bir ışık ile ışıklandırıp ya Otomatik AF ile yada manuel olarak netlersiniz, Deklanşöre basarsınız. Kameranız pozlamayı başlatacak, 2sn pozlayacak, 2 saniyenin bitiminde flaş çakacak ve pozlamayı sonlandıracaktır. Bu sayede, modeliniz aydınlanmış ve şehir ışıkları da pozlanmış olacaktır. Hepsi bu Saygılar.
×