@nikonturk / İnstagram

Mobil olarak paylaştığınız fotoğraflarınız instagramda bulunan @Nikonturk profilimizi etiketliyerek veya #Nikonturk etiketini kullanarak yüklediğiniz fotoğrafları paylaşıyoruz

hüseyin özdemir

Üye
  • İçerik sayısı

    108
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Gün Kazandı

    29
Seviye 1
45/50

Topluluk Puanı

45 Doğru Yolda

4 Takipçiler

hüseyin özdemir Hakkında

  • Derece
    As Üye
  • Doğum Günü 26-04-1985

Profil Bilgileri

  • İkamet
    Sakarya
  • Cinsiyet
    Erkek

Güncel Profil Ziyaretleri

722 profil görüntüleme
  1. Erkan Hocam merhabalar; Öncelikle yeni makineniz hayırlı olsun tekrardan. 28-300 ile güzel bir ikili olmuş. Dilim döndüğünce size manuel lens ve sabit odak uzaklığı hakkında düşüncelerimi anlatayım. Öncelikle; Parasoleyi kırık Tokina'dan uzak durun derim. Çünkü parasoleyin kırık olması olur olmaz zamanda fotoğrafa etki edecek gün ışığı yada ortam ışığının fotoğrafa girmesine sebep olur, lensin yapısı ultra geniş olduğu için ve camı bombeli olduğu için istemediğiniz bir kısımdan farklı bir gölge yapabilir, kadraja girmesini istemediğiniz bir nesne kadraja girebilir vs. aldığınıza pişman olursunuz. Sigma 12-24 eski versiyonları bence almayın. 12 mm ultrada da epey geniş olduğu için sizi zorlayabilir. yeni versiyonu fiyat biraz pahalı. Sigma 15-30 eski ve diğer lenslere göre keskinlik,vinyet vb. konularda geri kalmış durumda. Gelelim manuel lens ve sabit odak uzaklığı konularına. Manuel lens netlemeyi ve diyafram kontrolünü elle yaptığınız lenstir. Samyang 14mm f2.8 lens 3 metreden sonra sonsuza netleyeceği için çok sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. diyaframı da bulunduğunuz ortamın ışık şartlarına göre ayarlayabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için youtube ve internette araştırma yaparsanız bir çok farklı sonuca ulaşabilirsiniz. naçizane tavsiyem kırık parasoleyli bir lensten ziyade ya Samyang 14mm f.28 gibi bir lense, yada 1750-2000 TL seviyelerine Tokina 16-28 yada Tokina 17-35 f4 lenslere yönelmeniz daha mantıklı olur.
  2. Shanny SN910 EX-RF kullanıyorum. Gün boyu 3-4 saat süren çekimlerde çatır çatır kullanıyorum hiç bir sorununu görmedim. Gövde kalitesi çok başarılı. Nikon kullanan arkadaşlar gövde ve malzeme yapısı en az Nikonlar kadar iyi dediler. Tavsiye ederim. Ancak temiz 2. el bulabilirseniz Nikon SB900-910 serisi flaşlar da çok kaliteli ve başarılı.
  3. Bu nijeryalı yada her nereden iseler ilk olarak Sanalpazar.com sitesinde çok var idiler. bir ilan açar açmaz hemen yapıştırıyorlardı ben Nijerya'dayım yok Afrika'nın bilmem hangi bölgesindeyim falan diye. Ben genelde elden göstererek, yada ürünü satacağım kişinin varlığından iyice emin olarak satış yapma taraftarıyım. Bu tarz dolandırıcılara çok dikkat etmek lazım. Bilgilendirme için teşekkürler.
  4. Erkan Hocam hayırlı olsun. Makinenizi iyi günlerde kullanın. Sigma 10-20 lens DX bir lens dolayısıyla makineye taktığınız zaman kararma yapacaktır. Ancak makinenizi DX moda alarak kullanabilirsiniz ama o zaman bu size Kemal Bey'in söylediği gibi çözünürlük kaybı yaşatacak. Herşeyden önce keşke bütçenizi belirtseydiniz? Eğer bütçeniz var ise alınabilecek lenslerin başında Nikon 14-24, Tamron 15-30, Nikon 16-35 f4, Nikon 18-35, Tokina 16-28, Tokina 17-35, Tamron 17-35 f2.8-4. lensler mevcut. Nikon 14-24, 16-35, 18-35 ve Tamron 15-30'u kullandım. Tamron'u halen kullanıyorum. Hepsi keskin ve kaliteli sonuçlar veriyor. Ancak bu lenslerin fiyatları dudak uçuklatıyor. Daha uyguna düşünülebilecek lenslerin başında Tokina 16-28 var. Fiyat olarak söylediğim gibi Tokina 16-28 Tamron ve Nikon'a göre daha uygun. Görüntü kalitesi de iyi deniliyor yorumlarda. Hiç deneyimlemedim, kullanıp yorumlayanların aktardıklarını yazıyorum. Bu lenslerden 14-24, 15-30 ve 16-28 ön elemanları bombeli yani filtre takılamıyor. Eğer filtre takılabilen bir geniş açı düşünüyorsanız Nikon 16-35 f4 çok revaçta ve keskin bir lens. Ancak fiyatı epey yüksek. Nikon 18-35 yine keskin ve güzel bir lens, fiyatı diğerlerine oranla nispeten daha ucuz. Nikon 14-24, 16-35,18-35 Tamron 15-30 arasında en hafif ve taşıması kolay olanı 18-35. 18mm açısı yeterli gelecek ise düşünülebilir. Eğer bütçeniz çok kısıtlı ise Tokina 17-35 f4, Tamron 17-35 f2.8-4 (piyasada çok yok eski bir lens ama fiyatına göre kaliteli - 1000 TL civarı) gibi lenslere bakabilirsiniz. Açı yeterli gelecek ve açık diyafram çok elzem değil derseniz Tokina 17-35 f4'te tercih edilebilir. Örnek fotoğraflara bakabilirsiniz internetten. fiyatı da diğerlerine göre nispeten uygundur. Sigma 12-24 kullanmadığım için yorum yapamıyorum. ancak o lens içinde kullananlar genel anlamda memnun kaldıklarını söylüyorlar. Gerçi 12mm açısı biraz fazla geniş diyorlar ama 24'e kadar olan aralık değerlendirilebilir. Ayrıca eğer manuel lens ve sabit odak uzaklığı olan lenskullanmak sorun olmaz derseniz Samyang 14mm 2.8 lenste seçenekler arasında ve gayet başarılı bir lenstir. Karar size kalmış. Piyasada seçenek çok, biraz araştırarak, bütçenizi de göz önünde bulundurarak en doğru kararı verebilirsiniz. Saygılar.
  5. Sebahattin bey selamlar. Ben söz konusu çekim modunu Manuel mod olarak düşünerek yazmıştım. Fotoğraf makinemi %95 oranında Manuel mode'da kullanıyorum. ölçüm modu olarak demek istemiştim. tabii ki diyafram öncelikli mode'da A (Av), yada S (Tv) mode'da buna benzer kareler yakalayabiliriz diye düşünüyorum. önemli olan ISO-ENSTANTANE-DiYAFRAMIN birbiriyle olan ilişkisini kavramak ve sonrasında ne istediğimizi bilerek bu değerlere yön vermek, bizi çok çok ufak farklılıklar dışında doğru sonuca götürecektir diye düşünüyorum. tabii ki deneme yanılma yoluyla farklı sonuçlara da ulaşmak mümkün. bu arada bu konu sayesinde bilgilerimizi tazeliyoruz, bilmediklerimizi öğreniyoruz. teşekkür ederim. Saygılarımla.
  6. Sebahattin bey merhaba; Pozlama ölçüm modu olarak Spot yada nokta ölçüm modu dediğimiz modu kullanmamız daha doğru olacaktır. Merkez ağırlıklı ölçüm modu yada Matrix (Genel ölçüm modu) portre, makro yada ön plana çıkarmayı hedeflediğimiz bir özne yada nesneyi çekerken tercih edilmez. yani tercih edilebilir yanlıştır diyemeyiz ama hem merkez ağırlıklı da hem matrix - genel ölçüm modunda pozometrenin tarayacağı alan daha geniş olacaktır bu da bize tamamen karartılmış bir ana plan yerine daha fazla alanı aydınlık kareler sunacaktır. Spot yada noktasal ölçüm modunda ise pozometre belirleyeceğimiz noktayı ve çok kısıtlı bir alanı tarayacağı için alacak olduğu değer daha düşük olacaktır ve fotoğrafta fazladan aydınlanmasını istediğimiz yerlerin aydınlık çıkmasını engelleyecektir.
  7. Sebahattin Bey Merhabalar. Benim düşüncem şu şekilde; diyaframı mümkün olduğunca kısarak, ışığın durumuna göre f/8-f/11-f/16 gibi. ISO 100, ve 1/200 belki daha hızlı bir enstantane hızıyla (eğer doğal ışık ise ortamın müsaade ettiği kadar enstantane hızı ayarlanabilir, eğer flaş yada harici ışık ile çekildiyse flaşın yada harici ışığın müsaade ettiği ölçüde perde hızı) kullanılarak çekilmiş bir fotoğrafa benziyor. Aslında teknik olarak Low Key tekniğini andırıyor gibi. Bu arada foruma biraz hareket getirmek için bu şekilde bir paylaşım yaptığınızı düşünüyorum. Yanılıyor muyum? Bence yeni çekim teknikleri üzerine bilgi almak, ve fotoğraf çekmeye hevesli arkadaşlarımızı sıradanlıktan çıkıp farklı çekim tekniklerini tanımalarına olanak sağlayacak bir paylaşım olmuş. Bu arada belirtmeden geçmek istemiyorum. Bloğunuzu ilgiyle takip ediyorum. Hem blog hem de forumdaki paylaşımlarınız bizi çok aydınlatıyor, bize çok faydalı bilgiler veriyor. Kendi adıma paylaşımlarınız için teşekkür ederim.Bu devirde bilgiye ulaşmak kolay evet zor değil ama derli toplu ve doğru bilgiye ulaşmak zor. Bu yönde bildiklerinizi bizimle paylaşarak bize destek verdiğinizi düşünüyorum ve heyecanla yeni paylaşımlarınızı bekliyorum.
  8. Burak hocam hayırlı olsun şimdiden. Valla fotoğraf hobisi pahalı bir hobi. dolayısıyla endişelenmeniz gayet normal. İnşallah sorun çıkaracak bir şey değildir ve güzel güzel fotoğraflar çekersiniz. Sağlıklı ve bol fotoğraflı günler dilerim.
  9. Öncelikle D3100'de Fish eye efekti menüde var. Ancak bildiğim kadarıyla fotoğrafı çekmeden önce değil çektikten sonra uygulanıyor. Çünkü bu özellik Menü - Rötüş menüsü altında Filtre efektleri kısmında bulunuyor. Şuradan görebilirsiniz. The Retouch Menu · D-Lighting · Red-eye correction · Trim (3:2, 4:3, 5:4, 1:1, 16:9) · Monochrome (Black-and-white, Sepia, and Cyanotype) · Filter effects (Skylight, Warm filter, Red intensifier, Green intensifier, Blue intensifier, Cross screen and Soft) · Color balance · Small picture · Image overlay · NEF (RAW) processing · Quick retouch · Straighten · Distortion control · Fisheye · Color outline · Perspective control · Miniature effect · Edit movie Bu fotoğraflar çok az pozlanmış, eğer çektiğiniz fotoğrafı çektikten sonra kontrol etmezseniz böyle bir durumla karşılaşma ihtimaliniz çok fazla. Bu fotoğraflar fotoşop tarzı bir programda açmayı deneyin. Pozlamayı arttırmayı denerseniz biraz bozulsa da fotoğraflar belki kurtarılabilir. Ancak naçizane tavsiyem önce makinenizi tanımaya çalışın. Bu süreçte makinenizi otomatik modda yada diyafram öncellik mode olan A modunda kullanın. ISO-ENSTANTANE-DIYAFRAM üçlüsünün ne olduğunu ve birbirlerine olan etkilerini araştırıp iyice öğrendikten sonra manuel mode'da kullanmaya başlayabilirsiniz. iyi günler dilerim.
  10. Sensörde toz oluşması ne kadar korumaya çalışsanız da belli bir süre sonra oluşacaktır. Tabii bunu engellemenin yada geciktirmenin bir çok yolu var. Eğer açık havada çok sık lens değişimi yapıyorsanız, deniz kenarı yada çölde çekim yapıyorsanız, zoom lens kullanıyorsanız bu tozların oluşma durumu artacaktır. Ancak bu tozların bir çoğu diyaframı çok kısmadıkça, yada gökyüzü gibi beyaz yada açık renkli noktaları fotoğraflamadıkça belli olmayacak kadar küçük yada önemsizdir. Daha önce sensörde yağlanma ile ilgili bir tecrübe yaşamadım bu yağlanmadır diyemem. Ama Sony a550 makinemde sensörde epey toz vardı. Tozlanmaya benziyor. ancak tozlanma çok endişe edilecek bir şey mi sizin açınızdan ona bakmak lazım. Eğer 2. el ürün alıyorsanız sensörün tozlanmış olma ihtimali yüksek. Sensördeki tozlanmayı kendiniz temizleyebilirsiniz. Ben Sony kullanırken zaman zaman lensi söküp makineyi temizlik moduna alıp (aynayı otomatik olarak kaldırıyor - bunu makineyi lensiniz sökülü halde bulb moduna alıp deklanşöre basarakta yapabilirsiniz) makineyi lens takılan kısmı aşağı bakacak şekilde tutarak ve temizlik kitlerinde bulunan pompayla içine hava basarak tozların temizlenmesini sağlayabilirsiniz. %100 etkili olmasa da faydasını görmüştüm. Bir de sensöre yapışan inatçı tozlar vardır. Bunları internette satılan temizlik kitleriyle temizleyen arkadaşlarım var ama ben cesaret edip o tarz bir temizlik hiç yapmadım. Canon kullanırken bir iki kez Hayyam'da temizlettim, Nikon makinemi en sonDigital Görüntüleme fuarında Karfo alanına götürüp sensör temizliği yaptırmıştım. Eğer çok takıntılı biri değilseniz, makinenin fiyatı uygunsa alınır ya da iş garanti olsun derseniz makineyi satıcıyla beraber alıp , sensör temizliği yapan bir yere gidip temizleterek satın almayı gerçekleştirirsiniz. Eğer sensörde derin çizik vs. yoksa, sadece tozlanma çok endişe edilecek bir durum değil diye düşünüyorum. Tabii ki son karar sizde. Mümkünse deneyip elden almaya çalışın. Farklı diyafram değerlerinde çekimler yapın, fotoğrafa etkisi yok ise alırsınız makineyi.
  11. Fotoğraf çekme ve ikinci planda işleme yapma işini (buna photoshop-lightroom-picasa-capture nx-vb gibi onlarcası ile yapılabilir) ayrı ayrı düşünmeden bir bütün olarak düşünmek gerekir. Aksi takdirde alalade çekilmiş bir fotoğrafı hangi programla isterseniz isteyin iyi bir hale getiremezsiniz. Bu o fotoğrafı photoshop sayesinde çok farklı ve gerçeğinden farklı hale getiremezsiniz demek değil, üzerine yapılacak ekleme çıkarmalarla fotoğraf belki iyi duruma gelebilir ama bu fotoğrafı çekmek-işlemek değil fotoğrafı grafik programlarıyla yapmak olur. Naçizane düşüncem, iyi bir dijital işleme için (sadece renk ayarı-kontrast-keskinlik vb de olabilir çok daha profesyonel çalışmalar da olabilir) iyi fotoğraf şart. En azından ışığı iyi, kadrajı düzgün, her ne kadar bazı fotoğraflar kuralsız daha iyi olsa da - istisnalar kaideyi bozmaz- belli fotoğrafik kurallar çerçevesinde çekilmiş fotoğraflar size çok daha dijital işleme - fotoğrafı iyileştirme imkanı sunar. Dolayısıyla sadece fotoğraf çekmenin tekniklerini ve inceliklerini bilmek yetmez aynı zamanda sonrasında yapılacak olan ufak tefek yada topyekün müdahaleler için dijital işleme bilgisi (post processing) de gerekir. Artık günümüzde %50 fotoğraf %50 dijital işleme teknikleri diye düşünülmelidir. Tabii biz buna ne kadar uygun fotoğraflar çekiyoruz tartışılır ama her zaman savunduğum bir konu var. " İyi fotoğraf için iyi bir dijital müdahale (yerinde ve gerektiği kadar - fotoğrafı grafik tasarım programında yeniden oluşturmaya karşıyım), iyi bir dijital müdahale için iyi fotoğrafa ihtiyaç var. İkisi ayrılmaz bir bütün olarak düşünülmelidir. Dolayısıyla makinenizi yeni aldıysanız ilk yapılacak olan şey, makinenizi iyi tanımaktır. Yukarda değerli büyüklerimizin ve arkadaşlarımızın tavsiye ettiği doğrultuda önce makinenizi ve fotoğraf terimlerini iyice öğrenerek fotoğraf çekmenin inceliklerini öğrenmek, sonrasında ise ufak - tefek müdahaleler ile çektiğimiz fotoğrafı daha da iyi duruma getirme konularında çalışmalar yapmak daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Saygılar.
  12. Akın hocam selamlar. Bu tip bokehlere Swirly Bokeh deniliyor. Türkçesine bakmak gerekirse girdap bokeh diyebiliriz. Bu tarz bokehleri elde etmek için çok pahalı lensler aramaya gerek yok. Bir çok manuel lens ile bu yada buna yakın sonuclar elde edebiliyorsunuz. Tabii ki burda lenslerin içindeki diyafram bıçaklarının şekli de önemli. Bazı lenslerde ço köşeli olabilirken bazı lenslerde daha yuvarlatılmış olabiliyor. Bu da konuya etki eden diğer bir değerdir diye tahmin ediyorum. Aşağıda örnek olarak hangi lensler olduğunu bir siteden kopyalayarak yapıştırdım. eğer daha detaylı araştırma yapmak isterseniz Swirly Bokeh yazarak internette çok detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Tabii bu tarz fotoğraflar çekilirken dikkat edilmesi gereken konular var. Birinci konu fotoğraftan maksimum bokeh topları alabileceğimiz bir yerde çekilmesi gerekli. Bunun için dallarından ve yapraklarının arasından lense direk gelip flare oluşturmayacak kadar boşluk ve ışık hüzmeleri olan ağaçlıklı bir arka plan gerekli. Ayrıca fotoğrafı manuel lens ile çekeceğimiz için % 100 jilet keskinliği aramanıza kanımca gerek yok. Tabii ki her lensin, optik yapısı, kaplamaları, ve makinenizin sensörüne düşürecebileceği görüntü kalitesi, diyafram bıçaklarının yapısı vs. üzerine farklılıkları var. Ancak temiz bir manuel lens buna yakın fotoğraflar almanızı sağlayacak. Açıkçasi biz bir ara denemesini çok yapmıştık. Akşam evde fotoğrafları nereye kopyaladığımız bulamadım. Bulursam paylaşacağım. Ek olarak konuyu bitirmeden önce günümüzde kullanılan lensler ile de buna benzer fotoğraflar çekebiliriz. Benim gözlemlediğim yukarda bahsettiğim şekilde bir arka plan ile makro lensler ile portre fotoğrafı çekmek. 90mm, 100mm, 105mm bir makro lens fazlasıyla size yardımcı olacaktır. Tabii burda şunu unutmamak lazım. Her türlü lens ile bokeh almak mümkün ancak bu tarz girdap bokehler için biraz çalışmak ve deneyim edinmek gerekebilir. İnşallah yardımcı olabilmişimdir. Şu siteden daha fazla örnek fotoğrafa ulaşabilirsiniz. https://petapixel.com/2016/10/28/swirly-bokeh-cheap-shooting-40-vintage-soviet-lens/ Seagull Haiou-64 58mm F2 :$60 Helios 44-2 58mm F2 : $65 Helios 44-6 58mm F2 : $50 Helios 44-7 58mm F2 : $55 Carl Zeiss 1Q Biotar 58mm f2 Carl Zeiss 1Q Biotar 58mm f2
  13. Bu arada yazdıklarım yanlış anlaşılmasın tabii incelemelere bakacağız, okuyacağız,izleyeceğiz ve araştıracağız ama sonuç olarak bizim için amaç fotoğraf çekmek ise, elimizde hangi makine olursa olsun fotoğraf çekmeye,üretmeye devam etmeliyiz. Yoksa mutlu olamayız. Yüzde 1-2 / 3-5 fark için incelemelere boğulup fotoğrafsız kalmamak lazım. Ayrıca kafa lensler olarak geçen lenslerin performansları her seviyede aşağı yukarı aynı seviyededir. çok küçük farklar vardır muhakkak ama iyi bir kullanıcı bu farkları farkedilemez hale getirebilir. kabaca tabir etmek gerekirse "At, binicisine göre kişner" deyimi ile olayı özetlemiş oluruz.
  14. Merhabalar; bu tarz siteler yüzde doksan dokuz reklam amaçlı çalışır. verileri %100 doğrudur diye düşünmek bence yanlış olur. Tabii ki bilgi vermesi açısından iyidir ancak alacağınız lens yada ekipmanı bu tarz karşılaştırma sitelerine bakarak almak bence oynanacak en büyük kumarlardan biridir. Ayrıca sadece kağıt üzerinde yazılıp çizilenlere bakılarak keskinlik ve görüntü kalitesi anlamında karar vermek yine söylüyorum bence yanlış olur. Tabii bu düşünceme katılanlar olur-olmaz o ayrı saygı duyarım. Ancak şunu hiç bir zaman unutmamak lazım. Her markanın kafa lensleri ve ekipmanları mevcuttur. Bu Canon'da 5 DS'dir yada Mark IV'tür Nikon'da D810 yada D850'dir Sony'de A7RII'dir yada başka başka markaların başka başka modelleridir. Bu marka/modellerin hangi şartlarda kullanılıp teste tabii tutulduğuna da dikkatli bakmak gerekir. Bu makineler özellikle 50mp 45mp makineler günlük hayatta kullanım için külfetli makinelerdir. Çok iyi ışık şartlarında çok iyi sonuç verirken düşük ışıkta çuvallayabilirler. Ayrıca yukarda bahsettiğim gibi her markanın kafa lens ve gövdeleri mevcut. Bunlar 24-70 2.8 - 70-200 2.8 - 16-35 2.8 - 85mm,20,24 gibi gibi daha bir çok örnek verebileceğimiz kafa lensleri mevcuttur. Bu lenslerin CaNikon olarak bahsediyorum. Hepsinin performansı birbirine yakındır. Bazen Canon döver bazen Nikon döver. Önemli olan burada bizim işimize yarayacak olan ve gücümüzün hangisine yettiğidir. Mesela Canon 5DS çok manyak kafa atıyor diyelim. Ancak bu makineyi alıp çarşıda,pazarda,sokakta açık havada düşük ışık şartlarında kullanan kişiler ISO performansının kötü olduğundan bahsederler çünkü 50mp sensörü doyurmak için çok iyi ışık şartları gerekmektedir. Tüm çekimlerimizi stüdyo ortamında yapsak eyvallah ama hangimizin bir stüdyosu var ki? Naçizane düşüncem, hangi marka hangi markayı döver tartışmasına girersek ve ekipman edinme yoluna böyle gidersek hiç bir sonuç alamayız. Canon kağıt üzerinde daha iyi gözükebilir ama 6D kullandıktan (Tamron 24-70,Tamron 70-200, Canon 100mm 2.8 L IS makro, 16-35 f4L ,35mm 1.4 L, 50mm 1.2) Nikon'a geçiş yapan ve yine sırasıyla 24-70,70-200,16-35 f4, Tamron 15-30, Sigma-Nikon 105mm Makro, 85 1.8 G, 35 1.8 FX lensleri kullanan biri olarak benim gönlüm Nikon'da. Neden diye soracak olursanız Nikon daha fazla RAW işleme derinliği sağlıyor. Bu ne demek diye sorarsanız-teknik açıklaması ne kadar doğru olur bilemiyorum- yanlışım varsa yada anlaşılmayan bir yer olursa sorarsınız - Canon 6D ile çektiğim fotoğrafları işlerken bir yerden sonra tıkanıp kalıyordum. Yani ufak tefek işlemleri yaparken bile mesela Pozlamayı arttırmaya, kontrast vermeye, ne bileyim rötüş yapmaya fotoğraf bir yerden sonra bozuluyordu. Şu anda Nikon'da bu işleri Canon'a göre çok daha rahat yapabiliyorum ve bu bana acayip esneklik kazandırıyor. Tamam belki Canon aynı durumu 5DS ve 5D MK4 ile çözmüştür ancak şu anda Nikon benim tüm işlemlerimi sorunsuz yerine getirmemi sağlıyor. ve benim için en iyi ekipman. Aslında bu şekilde siteler, tamamen insanları aldatmaya yönelik diye düşünüyorum. Sonuçta amacımız fotoğraf çekmek değil mi? Bu tarz siteler sayesinde yeni çıkan ekipmanlar son kullanıcıya bir şekilde kakalanmak isteniyor. Biz de bu sitelere dalıp asıl amacımız olan fotoğraf çekmekten uzaklaşıyoruz. Hatta kafamıza yatan, içimize sinen A marka T2 cinsi lensi almak yerine bu tarz sitelere gidince Z marka Q2 lensi incelemeye başlıyoruz. sonra Q2 marka lensi alalım diye karar kılıyoruz ancak bir bakıyoruz fiyatı diğer lensin 2 yada 3 katı. İşte bu şekilde kazıklanıyoruz. Bu tamamen pazarlama taktiği olarak firmaların yürüttüğü bir kampanyadır diye düşünüyorum. Bir de yukarda verdiğiniz site örneğinde yada bunun gibi sitelerde verilen puanlar 1 aşağı-2 yukarı olabiliyor ancak aradaki 1 puan yada 2 puan farkı insan gözüyle fark etmek imkansız olabiliyor. O yüzden çok uzattığımı bilerek ve özür dileyerek söylemek isterim ki bu konuları bu kadar tartışacağımıza asıl işimiz fotoğrafa dönelim. Alalım elimize makinemizi gidelim fotoğraf çekelim. Fotoğraf adına bir şeyler üretelim. İnanın dünyanın en keskin gövde ve lenslerine sahip olsak bile makinemizi elimize alıp fotoğraf adına üretim yapamıyorsak bence hiç bir anlamı yok. Lafı çok uzattım, sürçü lisan ettiysem affola. Sağlıcakla ve bol fotoğrafla kalın.
  15. Yasin hocam selamlar. Olay sadece fotoğrafı çekeyim, stok fotoğrafçılığı sitelerine yükleyeyim düşüncesiyle bitmez tabii ki. Kendinizi bir müşteri yerine koyun. Satın alacak olduğunuz fotoğrafın tam da sizin aradığınız özelliklerde olması gerekli. Stok fotoğrafçılığı için benim naçizane düşüncem çok iyi bir bilgi birikimine, çok dallı bir düşünce tarzına ve de çağımızın gerekliliklerine göre farklı farklı alanlarda yaratıcılık (fotoğraf anlamında) özelliklerine sahip olmak gerekir. Ayrıca çekecek olduğunuz fotoğrafın mutlaka yüksek çözünürlükte, maksimum netlikte (yada yerine göre çözünürlük ve netlikten az biraz ödün verilmiş olsa bile çok fazla-yada çok anlamlı bir içeriğe ((içerik herşey olabilir - bir sokak fotoğrafı, bir çocuk yuvası, bi huzur evi, topluluk kareleri, nesneler, objeler, tarihi gösteren-delil niteliğinde sayılabilecek kareler, eşsiz bir manzara vs.)) olması durumu aranır. Maksimum netliği sağlayabilmek için iyi ışık koşullarına ihtiyaç vardır. eğer stok sitelerini biraz incelerseniz fotoğrafların kalitesi ve tarzı hakkında az buçuk bilgi sahibi olabilirsiniz. Eğer böyle bir iş yapmayı düşünüyorsanız, evde kendinize güzel bir köşe hazırlayın. Gerekirse sabit ışık ile maksimum ışığı alabileceğiniz, yansıma yapmayacak, arka planı çok karışık yada dağınık durmayan (dikkati dağıtmayan) şekilde ve o köşede zaman zaman zemin, arka plan vs. değişiklikler yaparak fotoğraflarınızı çekin ve stok sitelerinde paylaşın. Eğer manzara, makro yada farklı bir alanda fotoğraf çekip yüklemek istiyorsanız önce fotoğrafını çekeceğiniz alanı belirleyip o alanda kendinizi geliştirmeye uğraşın. ilk başta zor yada karmaşık gelebilir ama eğer ciddi anlamda bu işi yapmak ve para kazanmak istiyorsanız yukarda bahsettiğim gibi bir çok özelliğin bir arada olması gerekiyor. Yani sadece iyi fotoğraf çekmek ya da bunun için çabalamak yetmeyebilir. Bence bu istediğiniz için, özel olarak kendinizi eğitme-geliştirme ve üzerine özel çalışma yapmalısınız. Bunlar naçizane düşüncelerim. Bunlar bu işin kuralıdır demiyorum, ama birazcık düşündüğüm zaman aklıma gelenler bunlar. Tabii ki konuyu daha teknik konudan yorumlayabilecek abilerimiz,arkadaşlarımız mevcut. Onların düşünceleri ve yorumları da size yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. Saygılar.