@nikonturk / İnstagram

Mobil olarak paylaştığınız fotoğraflarınız instagramda bulunan @Nikonturk profilimizi etiketliyerek veya #Nikonturk etiketini kullanarak yüklediğiniz fotoğrafları paylaşıyoruz

Liderlik Tablosu


Popüler İçerik

17-09-2017 zamanından beri en yüksek saygınlığı olan içeriği gösteriliyor alan : Her alanda

  1. 5 puan
    Bir sonraki objektifim ne olmalı? Doğayı ve seyahat etmeyi seven benim gibi birçok fotoğraf gönüllüsünün en yaygın sorulardan biri "Bundan sonra hangi objektife sahip olmalıyım?" tarzında sorulardır. Bu tip sorular, bu forumda, YouTube videolarında ve bilinen hemen her fotoğraf forumunda sıklıkla karşımıza çıkar. Genellikle yeni bir objektif alma sorusu ortaya atıldığında internet üzerinde birçok uzman(!) bunlara yanıt vermeye çalışır. Bununla birlikte çoğu kez bu görüşler, ya mesnetsiz bilgiler içerirler, ya da belirli bir marka ve modele atıfta bulunurlar, onu öne çıkartmaya çalışırlar. Gerçekten doyurucu olduğuna inandığınız bilgileri verenler de o bilgileri kendi gerçekliklerine göre aktarırlar. Ama ne O Siz’dir, ne de Siz O’sunuz. Yani, dikkatli olmakta fayda var. Ben konunun uzmanı değilim. Ve sizlere şu objektif en mükemmelidir, onu alın diyemem. Aslına bakarsanız, "Sahip olunması gerekenler listemde” hangi objektife karar vereceğim konusunda artık bir problem yaşamıyorum. Bu işe ilk başladığınızda doğal olarak çok kötü fotoğraflar çekiyorsunuz. Sizinkiler kötü değil miydi? Tamam, benimkiler çok kötüydü. Bu durumda bizler (siz iyi fotoğrafları olanlar hariç ), bu kötü fotoğrafların suçunu, ya kullandığımız kameraya, ya da elimizdeki o berbat (!) kit objektife atma eğilimindeyizdir. Sonra, okumaya, araştırmaya, çektikçe deneyim kazanmaya başladıkça bu sitenin mottosu olmuş o sihirli cümleyi kurmaya başlarsınız; Fotoğrafı önce göz, sonra lens, sonra makine çeker! Evet, şu geldiğim durumda, sahip olduğum azıcık bilgi birikimimle bu motto bence tamamen gerçek. Hatta bence Göz-Lens-Makine arasında 100 üzerinden puanlama yap deseniz sırasıyla; 50-30-20 derim. İyi bir fotoğrafçı gözünüz varsa zaten iyi bir fotoğrafı garanti etmiş olursunuz. Çünkü, aslına bakarsanız, elinizdeki makine ve objektif hangi marka ve model olursa olsun, en kötüsüyle bile “waaaw” dedirtecek fotoğraflar çekebilirsiniz. Bunun örnekleri o kadar fazla ki, burada değinmeye gerek bile yoktur sanırım. Benim için yeni bir cam(!) almanın nedeni biraz pragmatik bir şey. Yeni bir optik için para yatıracaksam, gerçekten ona ihtiyacım var mı diye bakıyorum. Bu yeni objektif ile şimdi yapamadığım neyi yapabileceğim, ona odaklanıyorum. E tabi mühendis geçmişim teknik verilere bakmaktan ve bu konulardaki ciddi sitelerin makalelerini okumaktan beni alıkoymuyor. Sahip olduğum en uzak odaklı objektifim “AF-S Nikkor 70-200mm f/2.8G ED VR II”. Doğada, özellikle vahşi yaşam, kuş fotoğrafçıları için bu odak uzaklığı çok yetersiz kalabilir. Ama ben ne kadar ve kaç kez böyle bir durumla karşılaşıyorum ki? Bu ihtiyacım için daha uzun odaklı bir objektif almak yerine bir 2xTelekonvertör almayı tercih ettim. Tamam, "200mm f/2.8 Objektif + 2xTelekonvertör" bir 400mm f/2.8 objektif etmiyor olabilir (mi?). Eğer kullandığınız gövdenin AF sisteminin nasıl çalıştığını, hangi durumlarda nasıl tepki verdiğini biliyorsanız, EVET yeterli olabilir. Unutmayın, ben bir amatörüm. Profesyonel vahşi yaşam ya da aksiyon/spor fotoğrafçısı değilim. Gelin olayı biraz sulandıralım; Diyelim ki, fotoğraf makinenizle birlikte verilen kit objektifle çekmiş olduğunuz fotoğraflardan daha keskin ve daha canlı görüntüler istemektesiniz. Ya da düşük ışıkta veya güzel yumuşak arka planlarla dolu fotoğrafları çekebilmek için belki de f/2.8, f/1.4 gibi daha hızlı bir objektife ihtiyacınız var. Belki de kanatlarını bir saniye içinde yüzlerce kez çırpan ve havada asılı durabilen küçük kuşları fotoğraflamak için daha hızlı bir Otomatik Netleme (AF-Auto Focus)’ye sahip bir gövdeye ihtiyacınız var. Böyle bir durumda en uygun soru şu; "Bu tür fotoğrafları çekmek için şu an sahip olduğum gövde ve kullandığım objektif(ler) yeterli mi, hangi özelliklerde objektife ihtiyaç duyuyorum?” Bu soruyu sorduğunuzda bunun sahip olduğunuz donanımla ilgili bir sorun olmadığını, bundan ziyade problemin vizörün arkasındaki dört inçlik alana bakan gözlerin sahibinde olduğunu fark edebilirsiniz. Tamam, elbette iyi objektifler gerekir, ama elinizdeki mevcut objektiflerle iyi görüntüler yakalamak için daha iyi teknikler de geliştirebilirsiniz. İyi haber, bu problemin çözülmesi genellikle tahmin edilenden daha ucuzdur Peki bu ihtiyacınızı tam olarak ve kolaylıkla tanımlayamıyorsanız nedeni nedir? Birkaç olasılık var: Birincisi, gerçekte şu anda yeni bir şeye ihtiyacınız yoktur ve cebinizde duran biraz ekstra paranın GAZına geliyor olabilirsiniz. Evet, aslında bu karşılaşacağınız en iyi durumdur. Bazen "sıkılmış" olamaz mısınız? Bu durum, ekstra bir objektife avuç dolusu para vermek yerine, bu parayı sahip olduğunuz ekipmanı veya eğitici materyalleri çok daha etkin kullanmanızı sağlayacak, alanında uzman fotoğraf eğitmenleri ile birlikte katılacağınız uygulamalı bir fotoğraf gezisine yatırma fırsatı yaratmış olabilir. Ne dersiniz? Başka bir olasılık; kendinizi dışarı atabilir ve sevdiğiniz şeyleri çekmek için kendinize daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Sanıyoruz ki, en iyi objektif(ler)e sahip olduğumuzda en iyi fotoğrafları artık çekebileceğiz. Evet bu belki de doğrudur. Peki ya bu hobimize aslında gerçekte yeterince zaman ayırmıyorsak? Asıl neden bu olabilir mi? Ben kendimce şöyle bir metodoloji geliştirdim; Aşağıda anlatacaklarım bir fotoğraf gönüllüsü olarak sadece benim düşüncelerimi ve yaptıklarımı içermektedir. Herkesin iş yapış şekli farklıdır, bu yüzden benim için işe yarayan bir yöntem sizin işinize yaramayabilir. Doğayı ve seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsü olarak benim için, objektifimle bir defada mümkün olan en geniş alanı kaplayabilmem önemlidir. Güzel tespit, devam edelim. Elimdeki mevcut objektif setimle 14mm'den 200mm'ye (Telekonvertör ile 400mm) ulaşıyorum ve arada herhangi bir boşluğum bulunmuyor. Bu işe ilk başlıyorsanız ve hangi objektif(ler)i alacağınız konusunda kararsızsanız, (hatta kararalıysanız bile) başlangıçta geniş açıdan yaklaşık 200 mm'ye kadar odak mesafesi olan (mesela 18-200mm) bir objektif ile başlamanızı, bu tek objektifle yeterince uzun bir zaman geçirmenizi öneriyorum, ne dersiniz? Belirli bir süre sonunda çekmiş olduğunuz ve en beğendiğiniz fotoğraflara tek tek göz atıp, bunları hangi odak uzaklıklarında çektiğinizi not edebilirsiniz. Bu yöntem, sizin severek, zevk alarak çektiğiniz odak uzaklıkları hakkında çok güzel bilgiler verecektir. Unutmayın; ölçemediğiniz bir şeyi geliştiremezsiniz. Hiç durmayın, bunu şimdi, hemen yapın. En sevdiğiniz fotoğrafları biliyorsunuzdur, açın onları ve hangi odak uzaklığında, hangi diyafram değeriyle çektiğinizi kontrol edin ve bir liste çıkartın. Bunu yaptığınızda, büyük bir hevesle almış olduğunuz 50mm f/1.4 objektifin aslında neden uzunca bir zamandır kılıfından çıkmadığını, hatta onu artık son zamanlarda yanınıza bile almadığınızı, dolabınızda neden tozlandığını anlayacaksınız Bunun sağlamasını şu şekilde de yapabilirsiniz; Sahip olduğunuz tüm objektifleri listeleyin. Son 1 yıldır bu objektifleri hangi sıklıkta kullandığınızı aşağı yukarı çıkartın. En sık kullandığınız ve kullanmaktan hoşlandığınız objektifleri bir kenara ayırın, sonra sahibinden.com sitesine girin diğerlerini satışa çıkarın. İddia ediyorum, (keşke biraz daha fazla ücret isteseydim fikri dışında) pişman olmayacaksınız. Buradan elde ettiğiniz gelir ile bu güzel hobinizle ilgili özel turlara katılabilir, kendinizi ustaların yanında çok iyi geliştirebilirsiniz. Hatırlayacaksınız; özellikle geniş açı objektiflerden bahsederken hep perspektif bozulmasından veya objektifin perspektif başarımından söz edilir. Evet böyle bir gerçeklik var. Unutmayalım ki perspektif için ilk koşul kameramızın konumudur. Neden kameramı doğru konumlandırmak (bunun için biraz hareket etmek ve dolayısıyla sağlıklı kalmak) varken ve Photoshop vb gibi bu işlemi fotoğraf düzenleme esnasında artık mükemmel yapabilen uygulamalar dururken, sırf bu işlemi biraz düzeltici şekilde kendi başına yaptığı için bir objektife avuç dolusu para ödeyeyim? Dolayısıyla, manzara çekimlerinde kamera pozisyonuyla oynayıp sahne için mükemmel bir perspektif bulmak ilk öğrenmemiz gereken en önemli konudur. Kamera konumlandırmayı keşfettiğimizde, artık istediğimiz bir objektifi seçmek elimizde. Vizörümüzde istediğimiz kareyi görene kadar o zoom halkasını çevirmekte artık özgürüz. Sabit odak uzaklı objektifler, hah işte problem! Sabit odak uzaklığında olan objektif kullanacaksanız büyük olasılıkla yakınlaştırma/uzaklaştırma (zoom) işini ayaklarınızla yapmanız gerekecek . Bunun daha da kötüsü, siz kadrajı belirlediğinizde objeniz yer değiştirirse ne olacak? Artık ideal konumunuzda değilsiniz. Evet ne yazık ki sabit objektifler ile çekim yaparken, senaryoyu objeler belirler. Elbette, sabit objektifler tam ve doğru odak uzaklığı sunarlar ve mükemmel çalışırlar. Buna ilave olarak daha iyi bir keskinliğe de sahip olursunuz. Manzara çekiminden hoşlanan bir fotoğraf gönüllüsü olarak perspektifi kontrol etmeyi biraz öğrenince fotoğraflarımın (bana göre) daha iyi olduğunu fark etmeye başladım. Bazen 200 mm'nin üzerinde (Telekonvertör ile) genellikle aksiyon çekiyorum ve bu durumlarda perspektif (başkaları için yine de önemli olsa da) artık benim için çok önemli değil. Aksiyon fotoğraflarında çerçeve içindeki her küçük nesne, çoğunlukla manzara fotoğraflarımda olduğu gibi kritik bir rol oynamıyor benim için. Aslında, aksiyon ve yaban hayatı ile arka planın (ve hatta bazen ön planın) yumuşak ve bulanık olması istenir (bokeh). Bu yüzden manzara konusunda eleştirilen bu durum aksiyon ve vahşi yaşamda oldukça önemlidir. Bu durumlarda, hızlı AF, her karesi net, keskinliğini mükemmel sonuçlar önem kazanır. Peki, eşit derecede iyi görünen birkaç seçenekle karşı karşıya kalırsak kararı nasıl vereceğiz? İki benzer objektif ve odak uzunluğu arasında seçim yaparken, genellikle bazı faktör(ler)den ödün vermeniz gerekebilir. Örneğin, belki 200-500 mm gibi zoom ve 300 mm F4 + telekonvertör arasında kaldınız. Farklar açıktır; Sizce daha zor ışık koşullarında çok hızlı netleme yapabilmek mi önemlidir, yoksa yakınlaştırma esnekliği mi? Ve bunun için bu fiyatı ödemeye değer mi? Aynı şey kısa odak uzaklıkları için de geçerli. Örneğin14-24mm f/2.8 mi veya 16-35mm f/4 mü? Ben bu ikilemi bizzat yaşadım. Birçok kez belirttiğim gibi doğayı ve seyahat etmeyi seviyorum. Dolayısıyla, manzara, şehirlerin mimarileri, kapalı alan çekimleri benim ilgi alanımda. Kapalı alan, gece yıldız çekimi vs deyince bu ortamlar için ideal olanı (yukarıdaki iki objektif arasında) 14-24mm f/2.8 seçimi olurdu. Ama ben aynı zamanda filtre kullanmayı, uzun pozlamayı da seviyorum. Binbir araştırma sonucunda iyi bedeller ödeyerek aldığım filtrelerimi kullanmayı da istiyorum. Sonuçta; bahse konu iki objektifi de satın aldım. Belki inanmayacaksınız ama en sık kullandığım iki objektifim bunlar. Anahtar nokta; bu yalnızca gerçekten SİZİN karar verebileceğiniz bir seçim. Bu seçimi ben sizin için yapamam, internetteki hiç kimse de yapamaz. Bence başkalarının yönlendirmesindense, karar verme sorumluluğunu almalı ve biraz düşünmelisiniz. İki objektif arasında seçimle karşı karşıya kaldığımızda hep "yanlış" karar vermekten korkarız değil mi? Ancak böyle düşünmek hatalı. Unutmayın; gerçekte, gerçekten "iyi" ve "kötü" objektif arasında karar vermeye çalışmıyoruz; İki iyi seçenek arasında karar vermeye çalışıyoruz. Kararlarınızı, sizin için daha değerli olacağını düşündüğünüz avantajlara dayalı olarak (bu farklılıklar az olsa bile) kendiniz vermelisiniz. Acımasız gerçek şu ki, ne karar verirseniz verin, diğer objektife ihtiyaç duyacağınız zamanlar hep olacak . Yapabileceğiniz en iyi ve tek şey, satın alma aşamasında bildiklerinize dayanarak, vakaların “çoğunda sizin için doğru görünen bir objektifi seçmenizdir. Gerçekten hala şüphedeyseniz, eğer imkanınız varsa birkaç günlüğüne bir lens kiralamak, ya da bir süreliğine denemek için ödünç almak kendiniz için doğru tercihi bulmanıza yardımcı olabilir. Sizler de düşünce ve yorumlarınızla katkıda bulunur musunuz? Malum; bilgi paylaştıkça çoğalıyor. Işığınız bol, seçiminiz hayırlı olsun.
  2. 2 puan
    @Turgay Seven bey, Teşekkür ederim güzel yorumlar için. O yazının ikinci versiyonunu hazırlıyorum bu günlerde. Bu tekniğe benzer, ama hem daha kolay hem de daha etkin bir AF ince ayarını anlatacak. Saygılar.
  3. 2 puan
    Makinenin DX olması farketmez. Kısık diyaframda çektiğiniz son fotoğraf öncekilere göre daha net. April'e netlediniz ve arkadaki yazı net olduysa mantıken back focus probleminden bahsetmek gerekir. Makine/lens sizin netlediğiniz alanın daha uzağına netliyor demektir. Bu konuda Sebahattin Bey'in mükemmel bir yazısı var. Ben çok faydalandım bu yazıdan. Eğer okumadıysanız mutlaka okuyun derim.
  4. 2 puan
    Buğra hocam iyi geceler. Ben her zaman temiz 2. el lens almaktan yana oldum. Bunu etrafımdaki arkadaşlara ve tanıdıklara da hep tavsiye ettim. Tabii bunun sebebi alacağınız lens sizin için tamamen doğru lens olmayabilir. Yani açısını sevmeyebilir, daha açık diyafram yada farklı odak uzaklığına sahip bir lens almak isteyebilir, ya da bir süre kullandıktan sonra sıkılıp lensi değiştirmek isteyebilirsiniz. Böyle bir durumda temiz 2. el aldığınız bir ürünü en kötü aldığınız paraya yada +/- 50, 100 TL civarına satabilirsiniz. Ancak burada mutlaka ama mutlaka dikkat etmeniz gereken bir şey var. Lensi elden görerek, deneyerek almalısınız. Bunun için satıcı ile haberleşip lensi görmeye gidin ve giderken yanınızda gövdenizi götürün. Belli başlı dikkat etmeniz gereken şeyler: 1) Lensin dış kondüsyonu/kozmetiği: Lensi elinize aldığınızda eğer pırıl pırılsa, sahibi iyi bakmış demektir. Tabii ki sadece pırıl pırıl olması tek başına yeterli olmaz. Lensin optiklerinin içinde gözle görülür toz var mı iyice incelemek lazım. 2) Sonra varsa AF/MF tuşu, Titreşim önleyici OS,VR,VC,IS geçiş tuşlar düzgün çalışıyor mu bakmak lazım. Lensi Manuel ve Otomatik netleme modunda iyice denemek lazım. Lensi makineye taktıktan sonra otomatik netleme tutarlı mı, netleme hızı iyi mi, titreşim önleyici doğru ve düzgün çalışıyor mu bunları denemek lazım. 3) Lens eğer zoom lens ise zoom yaparken takılıyor mu? Lensler düşerse yada darbe alırsa bazı odak aralıklarında takılma-zorlanma yapabilir. Ayrıca belirli odak uzaklıklarında otomatik ve manuel netlemesi düzgün mü bakmak lazım. Tabii mümkünse yanınızda bilgisayar götürüp fotoğrafları bilgisayar ekranında görerek karar vermek daha iyi olur çünkü bazen DSLR makinelerin LCD ekranları çok başarılı olabiliyor ancak fotoğrafı büyük boyutta açınca hüsrana uğrayabiliyorsunuz. 4) Ayrıca lensin içinde toz olup olmadığını anlamak için makine sensöründe toz olup olmadığını anlarken yaptığımız gibi f20/22 gibi kısık diyaframda beyaz duvar yada kağıt fotoğrafı çekilebilir. Ancak bu yöntemde tozun makinenin sensöründe mi yoksa lensin içinde mi olup olmadığına dikkat etmek lazım. 5) Son olarak yine kozmetik olarak lensin üzerinde ezik var mı? çizik var mı? Filtre takma halkasında sorun var mı? filtre takıp sökerken diş atmış mı? herhangi bir iz var mı? bunlara bakmak lazım. Eğer aradığınız ekipman size yakın bir yerde değilse, eğer bulunduğu yerde bir tanıdık bulabiliyorsanız tanıdığa rica edin. sizin adınıza gidip lensi inceyebilecek biri olursa daha iyi olur. Eğer fotoğraf işinden anlamayan tanıdığınız varsa rica edin bir fotoğraf stüdyosuna götürüp lensi göstersin. Fotoğrafçıların bir çoğu az buçuk kontrol etme seviseyinde bilgiye sahiptir. Eğer hiç tanıdığınız yoksa ya kapıda kontrollü ödeme yöntemi ile PTT kargo ile satın alma yapın yada satıcıdan GET ile ilan açmasını isteyip, ürün size ulaştıktan ve iyice inceledikten sonra ödeme için onay verin. Bunun dışında Hayyam gibi ve benzeri satıcılardan ürün alırken yine yukarıda söylediğim yöntemleri uygulayın. Ancak size uyarım dükkan sahibi yada satıcı malını ne kadar överse övsün siz kontrollerinizi mutlaka gerçekleştirin. Bunun dışından eğer yurt dışına gelen giden akraba-eş dost-arkadaş varsa "0" ürün aldırabilirsiniz. Yurt dışı ürünlerini Türkiye'deki temiz 2. el ürün fiyatına alabiliyorsunuz. Bir alternatif olarak düşünebilirsiniz. Ancak son olarak dikkat çekmek istediğim bir şey olacak. Bu yazdıklarımı yapsanız dahi %100 "0" ürün almış olmuyorsunuz. Ancak bütçeyi düşününce 2. el mantıklı ve makul gözüküyor. Elektronik biraz şans işidir. O yüzden yukarıdaki kontrolleri mümkün olduğunca yerine getirerek ürün alımı yaparsanız sorun yaşayacağınızı sanmıyorum. Ancak bütçeniz var ise tabii ki Türkiye garantili "0" ürün almak en güzelidir, bunu da söylemeden geçmeyelim Biraz uzun yazdım. Sürçü lisan ettiysek affola!
  5. 2 puan
    Ben şimdiye kadar bir kez ikinci el ekipman aldım. Yaklaşık 10 yıl kadar önce çok yakından tanıdığım bir fotoğrafçı arkadaşımdan Nikon lens almıştım. Almadan önce bana bu lensi 6 ay kadar önce aldığını, neredeyse hiç kullanmadığını söylemişti. Birkaç fotoğraf çektim fena görünmüyordu. Birkaç gün sonra lensin içinden tıkırtılar gelmeye başladı, arkadaşıma sorduğumda benim düşürmüş ya da çok sert çarpmış olabileceğimi söyledi. Beni tanıyan birinin bunu söyleyebilmesi mümkün değildir. Benim ekipmanlarımda bırakın bir çiziği, toz bile bulamazsınız, bırakın çarpmayı ya da düşürmeyi. Nikon servisine götürmüştüm Hayyam'da. Lensin seri numarasına baktığında lensin 2.5 yıl önce satıldığını, 2 kez servise geldiğini, ilk gelişinde lensin içinde birkaç kırık parça bulunduğunu söylediğinde yıkılmıştım. O gün bugündür ikinci el almıyorum. Bu benim şanssızlığım olabilir. Öyle kişiler tanıyorum ki neredeyse tüm ekipmanları ikinci el ve mutlu mesut yaşıyorlar bunlarla. O nedenle ikinci el alırken nelere dikkat etmeliyim diye bana sormayın, ben yanlış kişiyim çünkü O lensi ne mi yaptım? Öncelikle o kişi artık benim arkadaşım değil. Lensin içini boşalttım, bir süre ofisteki masamda kalemlik olarak kullandım. Sonra o da taşınmalarımın birinde kayboldu gitti. Saygılar.
  6. 2 puan
    İş ortamının stresinden kurtulmak için, kısa ve uzun tatillerimde, hafta sonlarında, sıklıkla yeni yerler görmek, farklı kültür ve yapıda insanlar tanımak, değişik yemek kültürleri hakkında bilgi edinmek ve onların tadına bakmak için eşimle birlikte seyahat ediyoruz. Bu seyahatler esnasında bende bir tutku haline dönüşen fotoğraf çekmeyi de ihmal etmiyorum tabi. Bazen kendime sormuyor değilim; acaba ben gerçekten yeni yerler görmek için mi seyahat ediyorum, yoksa fotoğraf çekmek için mi seyahati bahane ediyorum? Bir türlü karar veremediğime göre, sanırım her ikisi de doğru. Yakın çevremdeki arkadaşlarım ve blogumu takip eden değerli dostlarım bazen bir fotoğrafıma bakıp bunun için ne kadar beklediğimi, ne kadar yürüdüğümü, nasıl planladığımı soruyorlar. Verdiğim cevap genellikle onların duymak istediği cevap olmuyor. Ben seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsüyüm Öyle öncesinden hazırlanıp, setler kurup, modeller bulup, onlara kostümler hazırlatıp, senaryolar belirleyip, kurgusal fotoğraflar çekmek için ne tecrübeye sahibim, ne böyle bir hevesim, ne de vaktim var. O iş alanı bambaşka bir yer, tecrübe gerektiriyor, yetenek gerektiriyor, sabır gerektiriyor. O yüzden de herkes yapamıyor zaten. Yakın bir dostum, stüdyosunda benim çoğu zaman anlamakta zorluk çektiğim değişik stüdyo ışık sistemleriyle ve onlara takılan ve adlarını bir türlü ezberleyemediğim değişik değişik başlıklarla, ürün, moda ve yemek fotoğrafçılığı yapıyor. Bazen stüdyosuna uğruyor, yaptıklarını izliyorum. Değişik insanlar. O tip ustalara, sanatçılara saygı duyuyorum. Bana yukarıdaki soruyu soran arkadaşlarıma önerdiğim birkaç küçük şey var, ancak inandığım en önemli şey; fotoğraf çekme sürecini sadece akışına bırakmaktır. Artık fotoğraf çekerken işin tekniğini düşünmüyorum bile. Yok 1/3 kuralı, yok ufuk çizgisi düzgünlüğü, arka planın karmaşıklığı gibi şeylere takılmıyorum. Daha doğrusu takılmamayı öğrendim. Bu saydıklarıma dikkat etmiyor muyum? Ediyorum elbette, ama onları düşünerek çekmiyorum fotoğraflarımı, kendiliğinden oluveriyor, tıpkı araç kullanırken hangi viteste gittiğinizi bilmeden vites değiştirmek gibi bir şey. BAŞARILI BİR İMAJ OLUŞTURMA STRESİNİ ATIN ÜZERİNİZDEN; BİR OLAYI, SAHNEYİ DAHA DERİNDEN GÖRMEK İSTEĞİNDEN VEYA GÖRMEK İÇİN DAHA FAZLA ŞEYLER ARAMAKTAN VAZGEÇİN. Ne kadar çok denerseniz o kadar zorlaşıyor, inanın. Bir görüntüyü ne kadar çok ararsanız, özellikle de hepsini daha önce gördüyseniz, o kadar zor olur. Yukarıdaki fotoğrafların ilginç bir hikayesi var. Detay için herhangi birisinin üzerine tıklamanız yeterli. Işığınız bol olsun.
  7. 2 puan
    Lens almam gerekiyor başlığından bir zorunluluk varmış gibi gözüküyor. sormak istiyorum size zorla mı lens aldırıyorlar? neden lens almanız gerekiyor? alacağınız lensi hangi amaçla kullanacaksınız? kişisel düşüncem 300-400 TL bütçe ile alınabilecek en güzel lens 35mm 1.8 G serisi olur. 300-400 TL'ye değilde 450-500 TL civarına temiz 2. el bulabilirsiniz. bu 35mm lens ile çok güzel portreler çekersiniz. açık alanda manzara-genel çekim kullanımları için de işe yarar. eğer portreye yönelmek istiyorum diye düşünüyorsanız bence 35mm 1.8G çok faydalı olacaktır.
  8. 1 puan
    @mustafa araç bey, Fotoğrafı çekmeden önce yaptığınız bu pozlama ayarlarını LCD'de görmeniz ne yazık ki mümkün değil. Ancak fotoğrafı çektikten sonra sonucunu LCD'de görebilirsiniz. Ama bahsettiğiniz pozlama ayarlarının doğru olup olmadığını anlamanın bir yolu var: Makinenizin ekranında "Pozlama skalası" olacaktır. Siz bu ayarları değiştirdikçe ekrandaki skala değişecektir. Ayarlarınız doğru ise skala "0" da olması gerekir. Eğer sola yakınsa fotoğrafınız az pozlanmış yani karanlık çıkacaktır, sağa yakınsa fotoğrafınız çok pozlanmış yani çok ışıklı çıkacaktır. Bu ayarı devamlı "0" da tutacak şekilde ISO, Diyafram ve Enstantane ayarı yaparsanız problem yaşamazsınız. Saygılar.
  9. 1 puan
    Sanırım aynı kriter belirleyeceğim en fazla 1 yıllık olsun artık olmadı zamanla sıfır alırım yapacak bişey yok gibi. Halen nasıl bir lens alacağıma tam olarak karar veremedim ama bana en yakın olan lens Tamron 24-70mm 2.8 VC
  10. 1 puan
    Elektronik ürünleri sıfır almak dahi risk teşkil edebiliyorken, kullanılmış almak tamamen riskli bir işlem. Ancak Nikon lenslerin pahalı fiyatı, çoğu kullanıcıyı ister istemez ikinci el ürün almaya yönlendiriyor. Ben de bu konuda şanslı olanlardanım. Fx; 35, 85 ve 24-120 mm lenslerimin tamamını ikinci el aldım. Tüm lenslerim kusursuz ve adeta sıfır gibiydi. Dikkat ettiğim en önemli nokta ürünlerin ilk kez el değiştirecek olmasıydı. İkinci nokta ise alım tarihine göre çok eski olmamasıydı. Kendimce en fazla iki yıllık olabilir kriteri koymuştum. Bu durumu fatura vb. belgelerle ispat edebilen kişilerden ortalama fiyata göre 100-200TL fazla ödeyerek aldım lensleri.
  11. 1 puan
    ben pahalı lenslerimi 2. el aldım hep ama tamamen şans işi. dikkay eymeniz gerekenler camlarında çizik olmaması, içinden tıkırtı gelmemesi, tipine göre odak motorunun sessiz ve güzel çalışması(bazı eski modeller sesli odak yapar), odakladığı yeri net çekmeli, bütün diyaframları düzgün çalışmalı, kozmetik olarak yıpranmamış olmalı, açılmamış olmalı. ama gene de sıfır şansınız varsa sıfıra yönelin. bazen de temiz gözüken lens 10 kez düzgün 2 kez flu çekebiliyor. eğer alacaksanız 2. el dükkan garantili ürün alırsanız en azından bir hatada esnafsa sorunu çözebilirsiniz.
  12. 1 puan
    Bence siz şu an elinizde bulunan makinanın hakkını verin! Sadece üç yıllık bir tecrübeyle ve bir zoom lensle, gereken tecrübeyi kazanmış olmanız olasılığı çok az. Sihirli bir makina yok. Sonuçta hepsi aynı prensiple çalışan birer karanlık kutu. Fotoğrafın kaliteli olması, ağırlıklı olarak tamamen size ve kullandığınız lense bağlı. Öncelikle bir prime lens (sabit odaklı) alın! Sonra da makinanın varsayılan ayarlarına göz atın! İhtiyacınıza uygun şekilde değiştirmeyi öğrenin! Otomatik ayarlarda çekim yapıyorsanız zaten, makinanızı değiştirmeyi hiç düşünmeyin, paranıza yazık. Diyafram öncelikli, enstantane öncelikli çekimlere yoğunlaşın! Beyaz ayarına dikkat edin! Hangi durumlarda hangi ölçüm modlarını kullanmayı öğrenin! Poz telafisini nasıl kullanacağınızı öğrenin! Alan derinliklerini öğrenin! Öğrenecek o kadar çok şey var ki, saymakla bitmez ve hepsi fotoğrafınızın iyi ya da kötü çıkmasına neden olacaktır. Ben 30 sene analog SLR kullandım ve 10 senedir de dijital SLR kullanıyorum, hala öğrenecek çok şey çıkıyor. Acele etmeyin! Önce konuya tamamen hakim olun! Belki de elinizdeki makina bile sizi gerektiği kadar tatmin edecektir.
  13. 1 puan
    @Buğra TUNA hocam, ben kursa gitmedim lens kirliliği, kalibrasyon cart curt bilmem Yani ikinci elde benim size yardımım dokunmaz, eminim @Sebahattin Demir ve @hüseyin özdemir bu konuda size yardımcı olacaktır
  14. 1 puan
    @Buğra TUNA hocam, 1500 limit FF bir makine için ve sizin çekimlerinize yetecek gözükmüyor.. Bu açıklayıcı ve size lazım olan tür lensin, kadraja geniş alan sığdırması ve keskinlikte olması gerekmekte.. Alabileceğiniz uygun olarak üç lens önerim var: Tamron 24-70mm 2.8 VC - Tokina 16-28mm f/2.8 AT-X Pro FX Zoom - Nikon 24-85mm f/3.5-4.5G ED VR
  15. 1 puan
    çok teşekkür ederim görüşleriniz için.
  16. 1 puan
    Buğra hocam alacağınız lens için amaçladığınız çekimler nelerdir? Ne tür çekimler için yeni lens ihtiyacı duyuyorsunuz? Ürün ve mekan çekimi dediğiniz zaman aralık çok fazla oluyor. Bir mekanda detay çekiyorsunuzdur yada ürün çekimini çok yakından küçük bir ürün çekerek yapıyorsunuzdur makro lens işinize yarar. Mekanı komple çekiyorsunuzdur, çektiğiniz ürün mobilya, beyaz eşya vb. gibi büyük ebatlı ürünlerdir, geniş açı yada ultra geniş açı lens işinize yarar. Dolayısıyla bence seçiminizi daha net bir şekilde yapmalısınız. Eğer odak aralığı çok fazla bir lens alırsanız belli bir odak aralığından sonra lensin görüntü kalitesi düşer. Bence daha fazla detay verin ki, tavsiyede bulunacak arkadaşlarımız,abilerimiz daha faydalı tavsiyelerde bulunabilsinler.
  17. 1 puan
    Turgay bey merhaba, İşinize yaramasına sevindim. Bunun gibi bilmeden öyle çok hatalar yapıyoruz ki. Yazık oluyor harcanan paralara. Sonuçta para kolay kazanılmıyor. Çok fazla objektif almak aslında insanda fotoğrafçılık reflekslerini de öldürüyor, gelişime kapatıyor insanı. Keşke imkanı olsa da zoom aralığı dar olan tek bir objektif ile en az şöyle bir 5 yıl geçirebilsek. İnanın çok daha fazla ilerleme katederiz bu güzel ve hoş hobimizle. Saygılar.
  18. 1 puan
    @Tameristan bey, Aramıza hoşgeldiniz, en doğru yerdesiniz. Sorunuza cevap bulmanıza sevindim. Kendi kendinize de olsa Güzel karelerinizi bekliyoruz. Işığınız bol olsun. Saygılar.
  19. 1 puan
    Knedi soruma kendim cevap yazayım, belki aynı hususa takılan olur, Nikon vediği cevapta wifi nin sadece akıllı cihaz ile kamera arasıdnaki bağlantı anlamına geldiğini belirtti ve kaeralarımız wifi internet modemine bağlanmaz açıklamasını verdi.
  20. 1 puan
    Çok iyi bir karşılaştırma olmuş. Gerçi Japonca olmuş ama merak ettiklerinizi Google Translate ile çevirebilirsiniz. Buradan erişebilirsiniz. Saygılar.
  21. 1 puan
    Aslında bu işi yapacak çok fazla kişi bulamazsınız yine belki ticari düşünce ile bakıp size birşeyler söylerler makina hakkında ama az kişi yapar. en iyisi kendiniz bakmanızdır belirli kuralları belirli bakacağınız yerleri olacaktır. Focus tuşlar hassaslık shıutter sensör ayna flash uzun pozlama ile sensör ölü ve hassaslıgı kirliliği ölü pixel gibi birçok şeyi anlarsın kısa zamanda . zaten gerisi içinde birşey kalmadı o kadar büyütecek.
  22. 1 puan
    Benim Hayyam'da güvenebileceğim, önceden çalışmış olduğum başka bir kişi yok ne yazık ki. Belki başka arkadaşlarımız yardımcı olurlar. Selamlar.
  23. 1 puan
    Mantığı anlamışsınız tamam ancak yaptığınız işlemi yani netleme yapacağınız yeri netleyip çekmek istediğiniz kadraja dönüp çekerken tuşa basılı tutuyorsunzu dimi yani AE-L/AF-L tuşuna basını tukarak çekim yapmalısınız. basıp bırakmanız AF kitlemez kaydırır. Bundan ayrı olarakda o kullandığınız tuşun menüde görevini kontrol ediniz çünkü o tuşu değiştirebiliyorsunuz fonksiyonlarını aşağıdaki fotoğrafda göreceğiniz gibi menüde kontrolünüzü sağlayın hangi görevi yapması gerekiğini. AE/AF lock – Bu ilk sırada yer alan ve AE-L/AF-L düğmesinin varsayılan davranışını belirleyen butondur. Görevi ise pozlama için gerekli bileşenler (enstantane hızı, diyafram, ISO ve beyaz dengesi) ve lensin netlemesini kilitlemektir. Peki nasıl çalışır? Sadece ilgili düğmeye bastığınızda bahsedilen değerler için kilitlemeyi yapar. Ancak elinizi çektiğinizde herşey eski haline döner. AE lock only – Bu seçimde sadece pozlama değerlerini kilitlemiş olursunuz. Odak kilidi devrede olmadığından tekrar pozlama yapmanız durumunda odaklamayı gözden geçirmeniz gerekecektir. Aynı şekilde sadece AE-L/AF-L düğmesine basıldığında çalışır. AF lock only – Bu seçimde ise sadece lens odaklamasını kilitlemiş olursunuz. Sadece AE-L/AF-L düğmesine basıldığında çalışır, elinizi kaldırdığınızda etkisini kaybeder. AE lock (Hold) – AE lock ile aynı özelliğe sahip yani pozlamayı kilitliyorsunuz. Ancak bu sefer siz düğmeden elinizi kaldırınca değil ikinci kez basana kadar pozlama değerleri kilitli kalıyor. AF-ON – AE-L/AF-L düğmesi otomatik netlemeyi başlatır. Deklanşör düğmesi netleme yapmak için kullanılamaz. Dip not : Aslınfa AF Kitleme olayını en iyi yöntemi ayarlardan kapatmadı iseniz deklanşör tuşunun yarım basılı tutarak bunu zaten yapıyorsunuz
  24. 1 puan
    Evet Hayyam'da, girişte sağdaki basamaklardan inince tam karşınızda.
  25. 1 puan
    Nikon Servis Özcan Vurun Cep: 0536 431 7871 Güvenebilirsiniz. Saygılar.
  26. 1 puan
    Yasin hocam, lütfen yukarda yazdıklarımı yanlış anlamayın. Eğer amacınız sadece yakın çekim ise boşuna Sigma 105mm almayın. Eğer derinlemesine makro çekmeye başlayacağım derseniz ayrı konu. Çünkü her zaman söylerim bir ekipman alıp yatırıyorsanız/yatıracaksanız boşuna yatırım yapmayın. Makro fotoğraf çekmek, çektiğiniz obje,nesne,böcek her neyse maksimum detayı almaya çalışmak çok keyifli ama biraz uğraş gerektiren bir olaydır. Aslında zevkli bir iştir makroyla uğraşmak. Mesela beni dünyanın başka hiç bir gücü sabah 04:30 - 05:00 gibi yataktan kaldırıp 2000 metrede bulunan yaylaya çıkartamaz, içimdeki kelebek fotoğrafı çekme aşkı olmasa Bu arada ben hep Sigma 105mm diye bahsettim ama önceki yorumlarında söylediğim gibi Nikon 60mm G, Nikon 40mm G, Nikon 105mm, Tamron 90mm, bu lenslerin hepsi makro amaçlı üretildikleri için optik kaliteleri ve imaj kaliteleri çok çok iyidir. Sigma'da takılıp kalmasanız da olur yani. Ben sadece fiyat/performans/fayda oranına ve çalışma uzaklığı olarak 105mm sevdiğim için onu örnek gösterdim. Çok sevdiğim Sigma 105mm sattım ihtiyaçtan dolayı ama elime para geçince yerine Nikon 105mm aldım. Bu arada Makro lenslerle ilgili biraz daha bilgi vereyim size. Ben biraz genel yazıyorum, aklınıza takılan birşey olursa mutlaka sorun yada internette araştırın. 1) Makro lensler optik yapıları dolayısıyla bir çok optik yapıdan oluşur. Bu da 1:1 görüntüyü almaya çalışırken lenslerin biraz yavaş netlemesine sebep olur. Yani makro lens aldığınız zaman özellikle makro çekmeye çalıştığınızda, makro lenslerin diğer lensler kadar hızlı odaklamadığını göreceksiniz. Sakın şaşırmayın yada lens bozuk mu diye düşünmeyin. 2) Net alan çok dar olacağı için mesela diyelim ki en açık diyaframda portre çektiniz odak noktanız göz ise hemen burundan flulaşma başlayacaktır. aynı durum normal lenslerde örnek olarak f8 diyaframda çektiğiniz bir fotoğraftaki alan derinliği ile makro lensle f8'de çektiğiniz bir fotoğraftaki alan derinliği aynı olmayacaktır. Makro lensler özel yapılarından dolayı Dar Net Alan daha fazla olacaktır. 3) Özellikle canlı böcek,kelebek vs. çekerken sabretmeyi öğrenmek gerekir. 4) Bir de daha önce bahsi geçen konu Efektif Diyafram konusu var. Alacağınız lens Sigma yada Nikon 105mm diyelim. 2.8 diyafram açıklığına sabittir. Diyelim ki makinenizi ayarladınız ancak makineniz 2.8 göstermeyebilir çünkü o andaki gerçek diyafram değeri 3.0 'dır. bu durum özellikle ilk kez makro lens kullanan kişiler arasında şaşkınlığa ve "Acaba lensim bozuk mu?" sorusuna sizi yönetlebilir. Efektif Diyafram nedir konusunu aratırsanız bahsini ettiğim konuyu anlayabilirsiniz. Bu bahsettiklerim sadece konuya giriş olması açısından idi. Eğer merak ettiğiniz bişey olursa yardımcı olmaya çalışırım. Bu arada makro lensler ile harika portreler çekilebiliyor. Bir çok kez deneyimlemiş biri olarak bir taşla iki kuş vurmak adına portre lensi almak yerine makro lensle çalışmayı tercih ediyorum iyi günler dilerim.
  27. 1 puan
    Daha önce JPEG fotoğrafları RAW'a çevirmeyi denemiş biri olarak evet Photoshop buna izin veriyor ancak gerçek RAW'daki hamlık kayboluyor. Yani diyelim ki makinede RAW olarak çekilip ele aldığımız bir RAW dosyası bize renklere daha derinlemesine etki etme, kumlanmayı daha fazla azaltma, keskinliği daha fazla azaltma gibi daha derin imkanlar sunarken JPEG'den RAW'a çevirdiğimizde sadece formatı RAW hale gelmiş oluyor. Ama JPEG'den RAW yapabiliyor muyuz? evet
  28. 1 puan
    Yasin hocam, daldan dala atlayıp birbirinden çok farklı lenslerden bahsediyorsunuz. Bir lensin yakından netleme yapması demek size daha fazla büyütme oranı vereceği anlamına gelmez. Ayrıca her üzerinde Macro ibaresi bulunan lens gerçek makro lens değildir. Eğer gerçek bir makro lens alacaksanız 1:1 büyütme ve daha fazla büyütme oranı olan bir lens almanız gerekmektedir. Sigma 17-70 2.8-4 genel amaçlı tak-gez lenstir. İnanın görüntü kalitesi elinizde bulunan 18-270'ten çok çok daha iyidir. Macro yazmasına bakmayın çünkü size vereceği büyütme oranı Sigma 105mm macro lensin vereceği büyütmenin yarısı kadardır. İsterse 1 cm'den netlesin eğer lensin büyütme kapasitesi 1:1 değilse sizin hiç bir işinize yaramaz (eğer amacınız makro fotoğraf çekmekse) . Eğer amaç yakından netlemekse 5 cm kadar yakından netleyebilen digital bir kompakt makine yada dslr-like alabilirsiniz. hem onlardaki açı 24-2000mm 18-1600mm gibi mesafelere tekabül eder inanın bana yerine göre 18-270'ten daha iyi görüntüler bile alabilirsiniz. Ayrıca instagram hesabınıza baktım. Gerçek makro denebilecek fotoğraf yok maalesef. Siz bence daha yakından netleyen bir lens arayışına girmeyin. Çünkü sizin aradığınız lens zaten çok memnun olduğunuz 18-270mm gibi gözüküyor. İsterseniz makro lenslerin ne olduğuyla ilgili size bilgi aktarayım. 1:1 büyütme: Fotoğrafını çekeceğimiz nesnenin gerçek hayattaki boyutu 1cm ise fotoğraf makinemizin sensörüne düşen görüntü de 1cm olacaktır. Bunu 1X büyütme olarakta düşünebiliriz. Buna Gerçek Makro denir ve makro lensler bu özelliği sağlayabilmesi adına özel olarak üretilmişlerdir. Gerek odak uzaklıkları gerekse optik tasarımları bunun için tasarlanmıştır. Üzerinde MACRO yazan diğer tüm lensler 0.25x-0.5x büyütme oranına sahiptir yani fotoğrafı çekilecek nesnenin boyutu 4'te 1 yada 4'te 2 oranında sensöre yansır. Bu sadece pazarlama hilesidir. uzaktan yakından gerçek makro ile alakası yoktur. Ayrıca -Minimum netleme mesafesi, nesne ile fotoğraf makinesi gövdesinin görüntü sensörü düzleminde bulunan lensin arka netleme noktası arasındaki mesafedir. Bir de -Çalışma mesafesi terimi, nesne ile ön lens parçası arasındaki mesafeyi açıklamak için kullanılır. Öncelikle sizin amacınızı belirlemeniz lazım. Eğer sadece lens almış olmak için lens alacaksanız bence paranızı hiç çarçur etmeyin cebinizde kalsın. Eğer 1:1 büyütme oranı yakalamak istiyorsanız Sigma 105 tekrar söylüyorum SİGMA 105 bu konuda fiyatına göre alınabilecek en kaliteli lenslerden biridir. Ne elinizdeki 18-270 ne de 17-70 size o lensin verdiği kaliteyi vermez. 40mm makro kötü değildir. gerçek bir makro lenstir ama netleme mesafesi çok kısa olursa eğer canlı böcekler,kelebekler,arılar çekecekseniz muhtemelen hayvanlar uçup gidecek ve başarılı olamayacaksınızdır. Nikon 40mm makro iyi dedik ama onu da 18-270 ve 17-70 ile karşılaştırmaya kalkmayın, çünkü bu lenslerin yapılış amaçları birbirlerinden çok farklıdır. Sadece Nikon 105mm Sigma'dan üstündür. Onun da fiyatı zaten Sigma'nın 2 katıdır. Neyse epey uzun oldu yazdıklarım, iyi geceler dilerim.
  29. 1 puan
    Yasin hocam Sigma 105mm ile çok fazla fotoğraf çektim, çok fazla crop yaptım. Ancak D7200 yada D810 ile kullandım, bu da bana çok fazla crop yapabilme imkanı sundu. Bu lensi D5100 ile kullanmadım dolayısıyla nasıl sonuç vereceğini bilmiyorum.Ancak sizdeki 18-270'den daha iyi sonuç alacağınızı düşünüyorum. Çünkü yukarıda da söylediğim gibi bu lens özel bir amaçla üretilmiş ve ortaya çıkmış bir lens. Diğer tüm makro lensler gibi en minimum mesafeden en maksimum verimi almanızı sağlayacak bir lens. Ayrıca pixel-peeper sitesindeki görseller tamamen profesyonel yada işini iyi yapan kişiler tarafından çekilmiş olmuyor. Ayrıca Ken Rockwell adlı vatandaşın şöyle bir deyişi vardır. " İmaj keskinliği lensten çok size dayalıdır" ve " Lensin keskinliği, iyi fotoğrafçılar için bir anlam ifade etmez". Eğer sizin için 18-270 zaten mükemmel ve hatasız ise başka lens almayın. Çünkü alacağınız yeni lens ve ekipmanlar sizi mutlu etmeyecektir. Söylediğim gibi tam olarak neye ihtiyacınız var, yada gerçekten ihtiyacınız var mı karar verecek olan sizsiniz. Ben sadece daha az paraya, fiyat/performans/fayda oranı yüksek bir ekipman tavsiyesinde bulundum. Bu görüşlerime katılan/katılmayan arkadaşlarımız olabilir. Onların değerli düşünceleri de bize fayda sağlayacaktır. Saygılarımla.
  30. 1 puan
    Sebahattin Bey Selamlar; Nikon 70-200 VRII süper bir lens, kesinlikle eksi bir yorumda bulunamam. Ben de bir kaç gün kullandım. Ancak fiyatı birazcık yüksek. Tamron 70-200 ile imaj kalitesi farkı belki %15'ten fazladır ama bahsettiğim gibi fiyat/performans/fayda eğrilerine baktığımız zaman bir çok fotoğraf sever tarafından tercih sebeplerine etkileyici olabilir. Eğer bu işten ciddi anlamda para kazanan ya da parası olan birisi olsam düşünmeden alırım. Ancak fotoğrafçılığa gönül veren, zaten ülkemiz şartlarında kısıtlı imkanlarda sevdiğimiz uğraşa/hobiye yatırım yapan kişiler olarak tercihlerimizi etkileyecektir.
  31. 1 puan
    Hocam hem Canon hem Nikon'da Tamron 24-70 kullanmış biri olarak Tamron son derece başarılı bir lenstir. Nikon 24-70' i de 2 gün deneyimlemiş biri olarak söyleyebileceğim şey, iyi bir lenstir. renkleri Tamron 24-70'e göre biraz daha doygundur. Ancak Tamron hem keskinlik açısından Nikon'dan aşağı kalır bir lens değil, hem de titreşim önleyici özelliği ile artısı var. Ayrıca ikisini aynı anda denemiş biri olarak söyleyebilirim ki Tamron 24mm, Nikon 24mm'den daha geniş bir görüş açısına sahip. Bence aradaki farka başka lens yada flaş alınıp başka bir ihtiyaç karşılanabilir. Hem uygun fiyat hem de kalitesiyle Tamron tercih edilebilir.
  32. 1 puan
    Yasin hocam, 60mm 'nin 2 versiyonu var. ilk versiyon D serisi ikinci versiyon G serisi olarak geçiyor. D versiyonu ilk versiyonu ve netleme motoru olmayan versiyonu. 2. versiyon G serisi. Netleme motoru var ve oldukça başarılı bir lens. 18.5 cm netleme mesafesi var. Eğer Nikon düşünürseniz mantıklı bir seçim olabilir. "0" almak isterseniz bütçenizi biraz daha yukarı çekmeniz gerekecektir. Bu lensi de D7100 ile 45 dk denemiştim. Başarılı bir lens. Sigma 105mm 2.8 Os lense gelecek olursak. Evet bu lensi Nikon D5200-D7200-D810'da kullandım. Gayet başarılı bir lenstir. Nikon 105mm 2.8 VR'den sonra benim gördüğüm en keskin, en baba, fiyat/performans/fayda oranı %100 diyebileceğim bir lenstir. Keskin, netleme hızı Nikon kadar olmasa da kabul edilebilir seviyede, OS titreşim önleyicisi iyi çalışan renkleri gayet güzel veren bir lenstir. Karşılaştırma yapacak olursak Nikon 105 2.8 VR ile arada %10-15'lik bir fark vardır ancak aradaki fiyat farkı 2. elde 2 kat iken Nikon 105mm 2.8 VR almayı gerektirmeyecek kadar kaliteli bir lenstir. Şimdi paylaşamıyorum ancak Sigma 105mm 2.8 OS ile bir çok kelebek ve makro çektim. Instagram "kangtegwon" olarak bulup fotoğrafları görebilirsiniz. Daha önce bahsettiğim gibi Makro lensler özel bir amaçla üretildiği için piyasada bulunan bir çok makro lens iyi performans verir. Karar verirken dikkat edilmesi gereken konu Titreşim önleyici gerekli mi gereksiz mi? Çalışma mesafesi ne olacak, minimum netleme mesafesi ne olacak? gibi konulardır. Eğer elde çekim yapacaksanız Titreşim önleme mutlaka olmalıdır. eğer sabit tripodlu çekimler yapacaksanız titreşim önleyici gereksiz kalabilir bu da sizi yaklaşık 600-700 TL gibi fazla paralar vermekten kurtarır. Karar vermek size kalmış. Önce gerekliliklerinizi sıralayın, lenslerin sahip olduğu özellikleri inceleyin, gerekliliklerinize göre karar verin. Ancak söylediğim gibi eğer amaç close-up değil 1:1 büyütme almak ise Makro lenslerin hangisini alırsanız alın sizi üzmeyecektır.
  33. 1 puan
    Sunay hocam, 80-200 tecrübem olmadı ancak Nikon 70-200 f4 vr, 70-200 2.8 vrII ve Tamron 70-200 2.8 VC kullanmışlığım var. bahsini ettiğim lensler Tele-Portre lensi olarak D810 ile gayet uyumlu ve hızlı çalışıyorlar. aralarında fiyat farkı çok olsa da performans olarak aralarındaki fark %15-20'yi geçmez. Bu da fiyat/performans anlamında gereksiz bir fark yaratıyor bence. Yani özellikle yeni çıkan 70-200 FL ED VR'yi düşünürsek fiyat 8-10 bin TL civarında. 3'te biri fiyatına %15 belki %20 düşük (ki bunu anlamak için çok çok detaylı bakmak gerekir) kalite veren lensler varken o kadar parayı bir lense gömmek ne derecede doğrudur bilemem. Tabii ki arada AF tutarlılığı, imaj kalitesi, renk derinliği gibi farklar olacaktır ama söylediğim gibi bunlar fiyat/fayda oranına bakarak karar verilebilir. 2. olarak Tokina 16-28'e gelecek olursak. Tokina markası geniş açının şahı olarak bilinir. gayet başarılıdır. Ancak bir 14-24 performansı beklemek yanlış olur. Bu lensi de yine fiyat/performans ile doğru orantılı olarak değerlendirecek olursak iyi bir lenstir diyebiliriz. yani bugun baktığınız zaman Tokina 16-28 2700 TL / Nikon 14-24 7000 TL. Çekilen fotoğraflarda 4300 TL'lik bir fark arıyorsunuz, yada 2.5 katı kalite farkı arıyorsunuz- değer mi diyorsunuz bence-şahsi düşünceme göre değmez. Ha param çok olur, bu işten her yıl 50-60 bin TL ve fazlasını kazanıyor olur alırım ayrı konu. Peki Tokina'nın eksi yönleri ne? yurt içi ve yurt dışı forumlarda okuduğum kadarıyla düşük ışıkta - özellikle gece ve yıldız pozlama işi yapılırken netleme hızı ve tutarlılığı Nikon'a göre oldukça düşük.eğer aceleniz yoksa, biraz photoshop bilginiz varsa (Bunu arada bulunan keskinlik, renk derinliği vs. gibi şeyler fotoşop ile düzenlediğinizi düşünerek söylüyorum) Tokina fiyatıyla tercih edilebilir bir ürün olarak kabul edilebilir. Bu yazdıklarımdan Nikon 14-24 yukarda bahsettiğim 70-200 lensler kötüdür diye anlaşılmasın lütfen. Fiyat/performans/fayda oranlarını örnek vererek anlatmaya çalıştım, ayrıca çok fazla teknik açıklama yeteneğim yok, biraz kabaca anlatıyorum. Sürç-i lisan ettiysek affola. Gerekli teknik açıklamayı bu işi çok iyi yapan arkadaşlar yapar sanırım. Saygılarımla.
  34. 1 puan
    Menüyü aç temizleme yap ayna temizliği cart curt Olmazsa servis
  35. 1 puan
    @Uguremre bey, Özellikle fotoğrafçılığa ilk başlarken verilecek bu kararlar önemli oluyor. Ne yazık ki bu süreçte birçok hata yapılıyor. Size faydası olacaksa "Kamera seçimi sürecinde yapılan kritik hatalar" yazımı okuyabilirsiniz. Umarım size faydalı olur. Saygılar.
  36. 1 puan
    Otomatik netleme motoru dediğimiz husus sadece nikonun "D" serisi (örn : 50 mm f1,8 D) lenslerinde makine netleme yapabilmektedir. Bu da 7000 serisi govdelerde mümkün. 5000ile 3000 serisi govdelerde bahsi geçen " D" serisi lenslerde netleme manuel yani elle netleme yapilmaktadir. Fotoğrafa yeni baslayanlar ( bende dahil olmak üzere) lensi en acik diyaframa getirip çok düşük alan derinliği ile fotoğraf kareleri yakalamaya çalışıyoruz. Net alan derinliği düşük olan fotoğraf larda malesef netleme el ile yapmak baya zor birazda beceri isteyen bir drum. Yeni baslayanlar için oto netleme bana göre baya önemli bir teknoloji. Bahsi geçen lenslerin çoğu sabit odakli lenslerdir ki piyasada baya da mevcut. D serisi lensler ile g Serisi lensler ( 5000-3000 serisi makinelerde netleme yapabilen lensler) arasindaki fiyat farki size kalmis bir drumdur. Ayrıca 7200 serisi gövde 7100 govdenin yenilenmiş ve üst modeli olan bir makinedir. Govde tasariminda hic bir fark yokken wifi sinden tutun isosuna dr sine kadar yenilenen bir makinedir. Ayni ortamda 7100 ile 7200 makineleri ile fotoğraf cekme imkanim oldu. Ilk baslarda 7100 almayi düşünüyordum ancak kiyaslayinca doğru karar verdigimi düşünüyorum.
  37. 1 puan
    @Yusuf kadan bey, Fotoğrafta alt kısımdaki "AF / M" ayarını "AF" konumuna getirin. Ortasındaki AF modu düğmesine basılı tutarken Ana ayar kadranını çevirerek bunu yapabilirsiniz. Saygılar.
  38. 1 puan
    demekki hepten kapalı. menu / izleme menüsü / resim inceleme = ON
  39. 1 puan
    menünün türkçe olduğunu varsayıyorum. menu / özel ayarlar menüsü / zamanlayıcılar / ekran kapanma gecikmesi / resim inceleme
  40. 1 puan
  41. 1 puan
    bilgisayar yönetiminden disk yönetimine girin kartın dosya sistemi fat32 mi ntfs mi kontrol edin. ikiside görünmüyorsa kart bozulmuş olabilir
  42. 1 puan
  43. 1 puan
    Adobe'un Photoshop ve diğer popüler programları da, yükselen döviz değerleri ve Avrupa Birliği çatlağının kurbanı oldu! Adobe, Birleşik Krallık'ta sterlinin dalgalanması karşısında fiyatlarını artırdığını açıklayan son firma oldu. Photoshop, Lightroom, InDesign, Illustrator gibi popüler ve çoğu zaman vazgeçilmez yazılımların arkasındaki Adobe, müşterilerine gönderdiği epostada "döviz kurlarında son dönemde yaşanan değişikliklerden dolayı" Creative Cloudüyeliklerinin fiyatının Mart 6 itibariyle artacağını söyledi. Firmanın resmi blog gönderisine bakıldığında ise hangi fiyatların artacağı tam olarak anlaşılmıyor. Sayfadan Brezilya ve İsveç'teki kullanıcıların da zamdan nasibini alacağı, "mevcut müşterilerin fiyatlandırma hakkında Adobe tarafından direkt olarak bilgilendirileceği" anlaşılıyor. Zamların Türkiye'yi içerip içermediğine dair kesin bir bilgi şimdilik yok. Sosyal medyada zamlardan yakınan kullanıcılardan, zam oranının kullanıcıdan kullanıcıya, yüzde 10 ile yüzde 60 arasında değiştiği anlaşılıyor. DigitalArtsOnline'a göre fiyat artışından yüzde 60'lık zamla en çok öğrenciler etkilendi. Yıllık üyeliği olanlar ise ödemelerini yaptıklarından, zamlı fiyatı muhtemelen yıllık üyelik tamamlandığında görecekler. Photoshop gibi yazılımlar profesyonellerin ilk tercih olsa da Adobe'un yaptığı zamlar, bazı kullanıcıları alternatif arayışına yöneltebilir. Bu noktada en iyi Photoshop alternatifi olarak size önerimiz, ücretsiz GIMP olacak. GIMP, tam olarak kişiselleştirilebilen maskeler, katmanlar, gelişmiş filtreler, renk ayarlamaları, Photoshop araçlarını taklit etmeye yarayan eklenti desteğiyle geliyor.
  44. -1 puan
    Bu yazdığın lensler alakasız bence hocam 80-200 zoom lens ve tokina gibi geniş alan alamaz, 16-28 ise Nikon gibi zoom yapamaz.. Ben sana 70-200 Macro öneririm ama lens almadan çekmek istediğiniz konuları düşünün Sana önerdiğim lens ile, Zoom yapabilirsin - Macro çekebilirsin - Portre çekebilirsin ama geniş alan almaz
Bu afiş şu şekilde ayarlanmıştır: İstanbul/GMT+03:00