@nikonturk / İnstagram

Mobil olarak paylaştığınız fotoğraflarınız instagramda bulunan @Nikonturk profilimizi etiketliyerek veya #Nikonturk etiketini kullanarak yüklediğiniz fotoğrafları paylaşıyoruz

Liderlik Tablosu


Popüler İçerik

20-01-2018 zamanından beri en yüksek saygınlığı olan içeriği gösteriliyor alan : Her alanda

  1. 7 puan
    Bu yazıda DSLR kameralarda özellikle de Nikon markasındaki otomatik netleme sisteminin nasıl çalıştığını ve kamerada bulunan netlik noktası, netlik noktası türleri, netlik modları ve otomatik netlik (AF) alan modları hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Umarım konuyu merak eden arkadaşlara yardımcı olur... www.mansurovs.com' dan Türkçeye çevrilmiştir. OTOMATİK NETLEME SİSTEMİ (AF) NASIL çALIŞIR Kameralarda otomatik netleme (AF) sistemi Aktif ve Pasif olmak üzere 2 gruba ayrılır. AKTİF AF SİSTEMİ Bu sistemde kamera kızılötesi ışınları cisme gönderir ve cisme çarparak geri dönen ışınlar sayesinde cisimle kamera arasındaki mesafe hesaplanır ve cisme olan netlik bu bilgiye göre yapılır. Ancak düşük ışık koşullarında maalesef çalışmaz. Bu sistem durağan ve 4-6 metre gibi mesafelerdeki cisimlerin fotoğraflanmasında kullanılmaktadır. Hareketli cisimlerin netlenmesinde kullanılmamaktadır. Canon ve Nikon kameralarda AF yardımcı ışığı ile yapılan çekimlerde Aktif AF sistemi kullanılmaktadır. PASİF AF SİSTEMİ Bu sistem Aktif AF sisteminden çok farklı çalışmaktadır. Faz Algılama denilen sistemle (Phase Detection) lensten geçen ışığın özel bir algılayıcıya veya kameranın kendi görüntü alıgılayıcısına düşürüldüğü Kontrast Algılama (Contrast Detection) denilen yöntemi kullanılmaktadır. Kontrast algılama ile netlik nasıl yapılıyor? Kamera fotoğrafı çekilecek konudaki kontrast’ın en yoğun olduğu yeri arar. Kontrastın yüksek olduğu yer nettir. Eğer bulamazsa karedeki başka noktalardaki kontrast yerleri arar. Bu ise Pasif AF sistemin netliği yapabilmesi için yeterli kontrastın olması gerektiği anlamına geliyor. Lens, tek renkli veya pürüzlü bulanık bir yüzeyde netliği aramaya başladığında netlik başarısız olur. çünkü kameranın netlik yapması için cismi kenarı ile birlikte daha doğrusu kenardaki kontrastı algılaması gerekir. Gelişmiş DSLR kameralar hem Faz hemde Kontrast algılamaya yöntemlerini, gerektiği zaman kullandıkları halde tüm aynasız kameralar, bas-çek dediğimiz ayarsız otomatik ve video kameralar sadece kontrast algılayarak netliği yaparlar. Kontrast algılama ile yapılan netlikte ışığın direkt olarak görüntü algılayıcısına gelmesi gerekir. DSLR kameralarda bulunan arka LCD’den çekim yapılmak istendiğinde (Liew-View) kamera aynasını yukarı kaldırır ve algılayıcıya ışığı direkt olarak göndererek bu fonksiyonu yerine getirir. Kontrast algılama sistemi daha çok durağan konuların netlenmesinde kullanılırken Faz algılama sistemi ise hareket eden konuların netlenmesinde kullanılmaktadır. Kontrast algılama sistemi özellikle çoğu zaman düşük ışık koşullarında Faz algılamaya göre daha hassastır. Faz algılama yöntemi kullanan DSLR kameralarda netliği yapmak için bir veya daha çok netlik noktası seçmek zorundayken, kontrast algılamalı sistemde tüm karedeki (en uç köşeler dahil) kontrast algılanarak daha esnek netlik yapılır. DSLR kameralarda arka LCD’ den yapılan çekimlerde kullanılan kontrast algılama yönteminin dezavantajı son derece yavaş olmasıdır. DSLR kameralarda video çekiminin giderek önem kazanması nedeniyle bu yavaşlığın üreticiler tarafından ilerde düzeltileceğini düşünülmektedir. DSLR kameranızın önünde AF yardımcı ışığı varsa bu Aktif AF sisteminin bir parçası değildir. Tıpkı flaşta olduğu gibi konunuzu aydınlatırlar ve kameranın Pasif AF sisteminden faydalanır. NETLİK NOKTALARI Netlik noktaları vizörünüzden baktığınızda gördüğünüz küçük içi boş kare veya noktalardır. üreticiler giriş seviyesi ve profesyonel seviye kameraları birbirinden ayırmak için farklı AF sistemleri kullanmaktadırlar. Profesyonel seviye DSLR kameralarda bu netlik noktaları çeşitli ayar seçenekleriyle ayarlanabilen gelişmiş özellikler barındıran ve çok sayıda noktadan oluşurken, giriş seviyesi DSLR modelleri temel AF gereksinimlerini karşılayacak şekilde ve az netlik noktası içerecek şekilde tasarlanmaktadırlar. Bu netlik noktaları Faz algılamanın bir parçasıdırlar ve herbir netlik noktasındaki kontrast kamera tarafından algılanmaktadır. Netlik noktalarının yerleşimi ve sayısı sadece kamera üreticilerine göre değil kamera modeline göre de değişmektedir. Yukarıda solda gördüğünüz üzere Nikon D5000’ de 11 tane netlik noktası ve sağda Nikon D300s’ de ise 51 tane netlik noktası bulunmaktadır. Büyük fark netlik noktasının sayısındadır. Peki netlik noktası sayısı önemli midir? Elbette ama tek başına yeterli değildir. Eğer netlik nokta sayınız fazlaysa kompozisyonunuzu yapıp, karenin özel bir kısmına netlik yapmak istediğinizde; Kamera özellikle hareketli bir konuyu (spor ve vahşi hayat konuları için son derece uygundur) bu farklı netlik noktaları arasında takip etmek için kullanır. Oysaki netlik noktalarının tamamı fark yaratmazlar. Farkı yaratan netlik noktasının türüdür. NETLİK NOKTASI TüRLERİYukarıda açıklandığı üzere sadece netlik noktası sayısı AF sistemlerinde önemli bir faktör değildir. Bunun yanı sıra netlik noktasının türü de hassas sonuçlar almak için son derece önemli bir konudur. 2 Tür netlik noktası algılayıcısı vardır. 1-) Dikey tip 2-) çapraz tip Dikey tip algılayıcı boyutsal ve sadece dikeydeki kontrastı algılar. çapraz tip algılayıcı ise 2 boyutludur ve hem dikey hemde yataydaki kontrastı algılarlar. Ayrıca çapraz tip algılayıcı dikey algılayıcıya göre daha hassastır. Bu ne anlama geliyor. Kameranızın AF sistemindeki çapraz tip algılayıcı ne kadar fazlaysa netlik o kadar hassas ve daha iyi yapılacak demektir. Bu nedenle yeni kamera duyurusu yapıldığında; kamera modeliyle ilgili tipik olarak şunlar söylenir. Bu kamerada X tane netlik noktası ve Y tane çapraz tip netlik algılayıcısı bulunmaktadır. üreticiler yeni kamera özelliklerini belirtirken netlik noktası sayısını ve özellikle çapraz tip algılayıcı sayısı fazlaysa gururla belirtirler. örneğin Nikon D7000’ de 39 tane netlik noktası ve 9 tane çapraz tip algılayıcıya sahiptir. Bu demektir ki 39 tane netlik noktası var ve bunlardan 9 tanesi çok hassas. Kamera alacağınız zaman ve özellikle spor ve çok hızlı vahşi hayat fotoğrafı çekecekseniz bu konuya çok dikkat etmeniz gerekir. AF PERFORMANSI ETKİLEYEN DİĞER FAKTöRLER Yukarıda toplam netlik noktası sayısının ve türünün çok önemli olduğunu gördük. Oysaki bu 2 konu hassas netlik için yeterli değildir. AF performansını ciddi olarak etkileyen diğer bir faktörde ışığın miktar ve kalitesidir. Şimdiye kadar kameranızın AF sisteminin gün ışığında ve parlak ışık koşulları altında çok mükemmel sonuçlar verdiğini ve iç mekanda az ışıkla mücadele etmeye başladığınızda ise size ızdırap verdiğini biliyorsunuz. Durum neden böyle? çünkü düşük ışık koşullarında kameranızın kontrastı algılaması çok zordur. Pasif netleme sisteminin lensten geçen ışığa güvendiğini hatırlayın. Eğer ışığın kalitesi zayıfsa, bu durum netlik performansına yansır. Işığın ve lensin kalitesinden konuşalım; AF performansı etkileyen en önemli faktörlerden biri lensin kalitesi ve en büyük diyafram açıklığıdır. Eğer elinizde eski bir lens varsa ve bu lensin merceklerinde fiziksel olarak küf mantarı, kir, içerde çok fazla toz ve öne/arkaya netleme problemleri bulunuyorsa AF performansınızın size ızdırap vereceği kesindir. Lensin açıklığına gelince diyafram açıklığı f/2,8 olan profesyonel seviye lenslerin f/5,6 lenslere göre daha hızlı olması bir nedendir. Tüm dijital kameralarda netlik diyafram en açık değerdeyken yapılır. Diyaframı f/16’ ya aldığınızda; netlik yine en açık diyafram üzerinden yapılır ve f/16 değerini ancak fotoğraf çektiğinizde kamera ölçtüğü diyafram (f/16) ve perde hızı değerlerini uygular ve ancak o zaman bu değeri alırsınız. Bu nedenle f/1,4 gibi çok hızlı lensler dışındaki diğer lenslerle AF performansı açısından büyük diyafram değerleri kullanmak daha iyi sonuçlar vermektedir. AF performansı açısından lenslerin en açık diyafram değeri f/2,0 veya f/2,8 arasında olması idealdir. F/5,6 gibi küçük diyafram değerleri olan lenslerle netlik yaparken lensin içinden geçen ışık miktarı az olduğu için netlik çok zor gerçekleşmektedir. Ayrıca f/1,4 gibi çok açık diyafram değerleri ile çalışmak hem AF performansını olumsuz yönde etkilemekte hemde çok sığ alan derinliği sağlamaktadır. Son olarak bir kamerada bulunan AF sisteminin kalitesi ve sağlamlığı son derece önemli bir etkendir. örneğin spor ve vahşi hayat fotoğrafı çeken profesyoneller için geliştirilen Canon 1D Mark III piyasaya ilk çıktığında yaşanan korkunç AF problemleri nedeniyle birçok kullanıcı bu olaya çok sinirlenmiş ve Canon’ un bu hatasını bir yazılımla düzeltmesini beklemişlerdi. Birçoğu bu nedenle Canon’ u bırakıp Nikon’ a geçmişti. Kamera tüm AF özelliklerini barındıracak şekilde üretilmişti ama AF sistemi çalışması gereken şartlar çalışmıyordu. Eğer en iyi AF performansı verecek modern DSLR kamera arıyorsanız ve özellikle spor ve vahşi hayat fotoğraflamak amacınız varsa Nikon ve Canon size çok gelişmiş ve sağlam AF sistemleri sunmaktadırlar (Diğer üreticiler ise onlara çok yakın sistemler geliştirerek, bu teknolojileri bir şekilde yakalamaktadırlar). DSLR NETLİK MODLARI Günümüzde, Birçok kamera çeşitli durumlar için bir sürü farklı netlik modlarına sahiptir. Fotoğrafını çekeceğiniz konu durağan bir portre olabildiği gibi koşan bir insan veya havada uçan bir kuşda olabilmektedir. Durağan konuları fotoğraflarken önce netlik yapar sonra fotoğrafı çekeriz. Eğer konunuz hareket ederse o zaman netliği tekrar yapıp fotoğrafı tekrar çekersiniz. Eğer konunuz sürekli hareket ediyorsa; Kameranızın bu harekete göre netliği otomatik olarak tekrar yapması gerekir. İyi haber DSLR kameranızda bu tip durumlarda kullanmak üzere çeşitli fonksiyonlar bulunmaktadır. Şimdi bu detayları inceleyelim. TEK NETLİK MODU (SINGLE AREA FOCUS MODE) AF-S Tek alan AF; Nikon tarafında AF-S, Canonda ise “One Shot AF†olarak bilinir. Vizörünüzdeki netlik noktalarından birini netlik yapmak için seçersiniz ve kameranız da sadece bu noktadaki kontrasta bakar. Deklanşöre yarım basılı tuttuğunuzda veya bu fonksiyonun özel olarak yapılması için atanmış bir AF tuşuna (eğer varsa) bastığınızda; Eğer konunuz hareket ediyorsa kamera öncelikle netlik yapmaya gayret eder. Netliği yapamazsa, siz deklanşöre basmaya devam etseniz bile kilitlenir netleme yapmaz. Bu modda kameranız fotoğrafı çekmeden hemen önce konunuza netliği yapar ve kilitler. Eğer netleme yapılmadan konunuz hareket ederse veya netleme başarısız olursa deklanşöre bastığınızda fotoğraf çekemezsiniz (netlik olmadığı için). Nikon D300s gibi bazı kameralarda AF kullanıcı menüsünde bulunan netlik tam yapılmadan bile fotoğrafı RELEASE (çek) seçeneğini seçerseniz, netlik tam yapılmadan da kameranız fotoğrafı çeker. AF-S moduyla ilgili bir kaç şeyi daha not edelim. Kameranıza kızılötesi AF yardımcı aydınlatması bulunan harici bir flaş taktığınızda; Bu aydınlatmanın çalışması için kameranın AF modunun AF-S ‘ye ayarlanmış olması gerekir. Kameranızın önündeki AF yardımcı aydınlatma ışığı da yine AF-S modunda çalışır. SüREKLİ NETLİK / AI SERVO FOCUS MODE (CONTINUOUS FOCUS MODE) AF-C Tüm modern DSLR kameralarda bulunan ve markalara göre adına Nikonda sürekli çekim (AF-C) ve Canonda ise “AI SERVO†denilen netleme modudur. Bu modda kameranız hareket halindeki konunuzu izler ve bu mod özellikle vahşi hayat ve durağan olmayan konular için uygundur. çalışma prensibi ise; Konunuzun hareketini analiz eder, yani konunuzun nerede olacağını tahmin ederek netliği cismin olacağını tahmin ettiği son noktaya yapar. Sürekli netlik modunun güzel özelliği, eğer konunuz hareket ederse, netliği ona otomatik olarak yapar. Sadece parmağınızı deklanşöre yarı basılı tutmak yada bu işlem için özel olarak yapılmış bir AF tuşuna (eğer varsa) basılı tutarak kameranızın konunuzu izlemesini sağlayabilirsiniz. Tek alan AF (AF-S) ile sürekli alan AF (AF-C) modunu karşılaştıracak olursak; Sürekli AF modu genellikle ayarlanabilen (özellikle üst sınıf DSLR modellerinde) ve konuyu tek nokta veya çoklu nokta ile izleme fonksiyonu gibi karışık konuları içermektedir. TEK/SüREKLİ KARIŞIK MOD (SINGLE / CONTINUOUS HYBRID MODE) AF-A Bazı kameralar Nikon’un AF-A ve Canon’un “AI FOCUS AF†dediği basit olarak; kameranın tek nokta netlik ile sürekli netlik modları arasında geçiş yapabildiği moddur. çalışma şekline gelince; Kamera konuya netliği hareketsizken yapar ve konunuz hareket ederse otomatik olarak sürekli netlik moduna geçerek netliği takip eder. Alt sınıf Nikon DSLR kameralarda kameranın AF sistemi için varsayılan bu mod (AF-A) birçok durumda çok işe yaramaktadır. Bu mod yeni başlayanlar için geliştirilen bir mode olduğundan üst sınıf modellerde bulunmamaktadır. TAM ZAMANLI OTOMATİK NETLEME (FULL-TIME SERVO FOCUS MODE) (AF-F) Bu yeni netleme sistemi AF-F adında Nikon’ un yeni geliştirdiği ve video özelliğinde ön izlemeli çekim devam ettiği sürece netlik yapan sistemin adıdır. Hızlı konuları netlemede çok iyi değil ama gelecekte çok iyi olacak gibi görünüyor. Nikon’un bu özelliği daha hızlı ve daha kullanışlı hale getirmesi gerekli. AF ALAN MODLARI DSLR kamera üreticileri fotoğrafçıların çekecekleri konuya göre seçecekleri AF-S, AF-C, AF-A ve AF-F gibi bir sürü otomatik netlik modlar geliştirmişler. Bunlar zaman zaman kullanıcıların kafalarını karıştırabilmektedir. Birçok giriş seviyesi ve yarı profesyonel kameralar bu fonksiyonları menülere eklerken D300s, D700, D3s, D3x gibi profesyonel kameralar ise bu fonksiyon için kameranın arka tarafına bu modları seçen düğme tasarlamışlardır. Peki bu modlar ne işe yarıyor. Şimdi sırayla bu konuyu inceleyelim. TEK NOKTA AF ALAN MODU (SINGLE POINT AF AREA MODE) Nikon’da “Tek Nokta†ve Canon’da “Manuel AF Nokta†denilen tek nokta AF alan modunu seçtiğinizde; Kamera, sadece vizörde görerek seçtiğiniz bu noktaya netlik yapar. Eğer netlik noktasını yukarı, aşağı, sağa, sola değiştirdiğinizde kamera, seçtiğiniz noktada bulunan kontrast dikey ve çapraz tip algılayıcılar tarafından algılanarak netlik sadece o noktaya ayarlanır. Bu mod genellikle manzara, mimari ve diğer durağan konuları fotoğraflamak için daha uygundur. DİNAMİK AF ALAN MODU (DYNAMIC AF AREA MODE) Nikon’ da “Dinamik†Canon’da ise “Genişletilmiş Netlik Noktası†denilen bu modda vizörde gördüğünüz netlik noktalarından birini seçiyorsunuz ve kamera bu istediğiniz noktaya başlangıçta netlik yapıyor. Yani başlangıçta tek noktaya netlik yapılyor ve eğer konunuz hareket ederse; Kameranız seçtiğiniz netlik noktasının çevresindeki netlik noktalarından faydalanarak, konunuzun hareketini izler ve konunuza olan netliği korur. Bu sırada kameranızı konunuzun hızına uygun şekilde hareket ettirerek konunuzu başlangıçta seçtiğiniz netlik noktalarına mümkün olduğu kadar yakın olduğuna emin olmaya çalışırsınız. Dinamik alan netleme sistemi kuşlar gibi hızlı hareket eden konularda kullanmak için çok iyidir. çünkü kuşları uçarken netlemek çok zordur. Yüksek model DSLR kameralarda tüm netlik noktalarından seçtiğiniz bir grubu bu tür çekimler için kullanma şansınız vardır. örneğin Nikon D7000 modelinde Dinamik netlik modunda netlik noktalarını 9, 21 ve 39 adet gruplara bölerek kullanmak mümkün olmaktadır. Eğer fotoğrafını çekeceğiniz konuyu kadrajın ufak bir parçasında izlemek istiyorsanız Dinamik AF modunu 9 tane netlik noktasına, tüm karede izlemek istiyorsanız o zaman Dinamik AF modunu 39 tane netlik noktasını izleme fonksiyonuna ayarlayabilirsiniz. 3D İZLEME MODU (3D TRACKING MODE) Son olarak Nikon’un bir çok modelinde; Netliği baştan sizin seçtiğiniz bir noktaya yapan ve konunuz hareket ettiğinde ise kameranın hareket eden konunuzu izlediği “3D İzleme Modu†bulunmaktadır. Bu modun özelliği; netliği ayarladığınız noktadaki renkleri okuyan özel bir algoritma kullanmasıdır. Yani sizin izlenmesini istediğiniz yerdeki rengi hafızasına alarak o renk karede nereye giderse oraya netlik yapmaktadır. En büyük avantajı konu hareket ettiği zaman netlikle uğraşmayıp, konunuzun kadrajınızdaki kompozisyonunu tekrar yapabilmenize olanak vermesidir. örneğin havada uçan siyah kuşların arasında bir tane beyaz kuş varsa ve onu izlemeye aldıysanız; kuş veya kameranız hareket ettiğinde sistem netliği korur ve size değişen duruma göre yeniden kadraj yapma şansı verir. İzleme Modu ve Dinamik Netlik Alan Modu arasındaki fark; Dinamik netlik alan modunda 9 veya 21 nokta için netliğin izlenmesini istediğiniz durumda ortaya çıkıyor. Eğer konunuzun netliğinin takip edilmesini istediğiniz 9 veya 21 noktalı izlemeyi seçtiyseniz; Konunuz bu noktaların dışına çıkarsa, kameranız konunuzu izlemeyemiyor. Ancak 3D izleme fonksiyonu ise konunuz seçtiğiniz netlik noktasından çok farklı bir yere gitse bile kameranız tüm karedeki seçilebilen noktaları tarayarak konunuzun en son nerede ise o netlik noktasını göstererek izleyebiliyor. OTOMATİK AF ALAN MODU (AUTO AF AREA MODE) Nikonda “Auto-Area AF†ve Canon da ise “Automatic AF Point Selection†denilen "Gör ve çek" diyebileceğimiz netliğin yapıldığı yöntemdir. Neyi fotoğrafladığınıza bağlı olarak, kamera netliği yapar. Karedeki insan teninin rengini algılayarak netliği öncelikle ona yapan çok güzel karmaşık bir teknoloji kullanmaktadır. Eğer karede birden fazla insan teni algılarsa, o zamanda netliği kameraya en yakın olana yapar. Eğer karede bir insan yoksa, kamera bu seferde kendisine en yakın ve en büyük nesneye netlik yapar. Bu modda kamera kendisinin netlik yaptığı noktayı ekranda sizin görüp onaylamanız için gösterir ve deklanşöre bastığınızda ise netliği oraya yapar. DİĞER AF ALAN MODLARI Piyasaya yeni çıkan Nikon D7000 gibi kameralara “Yüz Tanıma AFâ€, “Geniş alan AFâ€, “Normal Alan AF†ve video çekimi için geliştirilen “Konu İzleme AF†yani AF-F gibi bazı otomatik netlik modlar geliştirilmiştir. Bu modlar büyük bir ihtimalle Nikon’un gelecekteki DSLR modellerinde kullanacağı video yeteneğini daha da iyileştirmek için geliştirdiği özelliklerdir. Bu özelliklerin hem kameraya has bir özellik olması hemde büyük bir ihtimalle yeni modeller çıktıkça bu özellikler değişeceği için tek tek detaya girilmeyecektir. www.mansurovs.com sitesinden çeviren ümit Alper TüMEN
  2. 4 puan
    Değerli dostlar, Kısa bir aradan sonra tekrar merhaba, Bir Nikon DSLR gövde kullanıyorsanız, büyük olasılıkla "Pozlama Gecikme Modu" (Exposure Delay Mode) adlı bir ayara rastlarsınız; bu ayar gövdedeki ayna mekanizmasının hareketi nedeniyle oluşan kamera sarsıntısını ortadan kaldırmada çok yararlı olur. Pozlama Gecikme Modu harika bir özellik olsa da, birçok fotoğrafçı sıklıkla bunu yanlış anlıyor veya yanlış kullanıyor ya da hiç kullanmıyor. Bu yazımda, Pozlama Gecikme Modu'na ayrıntılarıyla değindim ve kamera sarsıntısını azaltmak ve net görüntüler elde etmek için yararlı olabilecek farklı durum senaryolarını oluşturdum. Saygılar.
  3. 3 puan
    Yasin hocam, eğer ışıkların yada gün ışığının yıldız şekli ile çıkmasını istiyorsan, diyaframı kısıp deneme yaparsan sonuca ulaşabilirsin. Uzun pozlamada ışıkların yıldız şeklini almasının sebebi, pozlama süresini arttırmak için diyaframı kıstığımız içindir. Aynı işlemi örneğin güneşli bir günde de diyaframı kısaraya yapabilirsiniz. Tabii gün ışığında makineyi direk gün ışığına çevirerek değil de, özellikle ağaçlıklı bir alanda, ışık güzmeleri olarak gelen bir güneş ortamında, makineyi kısık diyaframa alıp çekim yaparsanız yıldız efektini çok rahat elde edebilirsiniz. Örnek olarak akşam eve gidince bir kaç fotoğraf atabilirim. Ek olarak Star Filter diye yıldız efekti alınabilen filtreler var olduğunu duydum ama ne kadar verimli yada ne kadar etkili tecrübe etmediğim için bir yorum yapamıyorum. Tahminim lensin önünde takılan ve içinde birden fazla cam yada optik eleman bulunan bir filtre ve çalışma mantığı ışığı bir kaç farklı şekilde kırarak, sensöre yıldız yada yıldıza benzer şekilde düşürerek sonuca ulaşılıyor. Tabii bu sadece benim tahminim, kullanıp tecrübe etmediğim için net birşey söylemem yanlış olur.
  4. 3 puan
    @neehot Bey, Deneyin anlayacaksınız ne demek istediğimi; Dinamik aralığı geniş, yani ışıklı ve karanlık sahnelerin, renklerin, dokuların kademeli ve bol olduğu bir sahne seçin. Bir üçayak kurun, D800 ve D850 gövdede RAW çekime ve 14-bit sıkıştırılmamış olarak ayarlayın. Önce D800 gövdeyi üçayağa bağlayın ve ona da eski nesil 50mm bir lens takın, Manuel AF ile netleme yapın, bir fotoğraf çekin. Ardından aynı lensi bir D850 gövdeye takın ve aynı ışık koşullarında, aynı netleme ile ve aynı pozlama değerlerinde bir fotoğraf daha çekin. Sonra her iki gövdeden aldığınız dosyanın boyutlarını karşılaştırın. Normal koşullarda ne beklenir, D850'nin dosya boyutu D800'dekinden büyük olmalı değil mi? Çünkü biri 36MP diğeri 45MP algılayıcıya sahip. Ama gerçekte öyle olmadığını, her iki dosyanın da boyutlarının yakın olduğunu, en azından 36/45 oranında olmadığını göreceksiniz. Üstelik, dosyalarda %100 zoom yaptığınızda D800 ile çektiğinizin daha keskin olduğunu görmeniz bile muhtemel. Bunun nedeni; lensin optik kalitesidir. O yüzden burada hep tekrar ettiğimiz mottomuzu yinelemek isterim; Fotoğrafı önce göz, sonra lens, sonra makine çeker. Saygılar.
  5. 2 puan
    @Yasin Korkmaz "8'in 5'e oranı veya yaklaşık 1.61809.Bilim ve sanat insanları bu orana Altın Oran, bu sayıya da Fi sayısı diyorlar. Dünyadaki yaşamı var eden bir oran diyebileceğimiz bu oran (veya bu sayı) aslında, yaşamın her alanında karşılaşabileceğimiz güzelliğin ve sağlamlığın temeli sayılan çok önemli bir orandır. güzellik gibi öznel bir kavramda bile herkesi fikir birliği içine alan gizem. Vücut yapısı bu orana uyacak şekilde olan insan veya canlılar insanoğlu tarafından güzel bulunuyor. Eğer bir kadının topuğundan göbeğine (beline) kadar olan mesafe 8, göbeğinden başucuna kadar olan mesafe 5 ise siz onu güzel bulursunuz. Kaşların iki köşesi arasında olan mesafenin, iki göz bebeği arasındaki mesafeye oranı 8/5 ise yüz güzel bulunur. ayçiçeğinin tanelerinin diziliş biçimi yine Altın Oran'a uyar. Ayçiçeğindeki sarmallar kafa büyüklüğüne bağlı olarak 21/13, 34/21, 55/34 ,... oranında dizilir." (alıntıdır) yani kısacası insan gözüne hoş gelen şeylerin bir şekilde oranı. boyu/eni gibi. fotoğrafta konu elemanları yerleşimi bu oran gözetilerek yapıldığında göze daha hoş geleceğinden fotoğraflar daha güzel olarak değerlendirilir.
  6. 2 puan
    Konuyu açıkça yazmamışsınız @Hüseyin elman bey Üstelik fotoğraf makineniz profil resminin altında yazmıyor veya açıklamada ekipmanlarınızı sayıp, buradan nasıl güzel fotoğraflar çekeceğiniz hakkından parlak fikirler yardımı isteyebilirsiniz..
  7. 2 puan
    Forumda amaç bilgi alışverişidir. Bilgiye odaklanmaktır, kişilere değil. Sorulan hakkında bir şey biliyorsanız paylaşın! Soru size göre basit olabilir, yine de kişileri eleştirmeyin, küçük düşürmeyin! Aksi halde insanlar soru sormaya çekinirler. O zaman da forumun anlamı kalmaz.
  8. 2 puan
    Bir ilave daha; Çekimi 51 nokta kullanarak yaptığınızı belirtmişsiniz ve diyaframınızın f/8 olduğu görülüyor. Bu durumda yukarıda bahsettiğim olay gerçekleşmiş, yani siz kaç nokta kullanırsanız kullanın makinenizin AF sistemi yalnızca merkezdeki çapraz netleme noktasını kullanacaktır, yani tek çapraz nokta. Bu durumda siz 51 nokta desteği alamamışsınız demektir. Yukarıdaki şekilde 51 nokta AF sistemini görüyorsunuz. Kırmızı ile işaretlenmiş olan noktalar çapraz AF noktaları, özellikle hareketli nesnelerin çekimlerinde en çok ihtiyacınız olan hassas noktalar. Diyaframınız f/5.6 ve daha açık durumlarda (yani f/4, f/2.8 vb) soldaki şekildeki gibi 15 hassas noktanın (çapraz olanların) hepsini kullanabilirsiniz, Fakat diyaframınız f/5.6 dan daha kısıksa (sizinki f/8) yalnızca merkezdeki çapraz nokta kullanılır (sağdaki şekil). O nedenle; AF-C ve Dinamik alan AF kullanırken alan derinliğini arttırmak için diyaframı f/5.6 dan fazla kısmak doğru bir yöntem değildir. Saygılar.
  9. 2 puan
    Tekrar hoşgeldin @İbrahim ÖZKAN Gösterme amaçlı Hızlı bir düzeltme ile bu hale gelebilir fotoğrafın. Nasıl yapıldığı konusunda basit bir araçla bunu yapabilirsin fotoğraf açıp background kilidini kaldır layer haline getir crtl+T ile transform menüsünde fotoğraf üzerinde sağ tuş yap warp ile biraz kurcala
  10. 2 puan
    Güneşi kadrajınıza dahil ettiğinizde, hatta makinanızı direk güneşe doğrulttuğunuzda diyaframı mümkün olduğunca kısmak ve enstantene hızını mümkün olduğunca düşürmeniz gerekecek. Dolayısı ile o küçücük aralıktan anlık gelen ışık makinanıza yada sensörünüze herhangi bir zarar vermeyecektir. Ancak siz tutarda güneşe doğru diyaframı açıp uzun pozlama yapmak isterseniz lensinizin önünde filtre dahi olsa (kaynak camı kadar koyu bir filtre yada bu iş için üretilmiş özel bir filtre değilse) makinanızın zarar görme ihtimali olabilir. Gözünüz gibi düşünün, güneşe doğru bakmaya çalıştığınızda gözlerinizi kısar ve uzun süre bakamazsınız. (Şahsen yaptığım yada denediğim bir şey değildir, şahsi fikrimdir.)
  11. 2 puan
    Hayirli olsun @sadikbasal iyi gunlerde kullanmanizi dilerim. 35mm ile kadraj kurma konusunda kendinizi cok gelistirebileceginize inaniyorum, insani acayip egitiyor kadraj kurma konusunda. ilk baslarda biraz zorlanabilirsiniz. yaklasmak icin ileriye dogru yurumek, uzaklasmak icin geriye dogru yurumek gerekiyor, ama prime lensle baslamak soyledigim gibi ozellikle kadraj kurma konusunda cok faydali oluyor fotograf ceken kisiye. yanlis anlasilmasin kadraj kurmak olarak bahsettigim is zoom lens ile de yapilabilir ama prime lenslerin kadraj kurmayi insan kafasinda kurgulama ve iyice pekistirme acisindan faydasi yadsinamaz. Cunku zoom lens bir nebze tembellige itiyor insani. Biraz uzattim kusura bakmayin. Bol fotografli guzel gunler dilerim.
  12. 2 puan
  13. 2 puan
    Ben manzara fotoğraflarımı genellikle "AF-S Nikkor 16-35mm f/4G ED VR" lensimle çekiyorum. Ve yine genellikle 24mm odak uzaklığında ve f/11 - f/18 diyafram aralıklarında çekim yapıyorum. Çünkü bu lensim en keskin sonuçları bu durumda veriyor bana. Gerekirse biraz daha yürüyorum kadrajımı 24mm'de oluşturmaya gayret ediyorum. Bu gibi fotoğraflarda önünüzde belirli mesafeden başlayıp, sonsuzun olabildiğince net olmasını istersiniz. Burada Hiperfokal kavramı devreye giriyor. Tamam, cep telefonumda bunu hesaplayan bir uygulamayla bunu öğreniyorum, uygulama kullandığımı odak uzaklığı ve diyafram için bir hiperfokal mesafe sonucu veriyor. Diyelim ki; - Lensim 24mm odak uzaklığında - Diyafram f/13 - Kullandığım gövde D810 bu durumda kullandığım uygulama sonsuzun da net olması için bana hiperfokal mesafemin 1.6m olduğunu söylüyor. Yani 1.6m'yi netleyip fotoğrafımı çekersem; kameramdan 0.8m (Hiperfokal mesafe / 2) ve ötesi sonsuza kadar net çıkar diyor, netlediğim mesafenin yarısı kadar bana olan kısım da net olur. Hiperfokal mesafeden daha uzak hangi noktayı netlersem netleyeyim, sonsuz hep net olacaktır. Bu durumda kameraya en yakın netlenen mesafe uzayacaktır, o kadar (HF / 2 kadardı). Hiperfokal mesafeden daha yakın bir uzaklığı netlemeniz ise sonsuzu netleyemeyeceğiniz anlamına gelir. Mesela, yukarıdaki örnekteki koşullarda hesaplanan HF mesafe 1.6m hesaplanmıştı, biz buna rağmen 1m'yi netlersek hesaba göre; Net olacak en yakın mesafe 0.617m (artık HF / 2 değil, HF mesafenin altındayız) En uzak net mesafe ise 2.628m olacak. Yani kameranızın 2.628m uzağında kalan kısım net olmayacaktır. Tüm bunlardan da anlaşılacağı gibi, manzara fotoğrafı çekerken netleyeceğimiz mesafe çok önemli. Şimdi asıl soruya dönersek; HP mesafeyi hesapladık da, o mesafeyi nasıl netleyeceğiz? Bu zor bir durum gerçekten. Yanımızda hep metre mi taşıyacağız? Hadi metre taşıdık diyelim, o mesafeye kimi, neyi koyacağız da ölçüp çekeceğiz? Hele yalnızsak durum daha da vahim Ben bunu şu şekilde çözdüm: Demiştim ya, genellikle 16-35mm lensimi kullanıyorum ve genellikle 24mm odak uzaklığı ve f/11 - f/18 diyafram aralıklarında çekim yapıyorum diye. Evde makinemi üçayak üzerine monte ettim, Odak uzaklığımı 24mm ye getirdim, Duvara, tam göz hizama bir nesne astım, Önce f/11 diyafram ile başlayıp HF hesaplama sonucunda çıkan mesafeye gelene kadar duvara yaklaştım ve nesneyi netledim, Lensimin üzerindeki netleme halkasının o noktasını CD kalemi kullanarak diyafram değeri ile birlikte işaretledim. Aynı işlemleri f/13, f/16 ve f/18 için de yaptım. Lensim üzerinde 4 farklı işaretlenmiş nokta oluştu. Artık sahaya çıkıp manzara çekeceksem, hangi diyafram değerini kullanıyorsam netleme halkasını o noktaya getiriyorum, tabi ki "Manuel netleme" yapıyorum Dolayısıyla bu zahmetten kurtuldum. Lensimin üzerinde 4 tane nokta mevcut. "Ben lensimin üzerinde böyle kalıcı şeyler yapmam" derseniz, buyrun metre orada, mikrofon sizin Saygılar.
  14. 1 puan
    Nikon D5100 Kullanım Kılavuzu Sayfa 50-53 ve 164. Türkçe kullanım kılavuzunuz yoksa buradan indirebilirsiniz. Saygılar.
  15. 1 puan
    Evet İşık önemli ; işık yoksa foto çekemeyecekmiyiz . Mum işığında dahil jilet gibi fotolar çekilebilir. Burdaki sorun işık koşullarından ziyade diyaframın çok kısık oluşunun fotoya yansıması.
  16. 1 puan
  17. 1 puan
    Merhaba arkadaşlar Aziz ben 32 yaş /İstanbul, Dx Canon'dan Fx Nikon'a geçiş yaparak aranıza katılmış bulunmaktayım. Body olarak D610 aldım fakat lens konusuna henüz karar verebilmiş değilim. Büyük ihtimalle Nikon ya da Tamron 24-70 ten birisi olacak. Portre olarakta 85mm 1.8 düşünüyorum. Fikirlerinizi almak isterim. iyi forumlar.
  18. 1 puan
    @xmen bey, Bahsettiğiniz lensi kullanmadım, G modelinin plastik gövde olduğunu biliyorum sadece. Bu lens hakkında deneyimi olan dostlarımız size yardımcı olabilirler sanırım. Saygılar.
  19. 1 puan
    @xmen bey, Sorunuzun tam cevabını sanırım buradaki yazımda bulabilirsiniz. Saygılar.
  20. 1 puan
    Teşekkür ederim. @Yasin Korkmaz @neehot
  21. 1 puan
    @ÖNER BÜYÜKYILDIZ bey, Nikon Capture NX2 uygulamasının yerini Capture NX-D uygulaması aldı. Bildiğim kadarıyla Capture NX2 D7200 RAW dosyalarını arada bir dönüştürücü kullanmadan desteklemiyor. Capture NX-D yüklerseniz probleminiz düzelir. Saygılar.
  22. 1 puan
    @Aziz Şahin hayırlı olsun. umarım hoşunuza gidecek kadrajları oluşturup çekersiniz.
  23. 1 puan
    bir karşılaştırmada sigma açık, tamron kapalı diyaframda daha başarılı yazıyordu. demek istediğinizi anladım ben acaba açısal olarak mı portre için uygun değil dediniz diye düşünmüştüm. teşekkür ederim @Akın Demircioğlu
  24. 1 puan
    Merhaba @metalwave kullandığım objektifin keskin diyafram değeri kendi testlerime göre f5.6dan başlıyor. Bu kadar yüksek diyafram değeri de bokeh oluşturmada zayıf kalıyor o yüzden göze pek hoş gelmiyor. Şuradaki konumda kendi test sonuçlarımı paylaştım, sayfayı ziyaret ederek inceleyebilirsiniz. Manzara için genelde yüksek diyafram kullandığımızdan sonuçları gayet güzel, sigma tecrübem olmadı ancak benzer uygulamayı sizde yaparak objektifinizin keskin diyafram değerini bulabilirsiniz.
  25. 1 puan
    Tabiiki @Aziz Şahin bey Hayırlı olsun Bol ışıklı, fotoğraflı günleriniz olsun..
  26. 1 puan
    Tabi ki 550 TL lik bir parçaya bu kadar para verilmez. Ama bence bu objektifi söküp temizleyip şu andaki durumundan daha iyi bir hale getirebilecek bir tamirci bulunabilir. Forumda tamirci tanıdığı olan arkadaşlar belki size yardım ederler.
  27. 1 puan
    Aziz Bey Merhabalar; aramıza hoş geldiniz. 24-70 açısı tam bir tak-gez aralığıdır. 24mm aralığı bir çok yerde yeterli genişlikte kadraj kurmanızı sağlayacaktır. 70mm ise çok tele olmasa da yine işe yarar bir açıdır. Ben hem Canon hem Nikon kullanırken ilk aldığım lens her zaman 24-70 olmuştur. Ben aradaki fiyat farkını da göz önünde bulundurarak Tamron olan versiyonlarını seçtim. Hatta Nikon'da ilk versiyon olan VC'yi kullanırken satıp şimdi yeni versiyon olan G2 modelini kullanıyorum. Nikon yada Tamron olmasına siz karar verin. Benim gördüğüm kadarıyla optik başarım ve görüntü kalitesi olarak aman aman bir kalite farkı yok. Eğer bütçeniz düşükse Tamron VC'li modeli, bütçeniz var ise Tamrgon G2 yada Nikon 2. el olanı tavsiye ederim. Eğer bütçeniz epey var ise Nikon 24-70 VR modelini tavsiye ederim. Ama söylediğim gibi Tamron muadillerini, Nikondaki fiyatlar göz önünde bulundurursak iyi bir alternatif olarak gözükmekte. Portre için lensin birazcık tele olması her zaman yararlıdır. Çünkü portre çekerken açı genişledikçe fotoğrafa dahil olan alan artacağından dolayı görüntü kirliliği yapacak ve bir çok şey istemeden de olsa kadrajımıza girmiş olacaktır. Portreyi daha yakından çekmek isterseniz bu sefer de bükülmelere maruz kalırsınız. Dolayısıyla 85mm gibi bir açı size portre açısından yararlı olacaktır. Nikon 85mm 1.8G bu alanda bence fiyatına göre en iyi performansı veren lenslerden biridir. Şahsi düşüncelerim bunlar, tabii son karar size ait. Her ne ekipman alırsanız alın, bol fotoğraflı güzel günler geçirmenizi dilerim.
  28. 1 puan
  29. 1 puan
    Merhaba @Aziz Şahin bey, iyi yapmışsınız Hoşgeldiniz.. Ben size Tamron öneririm.. Fakat bu genellikle portre ihtiyacınızı karşılar Tabiiki şunu da düşünmenizi isterim
  30. 1 puan
  31. 1 puan
    FI sayısı bilip altın oranı bilmemek biraz tuhaf. Sözelcisinniz sanırım. 😂 Kaynak olarak vikipedi muhteşem bir hazinedir lakin ülkemizden erişemiyoruz, reis kızıyor. 😄 konu ile ilgili aşağıdaki kaynağa bakabilirsiniz. http://www.bilgiustam.com/fibonacci-sayilari-ve-altin-oran-nedir/ daha detaylı bilgi için google efendiye “fibonacci dizisi” diye sorabilirsiniz.
  32. 1 puan
    Murat bey 70-300 lensi alirsaniz portre isinizi bu lensle de görürsünüz. Portre cekimleri dar alan genisligi ile hoşunuza gidecegini düşünüyorum. Bu aralikta da oldukca dar alan genisligi yakalayabilirsiniz. Yanliz 70 mm ve üstü apcs makineler icin oldukça yuksek odak araligi olmasindan dolayi enstanteneye yuklenmeniz gerekmektedir ( tripod kullanimlari haric). 70-300 lensde titresim engelleyici olmasinda cok buyuk avantajiniz olur. 70-300 araliginda benim arastirdigim kadariyla en güzel sonuclari tamron 70-300 di vc usd olanidir. Ikinci elldeki fiyati size göre uygun olabilir. Ayrica lensin keskinlik konusida da (70-200 aralığında) oldukça basarili bir lenstir. GT-I9300 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
  33. 1 puan
    Yeni objektif alacak olan fotoseverlerin kendi seçimini yapacak seviyeye ulaşmaması durumunda, en iyi ve en çok çektiği fotoğraflardan oluşan bir albüm paylaşması ve ona göre öneride bulunmak daha isabetli olacaktır görüşündeyim, bu şekilde kişinin hangi açıları sıklıkla kullandığı sonucuna varırız, kişinin albümü portre ağırlıklıysa diyafram açıklığı daha büyük, manzara ağırlıklıysa daha geniş açılı objektifler önerilmesi gibi sonuçlara varılır. Konu sahibinin bahsettiği gibi ay fotoğrafını 55mm çekseniz ne olur çekmeseniz ne olur. Genel olarak pek bir yakınlaştırma sağlamayacaktır. Benim görüşüm exif bilgileri açık şekilde bir albüm paylaşması daha sonra objektif önerilmesi olacaktır.
  34. 1 puan
    @Yasin Korkmaz hocam sadece uzun pozlama ile değil diyaframı kısarak bu sonuca ulaşıyoruz. Pozlama süresinin artması, gece çektiğimiz fotoğraflarla ilgili bir durum. Gece fotoğraf çekerken pozlama süresini uzatmak için diyaframı kısarız ve diyaframı kıstığımız için pozlama süresi uzar. Ancak aşağıda paylaştığım fotoğrafta ışık şartları yeterli olduğu için diyaframı f/14 olarak kısmış olmama rağmen 1/40 perde hızında, ve 100 ISO'da bu sonuca ulaştım. Tabii sizin ışık çizgilerinin patlaması dediğiniz olay bu ise. Farklı bir şeyi ifade etmek istiyor da olabilirsiniz. @Akın Demircioğlu hocam ışığın kaliteli çizgiler oluşturması lenslerin yapısıyla alakalı bir durum diye düşünüyorum. Lensin diyafram bıçaklarının verdiği etkiye oranla çizgilerin netlik ve keskinlik durumu farklılık gösterebilir ayrıca lensin iç yapısı, kaplamaları, ışığı yansıtırken ki optik kalitesi ve optiklerin ışıkta bozulmaya ve saçılmaya yer verip vermemesi tamamen lensin yapısı ve kalitesiyle bağlantılıdır diye düşünüyorum. Eğer gece çekimi yapacaksak mutlaka gece çekim teknikleri üzerine araştırma yapalım ve mutlaka tripod yada sabit bir yer bularak makinemizi "0" sarsıntı ile fotoğraf çekebilecek hale getirelim. Ayrıca mümkünse makinemizin vizörünü de kapatalım ki olası ışık geçirgenliğinin önüne geçilsin. Star filtreleri ben de merak ediyorum ama sırf merak ediyorum diye filtre almak aklıma yatmıyor açıkçası. Şimdilik elimizdekilerle yetinmeye devam. Tecrübe eden veya edecek olan varsa fikir ve yorumlarını almak beni çok mutlu edecektir. Saygılarımla.
  35. 1 puan
    @hüseyin özdemir Aydınlatıcı bilgiler için bende teşekkür ederim. Aslında mantıken diyafram kısıldıkça her ışık hüzmesinin fotoğrafta oluşturacağı bir etkidir, bu etkiye sebep olan kısık diyaframdır ancak hala netleştirememiş olmamla birlikte ışığın kaliteli çizgiler oluşturması da objektiften objektife fark eden birşey çünkü bazı geceler gerçekten sokak lambalarının parıl parıl çıktığı fotoğraflar elde etmek istediğim oluyor. Belki bir star filter denemesi yapmam gerekecek. @Yasin Korkmaz sadece uzun pozlama değil kısık diyafram kullanıldıkça objektife giren her türlü parlamalarda bu tür sonuç ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum.
  36. 1 puan
    @Sebahattin Demir @Ali Evren Kara ve@neehot beylerin yorumlarını ve konuya yaklaşımlarını dikkatle okudum. Fotoğraf merakına başladığım günden beri en çok yararlandığım forum burası olmuştur. Daha üç yıl öncesine kadar diyafram bilezikli bir 50mmyi makine de nasıl kullanacağımı bile bilmiyordum forumda konusu vardır. Ancak gönül verdik araştırdık, ustaların bilgilerinden istifade ettik, yeri geldi paralar harcayıp tecrübe edindik ve hala da öğreniyorum konuda olduğu gibi Sebahattin Beyden yeni ve ilginç bilgiler edinmiş oldum. Kuş konusuna gelirsek benim fikrimde diğer arkadaşlardan pek farklı olmayacak o yüzden fotoğrafı inceleyerek konuşacağım. Fotoğrafta görülüyor ki bulutlu bir havada çekim yapmışsınız, ortamın ışıklılığı düşük olunca fotoğraflarınızı da yeterli pozlamayı sağlamak için iso artırımı yapmanız gerekirdi. Burada ki en büyük sıkıntı ışığın azlığından kaynaklanmış daha iyi bir havada tekrar deneyimleyip paylaşmanızı beklerim. Martıları aşağıdan yukarıya doğru değilde yandan veya önden 40-45 derecelik açı üstüne çıkmadan (kanat altları karanlık olduğundan yeterince pozlanamayacaktır fotoğrafınızda olduğu gibi) ve ışığı karşınıza almadan pozlayacak şekilde pozisyon alın. Bir vapurda falan seyahat edip simit falan atıyorsanız da bilemicem. Havadaki bir martıyı gökyüzüne doğru pozlamak pek bir espirili olmayacaktır o yüzden alan derinliğinin belli olabileceği şekilde kadraj oluşturursanız etkili bir foto elde etmiş olursunuz diye de düşünüyorum. Martılar insanlara yakın bir kuş 80-100mm arasında kolayca fotoğraflanabiliyor ancak daha başka kuş fotoları çekme meraknız varsa objektifde yenilik yapılması gerekir. Objektiflerin en açık diyaframlarının genelde 2 stop sonrası netlik açısından ideal diyafram olduğu hep söylenir ve bende kendi tecrübelerime göre doğru bulurum. Objektifi 100mmde en açık diyafram ile ve f8, f11 ayarlayıp çekin sonuçları bilgisayarda orta noktalardan ve köşelerden inceleyin hangisi tatmin ederse o diyaframda pozlayın derim. Yeni fotoğraflarınızıda en kısa zamanda görmek dileğiyle @sadikbasal
  37. 1 puan
    Martı fotoğrafına geri dönecek olursak daha keskin fotoğraf çekmek için daha iyi bir lense ihtiyacınız var. Martı fotoğrafı martı hareketliyken düzgün yakalayabilmek için hızlı bir lense ihtiyacınız var. Özet geçersek f2.8, f1.8 lensler tercih edilebilir. Martılar biraz uzak kaldıklarından telezoom lense ihtiyacınız olacaktır. Sonuç kapı 70-200 e çıkıyor. Eğer bütçenizi aşıyorsa 70-200 f2.8 onun yerine 70-200 f4 olanı da tercih edebilirsiniz ki keskinlik ve hız yönünden pek bir eksiği yok. Af-c ve tek nokta ile birkaç denemeden sonra çok rahat yakalayabilirsiniz
  38. 1 puan
    @sadikbasal bey, Bir önceki yazımda, @myasar beyin dikkati ile düzelttim bu cümleyi. Bu cümleyi yazarken sizin diyaframınızı f/8 olarak ayarladığınız değil de maksimum açıklığı f/8 olan bir lens kullandığınız düşüncesiyle yanlış yazmışım o cümleyi dikkat etmeden. Sizin lensiniz belirttiğiniz kadarıyla 18-140mm. Bu lens sanırım f/3.5 - 5.6 lens. Yani en kısa odak uzaklığında bu lenste diyafram en fazla f/3.5 kadar açılabiliyor, 140mm'de ise f/5.6'ya kadar açılıyor diye biliyorum. Siz bu lensinizle çekiminizi 140mm'de bile yapsanız diyaframınız f/5.6 kadar açılacağı için bu çekiminizi 51 noktayı kullanarak yapmışsınızdır, sıkıntı yok. Saygılar.
  39. 1 puan
    Hayır bu bilgi yanlış değil. 51 nokta kullanırsanız, alanınızı daha da genişletirsiniz. Siz çekmek istediğiniz martıya odaklanmışken arkalarda, 51 noktanın içine giren bir başka martı veya nesneye netleyeblir AF sistemi. Sizin gönderdiğiniz tarzda bir fotoğraf için yapmıştım bu yorumu. O nedenle ben olsam 9 nokta kullanırım demiştim. 9 nokta kullanmak biraz daha dikkat ve tecrübe gerektiriyor bu tarz hareketli nesnelerde. Ama gökyüzünde o martıdan başka bir obje yoksa ve arkaplan temizse 51 nokta 9 noktaya göre daha garantili ve kolay olur elbette. Saygılar.
  40. 1 puan
    Tekrar merhaba @İbrahim ÖZKAN bey Bunun yardımı dokunurmu?
  41. 1 puan
    @Şenol Ustabaş beye cevap için teşekkürler. @sadikbasal bey, Ben Notebookumda DofMaster (Dept Of Field Calculator) mobil cihazımda HyperFocal Pro uygulamalarını kullanıyorum. Hiperfokal mesafe FF ve Croplu makinelerde farklı sonuçlar verir, buna dikkat edilmelidir. Saygılar.
  42. 1 puan
    @sadikbasal bey Sebahattin Bey'in gövdesi tam kare olduğu için ; circle of confusion 0.028 değerindedir. Sizin gövdeniz crop sensör gövde olduğu için bu değer 0.018 değerindedir. ÖRNEĞİN; 24MM F/13 değeri ise Hiperfokal mesafe; D810 GÖVDE ; 24X24=576 13x0.028=0.364 576/0.364=1.582 D7200 GÖVDE; 24X24=576 13X0.018=0.234 576/0.234=2.461 olacaktır.. Kısaca formül; Saygılar..
  43. 1 puan
    şöyle bir haber vardı. http://www.webtekno.com/gunes-tutulmasini-cekmek-isteyen-insanlarin-mahvolan-kameralari-ve-lensleri-h33183.html
  44. 1 puan
    @sadikbasal bey, D610 ile aynı yerden D7200'ün çektiği kadrajı yakalamak için D610'da 75mm'ye zoom yapmanız gerekir, 25mm değil. Çünkü D7200 ve 50mm FX lens ile çektiğinizde makinenizde bu lens 75mm gibi çalışacaktır. Aslında görüntü değişmiyor, sadece lensin içinden geçen görüntünün izdüşümü algılayıcı boyutu küçük olduğundan daha az yeri gösteriyor. Şöyle düşünün; bir projektörünüz var ve Powerpoint sunum yapıyorsunuz. Projektörünüzü kurdunuz, karşısındaki duvara da yansıttıklarınızın tamamını görebileceğiniz büyüklükte bir perde (FX) koyarsanız herşeyi sorunsuz (50mm) izleyebilirsiniz değil mi? Hiçbir şey değiştirmeden perdeyi küçülttüğünüzde ne olur? Perde üzerine yansıttığınız görüntünün bir bölümü yansır, kenarlarda kalan diğer kısımlar perdede görünmeyecektir. Eğer tüm görüntünün bu küçük perdeye (DX) sığmasını isterseniz projektörün zoom halkası ile oynarsınız ve açısını daraltıp perdeye sığmasını sağlarsınız (75mm). Eğer D610 ile çektiğiniz kadrajın aynısını D7200 ile çekerseniz (bu durumda 50mm lensi ile biraz uzaklaşmanız gerekecektir) her iki makineden aldığınız dosyayı yaklaşık eşit boyutta basabilirsiniz. Çünkü her ikisi de yaklaşık eşit çözünürlüğe sahip olacaktır. Ben D7200 makineye sahipken FX makinem olsun istiyorsam D610'a geçmek istemezdim herhalde. İlla ki FX olacaksa en azından D750'yi düşünürdüm. Ya da bütçem uygunsa D810 veya D850. Şunu da belirtmeliyim ki; eğer bu işin çok profesyoneli değilseniz sizi D7200'den FX modele geçirecek hiçbir sebep doğru ve geçerli sebep olmayacaktır. bu durumda D7200'de kalmak en akıllıcası olur. Çünkü Fotoğrafı önce göz, sonra lens, sonra makine çeker. Saygılar.
  45. 1 puan
  46. 1 puan
  47. 1 puan
    Merhabalar; bu tarz siteler yüzde doksan dokuz reklam amaçlı çalışır. verileri %100 doğrudur diye düşünmek bence yanlış olur. Tabii ki bilgi vermesi açısından iyidir ancak alacağınız lens yada ekipmanı bu tarz karşılaştırma sitelerine bakarak almak bence oynanacak en büyük kumarlardan biridir. Ayrıca sadece kağıt üzerinde yazılıp çizilenlere bakılarak keskinlik ve görüntü kalitesi anlamında karar vermek yine söylüyorum bence yanlış olur. Tabii bu düşünceme katılanlar olur-olmaz o ayrı saygı duyarım. Ancak şunu hiç bir zaman unutmamak lazım. Her markanın kafa lensleri ve ekipmanları mevcuttur. Bu Canon'da 5 DS'dir yada Mark IV'tür Nikon'da D810 yada D850'dir Sony'de A7RII'dir yada başka başka markaların başka başka modelleridir. Bu marka/modellerin hangi şartlarda kullanılıp teste tabii tutulduğuna da dikkatli bakmak gerekir. Bu makineler özellikle 50mp 45mp makineler günlük hayatta kullanım için külfetli makinelerdir. Çok iyi ışık şartlarında çok iyi sonuç verirken düşük ışıkta çuvallayabilirler. Ayrıca yukarda bahsettiğim gibi her markanın kafa lens ve gövdeleri mevcut. Bunlar 24-70 2.8 - 70-200 2.8 - 16-35 2.8 - 85mm,20,24 gibi gibi daha bir çok örnek verebileceğimiz kafa lensleri mevcuttur. Bu lenslerin CaNikon olarak bahsediyorum. Hepsinin performansı birbirine yakındır. Bazen Canon döver bazen Nikon döver. Önemli olan burada bizim işimize yarayacak olan ve gücümüzün hangisine yettiğidir. Mesela Canon 5DS çok manyak kafa atıyor diyelim. Ancak bu makineyi alıp çarşıda,pazarda,sokakta açık havada düşük ışık şartlarında kullanan kişiler ISO performansının kötü olduğundan bahsederler çünkü 50mp sensörü doyurmak için çok iyi ışık şartları gerekmektedir. Tüm çekimlerimizi stüdyo ortamında yapsak eyvallah ama hangimizin bir stüdyosu var ki? Naçizane düşüncem, hangi marka hangi markayı döver tartışmasına girersek ve ekipman edinme yoluna böyle gidersek hiç bir sonuç alamayız. Canon kağıt üzerinde daha iyi gözükebilir ama 6D kullandıktan (Tamron 24-70,Tamron 70-200, Canon 100mm 2.8 L IS makro, 16-35 f4L ,35mm 1.4 L, 50mm 1.2) Nikon'a geçiş yapan ve yine sırasıyla 24-70,70-200,16-35 f4, Tamron 15-30, Sigma-Nikon 105mm Makro, 85 1.8 G, 35 1.8 FX lensleri kullanan biri olarak benim gönlüm Nikon'da. Neden diye soracak olursanız Nikon daha fazla RAW işleme derinliği sağlıyor. Bu ne demek diye sorarsanız-teknik açıklaması ne kadar doğru olur bilemiyorum- yanlışım varsa yada anlaşılmayan bir yer olursa sorarsınız - Canon 6D ile çektiğim fotoğrafları işlerken bir yerden sonra tıkanıp kalıyordum. Yani ufak tefek işlemleri yaparken bile mesela Pozlamayı arttırmaya, kontrast vermeye, ne bileyim rötüş yapmaya fotoğraf bir yerden sonra bozuluyordu. Şu anda Nikon'da bu işleri Canon'a göre çok daha rahat yapabiliyorum ve bu bana acayip esneklik kazandırıyor. Tamam belki Canon aynı durumu 5DS ve 5D MK4 ile çözmüştür ancak şu anda Nikon benim tüm işlemlerimi sorunsuz yerine getirmemi sağlıyor. ve benim için en iyi ekipman. Aslında bu şekilde siteler, tamamen insanları aldatmaya yönelik diye düşünüyorum. Sonuçta amacımız fotoğraf çekmek değil mi? Bu tarz siteler sayesinde yeni çıkan ekipmanlar son kullanıcıya bir şekilde kakalanmak isteniyor. Biz de bu sitelere dalıp asıl amacımız olan fotoğraf çekmekten uzaklaşıyoruz. Hatta kafamıza yatan, içimize sinen A marka T2 cinsi lensi almak yerine bu tarz sitelere gidince Z marka Q2 lensi incelemeye başlıyoruz. sonra Q2 marka lensi alalım diye karar kılıyoruz ancak bir bakıyoruz fiyatı diğer lensin 2 yada 3 katı. İşte bu şekilde kazıklanıyoruz. Bu tamamen pazarlama taktiği olarak firmaların yürüttüğü bir kampanyadır diye düşünüyorum. Bir de yukarda verdiğiniz site örneğinde yada bunun gibi sitelerde verilen puanlar 1 aşağı-2 yukarı olabiliyor ancak aradaki 1 puan yada 2 puan farkı insan gözüyle fark etmek imkansız olabiliyor. O yüzden çok uzattığımı bilerek ve özür dileyerek söylemek isterim ki bu konuları bu kadar tartışacağımıza asıl işimiz fotoğrafa dönelim. Alalım elimize makinemizi gidelim fotoğraf çekelim. Fotoğraf adına bir şeyler üretelim. İnanın dünyanın en keskin gövde ve lenslerine sahip olsak bile makinemizi elimize alıp fotoğraf adına üretim yapamıyorsak bence hiç bir anlamı yok. Lafı çok uzattım, sürçü lisan ettiysem affola. Sağlıcakla ve bol fotoğrafla kalın.
  48. 1 puan
  49. 1 puan
  50. 1 puan
Bu afiş şu şekilde ayarlanmıştır: İstanbul/GMT+02:00