@nikonturk / İnstagram

Mobil olarak paylaştığınız fotoğraflarınız instagramda bulunan @Nikonturk profilimizi etiketliyerek veya #Nikonturk etiketini kullanarak yüklediğiniz fotoğrafları paylaşıyoruz

Liderlik Tablosu


Popüler İçerik

21-07-2017 zamanından beri en yüksek saygınlığı olan içeriği gösteriliyor alan : Her alanda

  1. 6 puan
    Bu yazıda DSLR kameralarda özellikle de Nikon markasındaki otomatik netleme sisteminin nasıl çalıştığını ve kamerada bulunan netlik noktası, netlik noktası türleri, netlik modları ve otomatik netlik (AF) alan modları hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Umarım konuyu merak eden arkadaşlara yardımcı olur... www.mansurovs.com' dan Türkçeye çevrilmiştir. OTOMATİK NETLEME SİSTEMİ (AF) NASIL çALIŞIR Kameralarda otomatik netleme (AF) sistemi Aktif ve Pasif olmak üzere 2 gruba ayrılır. AKTİF AF SİSTEMİ Bu sistemde kamera kızılötesi ışınları cisme gönderir ve cisme çarparak geri dönen ışınlar sayesinde cisimle kamera arasındaki mesafe hesaplanır ve cisme olan netlik bu bilgiye göre yapılır. Ancak düşük ışık koşullarında maalesef çalışmaz. Bu sistem durağan ve 4-6 metre gibi mesafelerdeki cisimlerin fotoğraflanmasında kullanılmaktadır. Hareketli cisimlerin netlenmesinde kullanılmamaktadır. Canon ve Nikon kameralarda AF yardımcı ışığı ile yapılan çekimlerde Aktif AF sistemi kullanılmaktadır. PASİF AF SİSTEMİ Bu sistem Aktif AF sisteminden çok farklı çalışmaktadır. Faz Algılama denilen sistemle (Phase Detection) lensten geçen ışığın özel bir algılayıcıya veya kameranın kendi görüntü alıgılayıcısına düşürüldüğü Kontrast Algılama (Contrast Detection) denilen yöntemi kullanılmaktadır. Kontrast algılama ile netlik nasıl yapılıyor? Kamera fotoğrafı çekilecek konudaki kontrast’ın en yoğun olduğu yeri arar. Kontrastın yüksek olduğu yer nettir. Eğer bulamazsa karedeki başka noktalardaki kontrast yerleri arar. Bu ise Pasif AF sistemin netliği yapabilmesi için yeterli kontrastın olması gerektiği anlamına geliyor. Lens, tek renkli veya pürüzlü bulanık bir yüzeyde netliği aramaya başladığında netlik başarısız olur. çünkü kameranın netlik yapması için cismi kenarı ile birlikte daha doğrusu kenardaki kontrastı algılaması gerekir. Gelişmiş DSLR kameralar hem Faz hemde Kontrast algılamaya yöntemlerini, gerektiği zaman kullandıkları halde tüm aynasız kameralar, bas-çek dediğimiz ayarsız otomatik ve video kameralar sadece kontrast algılayarak netliği yaparlar. Kontrast algılama ile yapılan netlikte ışığın direkt olarak görüntü algılayıcısına gelmesi gerekir. DSLR kameralarda bulunan arka LCD’den çekim yapılmak istendiğinde (Liew-View) kamera aynasını yukarı kaldırır ve algılayıcıya ışığı direkt olarak göndererek bu fonksiyonu yerine getirir. Kontrast algılama sistemi daha çok durağan konuların netlenmesinde kullanılırken Faz algılama sistemi ise hareket eden konuların netlenmesinde kullanılmaktadır. Kontrast algılama sistemi özellikle çoğu zaman düşük ışık koşullarında Faz algılamaya göre daha hassastır. Faz algılama yöntemi kullanan DSLR kameralarda netliği yapmak için bir veya daha çok netlik noktası seçmek zorundayken, kontrast algılamalı sistemde tüm karedeki (en uç köşeler dahil) kontrast algılanarak daha esnek netlik yapılır. DSLR kameralarda arka LCD’ den yapılan çekimlerde kullanılan kontrast algılama yönteminin dezavantajı son derece yavaş olmasıdır. DSLR kameralarda video çekiminin giderek önem kazanması nedeniyle bu yavaşlığın üreticiler tarafından ilerde düzeltileceğini düşünülmektedir. DSLR kameranızın önünde AF yardımcı ışığı varsa bu Aktif AF sisteminin bir parçası değildir. Tıpkı flaşta olduğu gibi konunuzu aydınlatırlar ve kameranın Pasif AF sisteminden faydalanır. NETLİK NOKTALARI Netlik noktaları vizörünüzden baktığınızda gördüğünüz küçük içi boş kare veya noktalardır. üreticiler giriş seviyesi ve profesyonel seviye kameraları birbirinden ayırmak için farklı AF sistemleri kullanmaktadırlar. Profesyonel seviye DSLR kameralarda bu netlik noktaları çeşitli ayar seçenekleriyle ayarlanabilen gelişmiş özellikler barındıran ve çok sayıda noktadan oluşurken, giriş seviyesi DSLR modelleri temel AF gereksinimlerini karşılayacak şekilde ve az netlik noktası içerecek şekilde tasarlanmaktadırlar. Bu netlik noktaları Faz algılamanın bir parçasıdırlar ve herbir netlik noktasındaki kontrast kamera tarafından algılanmaktadır. Netlik noktalarının yerleşimi ve sayısı sadece kamera üreticilerine göre değil kamera modeline göre de değişmektedir. Yukarıda solda gördüğünüz üzere Nikon D5000’ de 11 tane netlik noktası ve sağda Nikon D300s’ de ise 51 tane netlik noktası bulunmaktadır. Büyük fark netlik noktasının sayısındadır. Peki netlik noktası sayısı önemli midir? Elbette ama tek başına yeterli değildir. Eğer netlik nokta sayınız fazlaysa kompozisyonunuzu yapıp, karenin özel bir kısmına netlik yapmak istediğinizde; Kamera özellikle hareketli bir konuyu (spor ve vahşi hayat konuları için son derece uygundur) bu farklı netlik noktaları arasında takip etmek için kullanır. Oysaki netlik noktalarının tamamı fark yaratmazlar. Farkı yaratan netlik noktasının türüdür. NETLİK NOKTASI TüRLERİYukarıda açıklandığı üzere sadece netlik noktası sayısı AF sistemlerinde önemli bir faktör değildir. Bunun yanı sıra netlik noktasının türü de hassas sonuçlar almak için son derece önemli bir konudur. 2 Tür netlik noktası algılayıcısı vardır. 1-) Dikey tip 2-) çapraz tip Dikey tip algılayıcı boyutsal ve sadece dikeydeki kontrastı algılar. çapraz tip algılayıcı ise 2 boyutludur ve hem dikey hemde yataydaki kontrastı algılarlar. Ayrıca çapraz tip algılayıcı dikey algılayıcıya göre daha hassastır. Bu ne anlama geliyor. Kameranızın AF sistemindeki çapraz tip algılayıcı ne kadar fazlaysa netlik o kadar hassas ve daha iyi yapılacak demektir. Bu nedenle yeni kamera duyurusu yapıldığında; kamera modeliyle ilgili tipik olarak şunlar söylenir. Bu kamerada X tane netlik noktası ve Y tane çapraz tip netlik algılayıcısı bulunmaktadır. üreticiler yeni kamera özelliklerini belirtirken netlik noktası sayısını ve özellikle çapraz tip algılayıcı sayısı fazlaysa gururla belirtirler. örneğin Nikon D7000’ de 39 tane netlik noktası ve 9 tane çapraz tip algılayıcıya sahiptir. Bu demektir ki 39 tane netlik noktası var ve bunlardan 9 tanesi çok hassas. Kamera alacağınız zaman ve özellikle spor ve çok hızlı vahşi hayat fotoğrafı çekecekseniz bu konuya çok dikkat etmeniz gerekir. AF PERFORMANSI ETKİLEYEN DİĞER FAKTöRLER Yukarıda toplam netlik noktası sayısının ve türünün çok önemli olduğunu gördük. Oysaki bu 2 konu hassas netlik için yeterli değildir. AF performansını ciddi olarak etkileyen diğer bir faktörde ışığın miktar ve kalitesidir. Şimdiye kadar kameranızın AF sisteminin gün ışığında ve parlak ışık koşulları altında çok mükemmel sonuçlar verdiğini ve iç mekanda az ışıkla mücadele etmeye başladığınızda ise size ızdırap verdiğini biliyorsunuz. Durum neden böyle? çünkü düşük ışık koşullarında kameranızın kontrastı algılaması çok zordur. Pasif netleme sisteminin lensten geçen ışığa güvendiğini hatırlayın. Eğer ışığın kalitesi zayıfsa, bu durum netlik performansına yansır. Işığın ve lensin kalitesinden konuşalım; AF performansı etkileyen en önemli faktörlerden biri lensin kalitesi ve en büyük diyafram açıklığıdır. Eğer elinizde eski bir lens varsa ve bu lensin merceklerinde fiziksel olarak küf mantarı, kir, içerde çok fazla toz ve öne/arkaya netleme problemleri bulunuyorsa AF performansınızın size ızdırap vereceği kesindir. Lensin açıklığına gelince diyafram açıklığı f/2,8 olan profesyonel seviye lenslerin f/5,6 lenslere göre daha hızlı olması bir nedendir. Tüm dijital kameralarda netlik diyafram en açık değerdeyken yapılır. Diyaframı f/16’ ya aldığınızda; netlik yine en açık diyafram üzerinden yapılır ve f/16 değerini ancak fotoğraf çektiğinizde kamera ölçtüğü diyafram (f/16) ve perde hızı değerlerini uygular ve ancak o zaman bu değeri alırsınız. Bu nedenle f/1,4 gibi çok hızlı lensler dışındaki diğer lenslerle AF performansı açısından büyük diyafram değerleri kullanmak daha iyi sonuçlar vermektedir. AF performansı açısından lenslerin en açık diyafram değeri f/2,0 veya f/2,8 arasında olması idealdir. F/5,6 gibi küçük diyafram değerleri olan lenslerle netlik yaparken lensin içinden geçen ışık miktarı az olduğu için netlik çok zor gerçekleşmektedir. Ayrıca f/1,4 gibi çok açık diyafram değerleri ile çalışmak hem AF performansını olumsuz yönde etkilemekte hemde çok sığ alan derinliği sağlamaktadır. Son olarak bir kamerada bulunan AF sisteminin kalitesi ve sağlamlığı son derece önemli bir etkendir. örneğin spor ve vahşi hayat fotoğrafı çeken profesyoneller için geliştirilen Canon 1D Mark III piyasaya ilk çıktığında yaşanan korkunç AF problemleri nedeniyle birçok kullanıcı bu olaya çok sinirlenmiş ve Canon’ un bu hatasını bir yazılımla düzeltmesini beklemişlerdi. Birçoğu bu nedenle Canon’ u bırakıp Nikon’ a geçmişti. Kamera tüm AF özelliklerini barındıracak şekilde üretilmişti ama AF sistemi çalışması gereken şartlar çalışmıyordu. Eğer en iyi AF performansı verecek modern DSLR kamera arıyorsanız ve özellikle spor ve vahşi hayat fotoğraflamak amacınız varsa Nikon ve Canon size çok gelişmiş ve sağlam AF sistemleri sunmaktadırlar (Diğer üreticiler ise onlara çok yakın sistemler geliştirerek, bu teknolojileri bir şekilde yakalamaktadırlar). DSLR NETLİK MODLARI Günümüzde, Birçok kamera çeşitli durumlar için bir sürü farklı netlik modlarına sahiptir. Fotoğrafını çekeceğiniz konu durağan bir portre olabildiği gibi koşan bir insan veya havada uçan bir kuşda olabilmektedir. Durağan konuları fotoğraflarken önce netlik yapar sonra fotoğrafı çekeriz. Eğer konunuz hareket ederse o zaman netliği tekrar yapıp fotoğrafı tekrar çekersiniz. Eğer konunuz sürekli hareket ediyorsa; Kameranızın bu harekete göre netliği otomatik olarak tekrar yapması gerekir. İyi haber DSLR kameranızda bu tip durumlarda kullanmak üzere çeşitli fonksiyonlar bulunmaktadır. Şimdi bu detayları inceleyelim. TEK NETLİK MODU (SINGLE AREA FOCUS MODE) AF-S Tek alan AF; Nikon tarafında AF-S, Canonda ise “One Shot AF†olarak bilinir. Vizörünüzdeki netlik noktalarından birini netlik yapmak için seçersiniz ve kameranız da sadece bu noktadaki kontrasta bakar. Deklanşöre yarım basılı tuttuğunuzda veya bu fonksiyonun özel olarak yapılması için atanmış bir AF tuşuna (eğer varsa) bastığınızda; Eğer konunuz hareket ediyorsa kamera öncelikle netlik yapmaya gayret eder. Netliği yapamazsa, siz deklanşöre basmaya devam etseniz bile kilitlenir netleme yapmaz. Bu modda kameranız fotoğrafı çekmeden hemen önce konunuza netliği yapar ve kilitler. Eğer netleme yapılmadan konunuz hareket ederse veya netleme başarısız olursa deklanşöre bastığınızda fotoğraf çekemezsiniz (netlik olmadığı için). Nikon D300s gibi bazı kameralarda AF kullanıcı menüsünde bulunan netlik tam yapılmadan bile fotoğrafı RELEASE (çek) seçeneğini seçerseniz, netlik tam yapılmadan da kameranız fotoğrafı çeker. AF-S moduyla ilgili bir kaç şeyi daha not edelim. Kameranıza kızılötesi AF yardımcı aydınlatması bulunan harici bir flaş taktığınızda; Bu aydınlatmanın çalışması için kameranın AF modunun AF-S ‘ye ayarlanmış olması gerekir. Kameranızın önündeki AF yardımcı aydınlatma ışığı da yine AF-S modunda çalışır. SüREKLİ NETLİK / AI SERVO FOCUS MODE (CONTINUOUS FOCUS MODE) AF-C Tüm modern DSLR kameralarda bulunan ve markalara göre adına Nikonda sürekli çekim (AF-C) ve Canonda ise “AI SERVO†denilen netleme modudur. Bu modda kameranız hareket halindeki konunuzu izler ve bu mod özellikle vahşi hayat ve durağan olmayan konular için uygundur. çalışma prensibi ise; Konunuzun hareketini analiz eder, yani konunuzun nerede olacağını tahmin ederek netliği cismin olacağını tahmin ettiği son noktaya yapar. Sürekli netlik modunun güzel özelliği, eğer konunuz hareket ederse, netliği ona otomatik olarak yapar. Sadece parmağınızı deklanşöre yarı basılı tutmak yada bu işlem için özel olarak yapılmış bir AF tuşuna (eğer varsa) basılı tutarak kameranızın konunuzu izlemesini sağlayabilirsiniz. Tek alan AF (AF-S) ile sürekli alan AF (AF-C) modunu karşılaştıracak olursak; Sürekli AF modu genellikle ayarlanabilen (özellikle üst sınıf DSLR modellerinde) ve konuyu tek nokta veya çoklu nokta ile izleme fonksiyonu gibi karışık konuları içermektedir. TEK/SüREKLİ KARIŞIK MOD (SINGLE / CONTINUOUS HYBRID MODE) AF-A Bazı kameralar Nikon’un AF-A ve Canon’un “AI FOCUS AF†dediği basit olarak; kameranın tek nokta netlik ile sürekli netlik modları arasında geçiş yapabildiği moddur. çalışma şekline gelince; Kamera konuya netliği hareketsizken yapar ve konunuz hareket ederse otomatik olarak sürekli netlik moduna geçerek netliği takip eder. Alt sınıf Nikon DSLR kameralarda kameranın AF sistemi için varsayılan bu mod (AF-A) birçok durumda çok işe yaramaktadır. Bu mod yeni başlayanlar için geliştirilen bir mode olduğundan üst sınıf modellerde bulunmamaktadır. TAM ZAMANLI OTOMATİK NETLEME (FULL-TIME SERVO FOCUS MODE) (AF-F) Bu yeni netleme sistemi AF-F adında Nikon’ un yeni geliştirdiği ve video özelliğinde ön izlemeli çekim devam ettiği sürece netlik yapan sistemin adıdır. Hızlı konuları netlemede çok iyi değil ama gelecekte çok iyi olacak gibi görünüyor. Nikon’un bu özelliği daha hızlı ve daha kullanışlı hale getirmesi gerekli. AF ALAN MODLARI DSLR kamera üreticileri fotoğrafçıların çekecekleri konuya göre seçecekleri AF-S, AF-C, AF-A ve AF-F gibi bir sürü otomatik netlik modlar geliştirmişler. Bunlar zaman zaman kullanıcıların kafalarını karıştırabilmektedir. Birçok giriş seviyesi ve yarı profesyonel kameralar bu fonksiyonları menülere eklerken D300s, D700, D3s, D3x gibi profesyonel kameralar ise bu fonksiyon için kameranın arka tarafına bu modları seçen düğme tasarlamışlardır. Peki bu modlar ne işe yarıyor. Şimdi sırayla bu konuyu inceleyelim. TEK NOKTA AF ALAN MODU (SINGLE POINT AF AREA MODE) Nikon’da “Tek Nokta†ve Canon’da “Manuel AF Nokta†denilen tek nokta AF alan modunu seçtiğinizde; Kamera, sadece vizörde görerek seçtiğiniz bu noktaya netlik yapar. Eğer netlik noktasını yukarı, aşağı, sağa, sola değiştirdiğinizde kamera, seçtiğiniz noktada bulunan kontrast dikey ve çapraz tip algılayıcılar tarafından algılanarak netlik sadece o noktaya ayarlanır. Bu mod genellikle manzara, mimari ve diğer durağan konuları fotoğraflamak için daha uygundur. DİNAMİK AF ALAN MODU (DYNAMIC AF AREA MODE) Nikon’ da “Dinamik†Canon’da ise “Genişletilmiş Netlik Noktası†denilen bu modda vizörde gördüğünüz netlik noktalarından birini seçiyorsunuz ve kamera bu istediğiniz noktaya başlangıçta netlik yapıyor. Yani başlangıçta tek noktaya netlik yapılyor ve eğer konunuz hareket ederse; Kameranız seçtiğiniz netlik noktasının çevresindeki netlik noktalarından faydalanarak, konunuzun hareketini izler ve konunuza olan netliği korur. Bu sırada kameranızı konunuzun hızına uygun şekilde hareket ettirerek konunuzu başlangıçta seçtiğiniz netlik noktalarına mümkün olduğu kadar yakın olduğuna emin olmaya çalışırsınız. Dinamik alan netleme sistemi kuşlar gibi hızlı hareket eden konularda kullanmak için çok iyidir. çünkü kuşları uçarken netlemek çok zordur. Yüksek model DSLR kameralarda tüm netlik noktalarından seçtiğiniz bir grubu bu tür çekimler için kullanma şansınız vardır. örneğin Nikon D7000 modelinde Dinamik netlik modunda netlik noktalarını 9, 21 ve 39 adet gruplara bölerek kullanmak mümkün olmaktadır. Eğer fotoğrafını çekeceğiniz konuyu kadrajın ufak bir parçasında izlemek istiyorsanız Dinamik AF modunu 9 tane netlik noktasına, tüm karede izlemek istiyorsanız o zaman Dinamik AF modunu 39 tane netlik noktasını izleme fonksiyonuna ayarlayabilirsiniz. 3D İZLEME MODU (3D TRACKING MODE) Son olarak Nikon’un bir çok modelinde; Netliği baştan sizin seçtiğiniz bir noktaya yapan ve konunuz hareket ettiğinde ise kameranın hareket eden konunuzu izlediği “3D İzleme Modu†bulunmaktadır. Bu modun özelliği; netliği ayarladığınız noktadaki renkleri okuyan özel bir algoritma kullanmasıdır. Yani sizin izlenmesini istediğiniz yerdeki rengi hafızasına alarak o renk karede nereye giderse oraya netlik yapmaktadır. En büyük avantajı konu hareket ettiği zaman netlikle uğraşmayıp, konunuzun kadrajınızdaki kompozisyonunu tekrar yapabilmenize olanak vermesidir. örneğin havada uçan siyah kuşların arasında bir tane beyaz kuş varsa ve onu izlemeye aldıysanız; kuş veya kameranız hareket ettiğinde sistem netliği korur ve size değişen duruma göre yeniden kadraj yapma şansı verir. İzleme Modu ve Dinamik Netlik Alan Modu arasındaki fark; Dinamik netlik alan modunda 9 veya 21 nokta için netliğin izlenmesini istediğiniz durumda ortaya çıkıyor. Eğer konunuzun netliğinin takip edilmesini istediğiniz 9 veya 21 noktalı izlemeyi seçtiyseniz; Konunuz bu noktaların dışına çıkarsa, kameranız konunuzu izlemeyemiyor. Ancak 3D izleme fonksiyonu ise konunuz seçtiğiniz netlik noktasından çok farklı bir yere gitse bile kameranız tüm karedeki seçilebilen noktaları tarayarak konunuzun en son nerede ise o netlik noktasını göstererek izleyebiliyor. OTOMATİK AF ALAN MODU (AUTO AF AREA MODE) Nikonda “Auto-Area AF†ve Canon da ise “Automatic AF Point Selection†denilen "Gör ve çek" diyebileceğimiz netliğin yapıldığı yöntemdir. Neyi fotoğrafladığınıza bağlı olarak, kamera netliği yapar. Karedeki insan teninin rengini algılayarak netliği öncelikle ona yapan çok güzel karmaşık bir teknoloji kullanmaktadır. Eğer karede birden fazla insan teni algılarsa, o zamanda netliği kameraya en yakın olana yapar. Eğer karede bir insan yoksa, kamera bu seferde kendisine en yakın ve en büyük nesneye netlik yapar. Bu modda kamera kendisinin netlik yaptığı noktayı ekranda sizin görüp onaylamanız için gösterir ve deklanşöre bastığınızda ise netliği oraya yapar. DİĞER AF ALAN MODLARI Piyasaya yeni çıkan Nikon D7000 gibi kameralara “Yüz Tanıma AFâ€, “Geniş alan AFâ€, “Normal Alan AF†ve video çekimi için geliştirilen “Konu İzleme AF†yani AF-F gibi bazı otomatik netlik modlar geliştirilmiştir. Bu modlar büyük bir ihtimalle Nikon’un gelecekteki DSLR modellerinde kullanacağı video yeteneğini daha da iyileştirmek için geliştirdiği özelliklerdir. Bu özelliklerin hem kameraya has bir özellik olması hemde büyük bir ihtimalle yeni modeller çıktıkça bu özellikler değişeceği için tek tek detaya girilmeyecektir. www.mansurovs.com sitesinden çeviren ümit Alper TüMEN
  2. 3 puan
    Rize,İkizdere çamlıkköyü'nde sis
  3. 3 puan
    Kamera : Fujifilm X-T1 GSLens : Fujinon 18-135mm F3.5-5.6 R LM OIS WROdak Uzunluğu : 59mm Çekim Modu : Manuel Pozlama : - Diyafram : f/6.4 - ISO : 200 - Perde Hızı : 1/320sn
  4. 2 puan
    "F değerini daha fazla açamayacağım lütfen enstantane hızını düşür çünkü ışık yetersiz" diyor.
  5. 2 puan
    Birçoğunuz biliyorsunuzdur ama fotoğrafa yeni başlayanlar için dikkat çekmekte yarar olabilir. Çektiğiniz fotoğraflarda, ışığın, yansımaların, parlamaların yıldız efekti kazanmasını isterseniz, özel bir filtreye ihtiyaç duymadan gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için diyaframı kısmanız yeterli olacaktır. Tabii gece çekimlerinde üçayak kullanmanız şart, çünkü perde kapanma süresi artacaktır. Aşağıda, diyaframla ilişkili gündüz ve gece çekimleri var, fikir verir.
  6. 2 puan
    Manzara fotoğrafçılığında sıkça yapılan yanlışlar Nerede okudum tam hatırlamıyorum çok meşhur bir manzara fotoğrafçısı özetle şöyle bir şey diyordu; “Fotoğrafını çekeceğim yeri defalarca gezerim, ortamdaki kokuyu içime çeker, sesleri dinlerim. Ortamın sıcaklığını, yerine göre soğukluğunu içimde hissetmeye çalışırım. Tüm bunları özümsediğimi hissettiğimde setimi kurar, fotoğrafımı öyle çekerim”. Hani bir manzara fotoğrafı izlerken kendinizi sanki o ortamın içindeymiş gibi hissedersiniz ya, işte o fotoğraf böyle bir duyguyla çekilmiş fotoğraf olsa gerek. Cunda, Ayvalık - Aşıklar Tepesi Nikon D810, 70-200mm f/2.8, f/5.6, 1/500sn, ISO 640 Ben de gittiğim yerlerde buna özen göstermeye çalışıyorum, fakat benim çektiğim fotoğrafları izleyen birinde bu duyguyu hissedene henüz rastlamadım . “Ben bir amatörüm, zaten asıl mesleğim de bu değil, ne buna vaktim var ne de öyle yerlere gidecek fırsatlarım” diyerek işin içinden çıkabilirim pekala. Hayır öyle yapmayacağım. Evet ben bir amatörüm bu doğru. Madem ki bu işi amatörce bile olsa bir hobi haline getirdim, şimdiye kadar yüzlerce kitap, dergi, binlerce makale okudum, sayısız video seyrettim; o zaman bunun hakkını vermeliyim. En azından bunu kendime göstermeliyim. O nedenle son zamanlarda bu işte usta duayenler ile temastayım. Bu kararımda doğru bir yolda olduğumu, beni ve yaptığım asıl işi öğrendiklerinde, onlara “sizin yanınızda çırak olmak istiyorum” dediğimde şaşkınlıkla bana bakmalarından anlıyorum. Şimdiden birkaç program yaptık, bakalım göreceğiz. Sonucu buradan sizinle paylaşırım. Mostar Köprüsü | Nikon D800, 24-70mm f/2.8, f/5.6, 1/500sn, ISO 100, LEE ND soft Grad 0.6 filtre Hata yapmaktan korkma … Her işte olduğu gibi iyi bir manzara fotoğrafının da sonuna kadar dikkatli bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Ancak önümüze genellikle birçok sorun çıkıyor. Bu makalenin amacı; en çok karşılaşılan yanlışlar (tuzak mı demeliyim) ve bunlardan kaçınmanın yöntemleri hakkında birlikte fikir üretmek, bildiklerimizi ve deneyimlerimizi paylaşmaktır. Listeye geçelim mi? Yanlış 1 Ufuk çizgisinin eğik olması Çoğu manzara fotoğrafı bir ufuk içerir. Arazi ve gökyüzünü bölen çizgi yoksa bu fotoğraflar genellikle perspektif açıdan derinlik hissi uyandırmadığından çok dikkat çekici olamıyabiliyorlar. Ufuk çizgisi illa ki yatay olmak zorunda değil. Öyle bir kadraj oluşturursunuz ki, dik bir kayalığı, ya da ulu bir ağacı çekeceksinizdir. Ağacın dikey eksende eğri olması yapılan bir yanlıştır. Ufuk çizgisinin doğru olduğundan emin olmamızın birkaç yolu var: Artık çoğu DSLR gövdelerde (bazı kompak gövdelerde bile) vizör kılavuz çizgileri seçeneği mevcut. Vizörü yatay ve dikey çizgiler ile karelere bölen bu özelliği aktif etmek çok yardımcı olacaktır (bu ayar Nikon D810’daki “d7: Vizör kılavuz çizgi ekranı” ayarıdır”). Sanal ufuk çizgisi: Daha yeni, daha üst seviye kameralar çoğunlukla dahili bir sanal ufuk çizgisine sahiptir. Aktif edildiğinde kameranın içinde bulunan denge algılayıcısı kameranın yatay pozisyonunu gösterir. Bir su terazisi mantığıyla çalışır (Nikon D810’da “Ayarlar menüsü” altında “Sanal ufuk” ayarıdır. Fotoğraf makinesi sola veya sağa eğilmemişse, yuvarlanma referans çizgisi yeşile döner, öne veya arkaya eğilmemişse ekranın ortasındaki nokta yeşile döner). Eğer bir üçayak (tripod) kullanıyorsak, kaliteli üçayakların hem gövdesinde ve hem de başlıklarında su terazisi mevcuttur. Buradan da ayarlama yapabiliriz. Bunlardan hiçbirine sahip değilsek, ya da bunlara rağmen fotoğrafımızı eğik çektiysek, bunu fotoğrafımızı düzenleyebileceğimiz Photoshop, Lightroom vb gibi uygulamalar ile de düzeltebiliriz. Bu durumda, düzeltme açımıza bağlı olarak fotoğrafımızı kenarlardan kırpmak zorunda kalacağız. Yanlış 2 Ufuk çizgisini merkezde konumlandırma Başlangıçta her fotoğrafçı ufuk çizgisine kadrajının tam ortasında yer verme eğilimindedir. Bazı özel durumlarda bu yapılabilir. Ama çoğunlukla kompozisyonlar, 1/3 kuralına göre düzenlendiğinden, yani ufuk üstte birinci veya altta üçüncü bölgede konumlandırıldığında fotoğrafımız daha ilginç ve dikkat çekici olur. Eğer kompozisyonumuzda mükemmel bir simetri yakalamışsak kasıtlı olarak bu kuralı kırabiliriz. Yanlış 3 Göz seviyesinde çekim yapma Çoğumuz, elimize makinemizi aldığımızda ayakta ve göz seviyemizde fotoğraflar çekeriz. Kompozisyonumuza daha ilginç bir boyut kazandırmak için, şartlar uygunsa bir tepeye tırmanmayı deneyebilir veya yere yakınlaşmayı deneyebiliriz, diz çökün, uzanın. Manzara çekimine giderken üzerinize rahat ve yırtılıp sökülmesine üzülmeyeceğiniz kıyafetler giyerek gidin demiş miydim Yanlış 4 Kötü netleme veya yanlış yeri netleme Tamam, kadrajımızda gökyüzü ve dağlar güzel görünüyor, ancak bir fotoğraf yalnızca arka plandan oluşmaz (bazı durumlarda oluşabilir). Fotoğrafımızın izleyicisinin ilgisini çekmesi için bir netleme noktasına ihtiyacı vardır. Bu her şey olabilir; ilginç bir ağaç, tekne, iskele, kulübe... Bir manzara fotoğrafı temel bir konusu olmadan tamamlanmamış sayılır. Keskin, net bir sabit objektifimiz varsa, parlak bir günde, küçük bir diyafram ve düşük bir ISO ile hızlı enstantane hızı kullansak bile, kamera doğru noktaya odaklanamadıkça iyi sonuçlar alamayabiliriz. Bu durum, sığ bir alan derinliği için geniş bir diyafram kullanıldığında daha da önem kazanır. Odakta hafif bir yanlış hesaplama, nesneyi odak düzleminden tamamen dışarı atabilir. Fotoğrafçılar çoğu zaman kameralarını “Otomatik alan AF modunda” bırakırlar. Bu mod, kadrajımızda nereye odaklanılacağı konusunda karar için en iyi noktaları makinemizin seçimine bırakır. Modern kameralar bu konuda genellikle iyi sonuçlar çıkartırlar, özellikle de konu çerçevede belirginse. Bununla birlikte, daha karmaşık kompozisyonlarda kameramızın kafası karışabilir ve yanlış yerler üzerinde yoğunlaşabilir. Ben uzunca bir süredir (o kadar uzun olmuş ki zamanını unuttum, cidden) “Tek nokta AF alan” modunu kullanıyorum. Spor ve aksiyon için elbette “Dinamik AF alan mod”larını kullanıyorum. Yanlış 5 Karmaşık arka plan Ana konumuzun arkasında neler olduğuna dikkat etmemiz gerekiyor. Arka plan unsurları kompozisyona bir şey katmayacaksa onları mümkünse kadrajımızdan çıkartmalıyız. Her bir öge arasında ayrım yapmaya özen göstermeli ve görsel olarak birbirine karışmasına izin vermemeliyiz (yani, iki veya daha fazla ağaç birleşerek yeşilimsi bir karmaşa içerisine girerse). Hele ki bu nesneler arkadan aydınlatılmış veya siluetlenmiş olurlarsa bu daha da sorun olur. Yanlış 6 Boyutların olmaması Bir fotoğraf gerçekte iki boyutlu bir görüntü olsa da, güçlü bir manzara kompozisyonu etkileyici bir derinlik hissi verir. Çekimimizi ayarlarken çerçeveyi ön planda, orta yerde ve arka planda doldurmaya ve bu şekilde katmanlamaya çalışmalıyız. Yanlış 7 Boş bir gökyüzü Sanırım sadece fotoğrafçı şapkamızı giydiğimizde masmavi bir gökyüzünden şikayet edebiliriz! Bunun nedeni, bulutların her zaman sahnemizi geliştirmesi, bir hava katması ve kötü hava şartlarının en çarpıcı fotoğraflarını üretebilme imkanı sunmasıdır. Peki hiç bulutsuz masmavi bir gökyüzünde fotoğraf çekemeyecek miyiz? Elbette çekebiliriz, bu durumda, gökyüzüne kadrajımızda daha az yer vereceğiz ya da o kısmını kırpacağız. Yanlış 8 Kötü Işık Kötü olan bir doğal ışık türü elbette ki yoktur. Ancak kötü ışıkları olan fotoğraflar vardır! Her ışık türünden en iyi şekilde nasıl yararlanacağımızı anlamak, her tür ışığın altında iyi fotoğraflar elde etmemize yardımcı olacaktır. Nasıl yaklaşacağınıza karar vermeden önce sahnenizdeki ışık koşullarını dikkatlice düşünmeliyiz. Güneş çıktıysa, yanal olarak oluşturulan gölgelerden ve dokularından yararlanmak için güneşi kameramızın sağına veya soluna yerleştirmeliyiz. Güneş tam önümüzde ise, sahneniz arkadan aydınlanıyor olacaktır ve bu durum bize dramatik siluetler oluşturabilmemiz için şahane fırsatlar sunar. Güneş arkamızda olursa, sahnenin fotoğraflanması daha zordur. Çünkü doğrudan ışık sahnenin süzülmesine, detayların kaybolmasına neden olur. Bu durumda gölgede kalan bölgeleri veya fotoğrafımızdaki konularını değiştirmeyi düşünebiliriz. Güneş yoksa ve gökyüzü parlaksa (ışıklıysa) yakın çekim yapmak için ideal yumuşak ışık koşullarını kullanabiliriz. Yanlış 9 Nefes alacak alan (kaçış alanı) yok Çerçevemizin kenarlarına dikkat etmeli ve herhangi bir nesnemizin kesilmediğinden emin olmalıyız. İzleyicisine soluk ardırmak için kenarlarda biraz boşluk bırakmak iyi olacaktır. Yanlış 10 Patlamış ışıklar Manzara fotoğraf sahnelerinde gökyüzünün ön plana göre belirgin bir şekilde daha parlak olması çok yaygındır. Kadrajımızı oluştururken, kameramız tüm sahneyi esas alarak pozlamayı hesaplar ve genellikle gökyüzü tamamen beyazlaşır. Bu, "patlayan gökyüzü" olarak bilinir. Bu patlayan bölgelerdeki beyaz pikseller veri içermediği için bu problem ne yazık ki sonradan yazılımsal olarak düzeltilemiyor. Fotoğrafımızı çektikten hemen sonra LCD ekranda patlamış bu alanları görmek için “Resim görüntüleme”ayarlarımızı değiştirmeliyiz. Bu özelliği nasıl etkinleştireceğinizi bulmak için fotoğraf makinesi kullanım kılavuzunuzu kontrol edin. Bence manzara fotoğrafı çekmekten hoşlanıyorsanız mutlaka ND filtreleriniz olmalıdır. Çünkü karşınıza yukarıdaki gibi bir durum her zaman çıkacaktır. O nedenle tüm filtre setimi mutlaka yanımda bulunduruyorum. Örneğin, yukarıdaki gibi parlak bir gökyüzü, suya yansıyan güneş ışığı, karanlıkta kalmış bir ön plandan oluşan bir sahneyi, ne yaparsanız yapın doğru pozlama ile tek karede çekemeyeceksiniz. Bu durumda HDR tekniğini deneyebilirsiniz. Ya da filtre kullanacaksınız. “Ben filtre kullanmıyorum, bunu fotoğraflarımı işlerken yazılımsal filtrelerle hallediyorum” diyebilirsiniz. Veri içermeyen beyaz ya da çok karanlık pikselleri ne yapacaksınız, oralardaki detayı nasıl geri getireceksiniz? Elimdeki tüm filtre setimi kullanarak ve HDR tekniğini de uygulayarak yapacağım bir çekimin tüm detaylarını, çekmiş olduğum fotoğraflarla birlikte adım adım anlatacağım bir yazı hazırlığı içerisindeyim. Bittiğinizde sizlerle buradan paylaşacağım. Yanlış 11 Düşük enstantane hızı Eğer eliniz benim gibi çok titrek değilse bulanık fotoğrafın bir numaralı suçlusu bence budur. Bir saniyeliğine kusursuz bir şekilde kıpırdamadan durabileceğinizi düşünebilirsiniz, ancak sizi temin ederim ki bunu dünyada yapabilecek çok az insan vardır. Elde çekim yaparken kamera sarsıntısının neden olduğu bulanıklığı önlemek için şu kuralları hatırlayalım; Enstantane hızımız en az objektifimizin odak uzaklığı kadar olmalıdır. Yani, 60 mm objektif kullanıyorsak, pozlamamızın en az 1/60 saniye olması gerekir, 200 mm'lik bir objektif ile en az 1/200 saniye olmalıdır. Önceden de belirttiğim gibi, elimin titrek olması nedeniyle ben bu değerlerin 2 katını uyguluyorum. Yani 60mm objektif ile en az 1/120sn enstantane ile çekim yapıyorum. Kamera sarsıntısı, telefoto uzunluğunuz büyüdükçe artacaktır, bu nedenle daha geniş açılı objektiflerde sarsıntı etkilerini daha az hissedersiniz. Kendi sınırlarınızı bilmek önemlidir. Elde titretmeden çekim yapabileceğiniz kişisel en düşük enstantane hızınızı belirleyin. Fotoğraf makinenizi “S” enstantane öncelikli moda alın ve önce 1/1500 sn ayarlayın, çekime başlayın. Sonrasında belirli aralıklarda 1/30 saniyeye kadar azaltarak çekime devam edin. Bilgisayarınızda kontrol edin. Görüntülerdeki bulanıklığı fark etmeye başladığınız yer sizin sınırınızdır. Benim sınırım 1/125 saniye. Bazı lensler ve kameralar, özellikle daha uzun odak uzaklığıyla birlikte titreşim önleme (VR) teknolojisine sahiptir. Titreşim önleme özelliği, minimum obtüratör hızınızı yaklaşık üç durak yavaşlatmanızı sağlar, yani titreşim önleyici sisteme sahip 60mm VR objektif enstantane hızını kamera sarsıntısı olmadan saniyenin 1/8 saniye seviyesine kadar düşürebilir. Yanlış 12 Üçayak (Tripod) kullanmamak Fotoğraf makinesi sarsıntısıyla karşılaşıyorsak ve daha hızlı enstantane hızı kullanamazsak (düşük ışık koşullarından dolayı) veya hızlı bir enstantane hızını kullanmak istemiyorsak (çerçeve içinde bir şey bulanıklaştırmaya çalışıyorsak) o zaman kameramızı bir üçayak veya tekayak (monopod) ile sabitlememiz gerekecektir. Yanlış 13 Yanlış kamera tutma tekniği Bu konuda önerilen teknik şöyledir: Ayaklarınızı yanlara doğru biraz açın, bir ayağınızı bir adım ileri atın ve vücudunuzu sağdan sola ve önden arkaya sabitlemek iyice dik duruma getirin. Objektifi alttan tutarak kamerayı sol elinizle destekleyin, kameranızı sağ elinize alın ve deklanşör düğmesine hafifçe basın. Dirseklerinizi göğsünüze sıkıca yaslayın. Kamerayı yüzünüze yaslamak sabit kalmanıza yardımcı olacağından, canlı görüntü (liveview) ekranı yerine vizörü kullanın. Nefes alın, fotoğrafınızı nefesinizi verirken çekin. Yanlış 14 Diyafram çok açık Diyafram değeri önden arkaya alan derinliğini belirlediği için fotoğrafımızın netliği üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bir mercek odaklanırsa, odak düzlemi olarak bilinen belirli bir mesafeye kilitlenir. Odak uzaklığımız, örneğin 15 metredeyse, kameradan 15 adım uzaktaki her şey maksimum net olur ve önündeki veya arkasındaki şeyler bulanıklaşmaya başlar. Bu efekt miktarı diyaframın yapısına da bağlıdır. F/2.8 gibi geniş bir diyafram kullanırsak, alan derinliği çok sığ olacaktır. Bu efekt, daha uzun odak uzaklığındaki objektifler için uygun olabilir. Bu nedenle, bir telefoto objektif kullanıyorsak ve diyaframımız f/2.8 ise ufak bir cetvel şeridini net bir şekilde netleyebiliriz. f/11 veya f/18 gibi kısık bir diyafram kullanırsak, alan derinliği daha büyüyecektir, bu nedenle görüntüdeki net ve keskin alanlar daha fazla olacaktır. Doğru diyaframı seçmek, oluşturmak istediğimiz görüntü türüne bağlıdır. Genel olarak, çerçevedeki her şeyi olabildiğince keskinleştirmeye çalışıyorsak, kısık bir diyafram kullanmayı denemeliyiz (f/11 veya f/18 gibi veya daha büyük bir f sayısı). Bununla birlikte, kısık bir diyafram kullanarak, ışık kaybını telafi etmek için daha yavaş bir enstantane hızı kullanmamız gerekecektir. Bu durum “Yanlış 11” kısmında anlattıklarımıza neden olabilir. Bu nedenle bu gibi durumlarda bir üçayak kullanmamız gerekebilir. Yanlış 15 Doğru Netleme modunu kullanmamak Gözlerimize ne kadar güvensek de özellikle belirli bir yaştan sonra problemler yaşayabiliriz. Eğer gözlük kullanıyorsanız muhtemelen otomatik netleme kullanıyor olmalısınız. Günümüzde kameralar artık bu konuda oldukça sofistike ve gelişmiş AF sistemleriyle çok doğru şekilde netleme yapabiliyorlar. Fakat yetersiz ışık koşullarında netlemekte zorlanabilirler. Böyle durumlarda netlenecek alanı yardımcı bir ışık kaynağı ile ışıklandırıp ardından netlemeyi yapmak uygun olacaktır. Otomatik netlemenin büyük bir savunucusu olmama rağmen, manuel odaklamanın çok kullanışlı olduğu belli zamanlar olduğunu belirtmem gerekiyor. Fotoğraf makinemizi üçayağa bağlayıp, çok sığ bir alan derinliği elde etmek için geniş bir diyafram kullanıyorsak ve çerçevemizdeki en önemli şeyin keskin olduğundan emin olmak istiyorsak manuel odaklamaya geçmeli ve LCD zoom işlevini kullanmalıyız. Yanlış 16 Yanlış AF Alan modu kullanmak Kameralar genellikle üç ana netleme modu (AF modu) bulunur: 1. AF-S veya Tek-çekim AF; Durağan nesnelerin çekiminde kullanılması amaçlanmıştır. 2. AF-C veya Sürekli otomatik odaklama; Hareketi izlemek için özel olarak tasarlanmıştır. Bu nedenle hareketli nesnelerde kullanılmalıdır. Nesne sabit biz hareketli olabiliriz, bu durumda da bu modu tercih etmeliyiz. 3. AF-A veya Otomatik mod; Makinemiz sahneyi okur ve ilk iki moddan hangisini kullanması gerektiğini kendisi belirler. Bir nesneni fotoğrafını çekerken, sizin veya nesnenizin hareketli olup olmadığınıza uygun netleme modunu seçin. Yanlış 17 Kirli bir objektif veya objektifinize takılı kalitesiz bir filtre kullanmak Objektifimizde büyük bir leke varsa, imajımızın netliğini etkileyecektir. Aynı şekilde, objektifimizin önünde ucuz bir plastik filtre takıyorsak bu da görüntü kalitesini düşürecektir. Eğer devamlı olarak bir UV filtresi kullanıyorsanız, UV filtrenizin kalitesinin fotoğraflarınızı olumsuz etkileyip etkilemediğini görmek için filtre olmadan birkaç çekim yapmayı deneyebilirsiniz. Yanlış 18 Kalitesiz objektif kullanma Bulanık görüntüler söz konusu olduğunda, bu konu bence listenin hep en sonundadır. Yeni başlayanlar için bulanık fotoğrafların baş sorumlu olarak kullandıkları objektifleri göstermesi en yaygın olanıdır. Ancak bu çok nadiren gerçek nedeni oluşturur. Elbette objektif kalitesi bir fark yaratır.. Objektif kalitesi, optik sapmaları odaklamak, yakınlaştırmak ve düzeltmek için genellikle hassas bir şekilde hizalanan birkaç camdan oluşan kamera lensinin içindeki malzeme ve yapılara birebir bağlıdır. Bazı mercekler diğerlerinden daha keskindir veya diğerlerinden daha iyidir. Bazı mercekler merkezde keskin olabilir, ancak köşeler ve kenarlar bulanıklaşır. Bazıları belirli diyafram açıklıklarında berrak fakat bazı açıklıklarda biraz bulanıktır. Bazı lensler kontrast noktaları etrafında renk saçılmalarına neden olur. Her mercek, yaptığınız iş türüne yararlı olabilecek veya benzersiz bir karaktere sahiptir. Ayrıca, her objektifin en iyi performansı elde ettiği belli bir "ideal diyafram" değeri vardır. Bu genellikle diyafram değerinin ortasında olan, f/8 veya f/11 civarındadır. En net görüntü kalitesi için, sabit odak uzaklığında olan objektifler genellikle değişken odak uzaklıklılara (zoom objektif) göre başarılıdır. Çok amaçlı bir zoom objektif yerine iki veya üç sabit odaklı objektifi taşımak her zaman mümkün olmayabilir, ancak zoom objektiflere göre kıyasla daha basit yapıları sayesinde, en ucuz sabit odaklı objektif bile çok keskin sonuçlar üretebilir. Yanlış 19 Fotoğrafları çekim sonrası işlememek Çoğu yeni fotoğrafçı, çektiği fotoğrafları gerçekten işleyip işlemeyeceğine karar veremiyor. Tıpkı başlangıç yıllarımdaki BEN gibi. Ben de o yıllarda fotoğraflarını işlemden geçirmeden yayınlamayan birçok arkadaşıma ve profesyonele itiraz ederdim. Hatta bir seferinde oldukça önemli bir fotoğrafçının kişisel sergisinde neden bu kadar çok photoshop müdahelesi yaptığını, bence fotoğrafın çekim aşamasında bitirilmesi gerektiğini, çok bilmiş bir edayla söylediğimi hatırlıyorum. Şu cevapla kendime geldiğimi hiç unutamıyorum: “Acaba siz Photoshop kullanmayı bilmiyor olabilir misiniz?” Evet, bir bilgisayar mühendisine bu sorulmazdı, ama ben gerçekten de merak edip Photoshop kullanmayı öğrenmemiştim. O zamanlarda internet ortamı bu denli faal değildi, Youtube gibi ortamlarda materyal pek yoktu. Hemen Beyoğlu’nda bir kitapçıya gittiğimi ve tuğla gibi Photoshop kitapları aldığımı unutmuyorum. Bu işin acemileri fotoğraflara müdahelenin bir hile olduğunu savunurlar. Bence değil. Ne yani eski film günlerinde fotoğraf makineden çıktığı gibi mi tabledilip bize veriliyordu sanıyoruz. Elbette onlar da filme müdahele ediyorlardı. Günümüzün eski film günlerinden farkı, fotoğraf işleme işini şu anda laboratuar teknisyeninin değil, bizim yapabiliyor olmamızdır. Fotoğraflar her devirde işlenmiştir. Onları işlememek, tamamlanmamış bir negatife bakmak gibidir. Fotoğrafları işlerken dikkat edilmesi gereken birkaç temel şey: Beyaz dengesi Kontrast Renk doygunluğu Renk satürasyonu Gölgeler Netlik Berraklık, ışık Yanlış 20 Çektiğimiz fotoğrafları eleştirmemek Fotoğrafçılığa başladığımızda kendi eserimizi eleştirmemiz ve nasıl iyileştirileceğini anlamamız zor oluyor. Her bir eserimize eleştirel bir gözle bakarak nasıl iyileştirilebileceğini düşünmek bizi şimdikinden daha iyi bir fotoğrafçı yapar. Özellikle şu önemli faktörleri göz önünde bulundurulması önerilir: Netleme Perspektif Ana konu Arka plan Işık Pozlama Renkler Kontrast İşleme Daha iyi bir fotoğrafçı olabilmeniz için fotoğraflarınızı değerlendirmede yardım istiyorsanız, fotoğraf kulüplerine katılmayı düşünebilirsiniz. Ben İzmir’de İFOD, ArtLENS gibi fotoğraf kulüplerine üyeyim ve gelişme açısından çok faydasını görüyorum. Bu gibi ortamlarda aylık dersler ve ödevler alıyorsunuz ve fotoğraflarınız hakkında profesyonel fotoğrafçılar da dahil olmak üzere topluluktan kaliteli geribildirimler alıyorsunuz. Destekleyici bir öğrenme ortamında daha bilinçli bir fotoğrafçı olmanıza yardımcı oluyorlar. Eleştirilmeye pek tahammülü olmayan bir yapıya sahipseniz bunu yapmamanızı öneriyorum. Çünkü, özellikle ustalar fotoğraflarınızı bazen öyle eleştiriyorlar ki, ağlarsınız Bu konuya katkı sağlayabilecek daha birçok görüş ve öneriler olduğunu biliyorum. Lütfen sizler de bu görüş ve önerilerinizi bizlerle paylaşın. Işığınız bol olsun.
  7. 2 puan
    Değerli dostlar, İlgilisine hap gibi bir yöntem ile daha yine birlikteyiz. Düğün ve kutlama sezonu açıldı. Böyle olunca havai fişek gösterileri de tavan yapmış durumda. Havai fişek fotoğrafı çekmek isteyen dostlarımız için derlediğim alıntıya buradan ulaşabilirsiniz. Işığınız bol olsun. Saygılar.
  8. 1 puan
    Cevap için teşekkür ederim.
  9. 1 puan
    Anladım şimdi geçmiş olsun öncelikle Sizinde yapmış olmanız garanti kapsamına girip girmemesi değildir 2. bir durum bunun para karşılıgından yapılması server tarafından garantinin devam etmesi demektir başka bir probleme karşı ancak dışarda yaptırdığınız durumda garanti dışına çıkacaktır ürün tamamen bunuda göz önünde bulundurun lütfen.
  10. 1 puan
    bence 1.8g hayli hayli yeter. önce açısına bakın. lensi kullanmayı öğrenin. daha sonra kendinizi geliştirdiğinizde bunu biraz zararına satıp 1.4g ye geçersiniz.
  11. 1 puan
    D5200 ve 50 mm 1,8 G ile çok güzel portreler çektim. Güzel manzaralar da çektim. Açı olarak kafanıza yatıyorsa iyi birseçenek.
  12. 1 puan
    50mm 1.8g , 85mm 1.8g lensler sizin makinenize göre. portre çekim için fotoğrafta kişilerin yüzlerinin yayılmaması için dar açılı lensler önerilir ama tabiki bu kurala uymak durumunda değilsiniz. 14mm ile de güzel portre çeken kişiler var. ben uzun bir süre 35mm 1.8g kullandım ve çok memnundum. hem geniş açı hem portrede de güzel işler çıkarıyor ama bu sizin çektiğiniz fotoğraflardan memnun kalmanıza bağlı. bütçe de önemli tabiki. bu lenslerin yanı sıra makineniz için (croplu makine) 50mm yeterli olur. ben bu aralar 90mm macro kullanıyorum ve portrede o da çok hoşuma gidiyor. siz klasik olandan başlayın ve 50mm 1.8g lens alın.
  13. 1 puan
    Poz telafisi 0 gosteriy or p modunda denedim biraz daha güzel oldu. Dediğiniz gibi bekliyorum biraz acemilikten kaynaklanıyor sanırsam bilgileriniz icin teşekkür ederim[emoji4] SM-J700F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
  14. 1 puan
    Tokina lensler gayet güzel Tokinanın 11-16 lenste oluşan flare sorunu 11-20 de gidermiş. Ben 11-20 yi kullanıyorum. Kullanışlı lens.
  15. 1 puan
    Merhaba Tokina 11-20 yi de düşünün derim.
  16. 1 puan
    Güzel düşünmüşsün ancak bu durumda makineni de Nikon 1 aynasız model ile değiştirmen gerekecek. Bir de sabit 10mm seçmek devamlı istemediğin unsurların da kadraja girmesi demek.
  17. 1 puan
    O zaman sana 2.el 10-24mm önereceğim ancak 1500-1600tl gibi. Veya 12-24mm de olabilir. Manuel netlerim dersen tokina 11-16mm olabilir, gerçi tam emin değilim belki senin gövdede de otomatik netler.
  18. 1 puan
    @Levent Uysal bey, Lensinizdeki seçimi değiştirmeniz yeterli. Ancak makinenizdeki ayar hala otomatik netlemede kaldığından lensinize netleme yapması için elektriksel sinyaller göndermeye devam edebilir. Bu da gereksiz yere batarya ömründen harcamak anlamına gelir. O nedenle bu gibi durumlarda ben mutlaka makine ayarımı da manuel AF moduna alırım. Odaklama için yaptığınız metod doğru. Bu işlemi elbette ki canlı ön izleme (Live view) modunda yapacaksınız. Netleyeceğiniz noktaya yakınlaşıp, ardından manuel olarak lensten netleme ince ayarını yapacaksınız ve ayarını hiç bozmadan çekimi gerçekleştireceksiniz. Bir üçayak (tripod) ve uzaktan kumanda kullanmak faydalı olacaktır. Bu durumda lensinizde VR özelliği varsa ve açıksa kapatmak faydalı olacaktır. NOT: Üçayak kullanırsanız, makinenizdeki "d10: Pozlama gecikme modu" özelliğini kullanmayı deneyin. Türkçe kullanım kılavuzunuzun 231. sayfasına göz atabilirsiniz. Makinenizdeki olası titreşimleri bu yöntemle yok edebilir, çok net sonuçlar alırsınız. Bu mod ile birlikte zamanlayıcıyı da 10sn gibi ayarlarsanız netliğiniz garanti olacaktır. Saygılar.
  19. 1 puan
    Yukarıda da belirttikleri gibi 7200 18-140 tercih edilebilir. 5600 18-140 ile arlarında çok büyük fiyat farkı yok.
  20. 1 puan
    Karar vermek için biraz beklemekte yarar var gibi. Çıkalı bir ay olmuş bir lensin daha testleri ve karşılaştırmaları pek ortada yok. Özelliklerine bakınca birbirinin aynı görünüyor ama biri bir aylık, diğeri 5 yıl öncesine ait. Fark varsa da, paraya değer mi, görmek gerek.
  21. 1 puan
  22. 1 puan
  23. 1 puan
    Ugur bey 5000 serisi yerine 7000 serisi almanizda fayda var. Ne de olsa orta seviye bir makine. Ben sahsen 5600 yerine 7000 'i tercih ederim. Tavsiyem maddi yönden rahatlatacaksa 7100' e göz atmaniz olacak. Bende 7200 kullanicilari arasindayim. Kaybolsa veya calinsa aynisini alacagim makinedir kendisi. Sadece makineye yönelik dusunmeyin tabi bu hobiyi. Eğer ki hobide hevsiniz var sa ve devam ettirmeyi düşünürseniz ivir zivir alayim derken bir makine parasi daha harcarsiniz. Ama orta seviye bir makine almak bana göre daha mantikli geloyor. Ama alip ayda bir dugunde felan cekerim derseniz 3000 serisi makine alip cebinizi yormamanizi tavsiye ederim.
  24. 1 puan
    Merhaba, D5600 18-140 ta fiyat açısından değerlendirilebilir. ( D serisi lens sıkıntı yaratacaktır ) Maddi bir sıkıntı bulunmuyorsa Nikon D7200 18-140mm ikilisini tercih edebilirsiniz. D7200 3000 ve 5000 serilerine göre daha hızlı ( saniyede 6 kare ) , netleme nokta sayısı daha fazla. Başlangıçta makine alırken bu sıkıntı hep yaşanıyor. Tamamen maddiyatla alakalı. Parasal bir sıkıntı bulunmuyorsa üst seriler tercih ediliyor genelde. Başladığınızda göreceksiniz fotoğraf dünyası sizi içine çektikçe iyi ve ilginç fotoğraflar üretme isteği başlangıçta en iyi lens ve makineyi alma isteği meydana getiriyor. Fakat iyi bakan güzel gören eğitimli bir çift göz harikalar yaratıyor en basit makine ile. Başlangıç olarak eğitim işinide değerlendirmelisiniz. İnternet üzerinden bulunduğunuz şehirdeki konu ile ilgili ders veren dernek veya firmalarla iletişime geçebilirsiniz. Edirne'desiniz sanırım ve EFOD ( Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği ) bilgi açısından her türlü yardımcı olacaktır. Eğitim kısmını gözardı etmemenizi öneririm.
  25. 1 puan
    Aslına bakarsan güvendiğin yer varsa ithalatçı ve distribütör arasında ki tek fark fiyatı oluyor. Ancak güvenmediğiniz yer olunca ithalatçı garantili ürünlere pek güvenilmiyor nedeni ise yenilenmiş ürün getirmeleri. Yani bir nedenle geri dönen ürünler parçaları değişerek tekrar geri gelerek sıfır diye satılıyor veya teşhir ürünler de olabiliyor. Ben genelde eğer güvenemediğim yer olursa fotopazar, fotografium gibi distribütör garantili yerlerden alıyorum. Bu mağazalar sadece fotoğraf ve video ile ilgili malzemeler sattıkları için ekipleride ona göre bilgili, makina olsun ödeme olsun kargo ve garanti olsun aklındaki soruları online sorarak ta cevap bulabiliyorsun.
  26. 1 puan
    Eğer ileriye yönelik düşünürsen hem başlangıç hemde profesyonel anlamda seni fazlasıyla tatmin edecek bir makina. Açıkçası ileriyi düşünüyorsan bu makinayı daha çok tavsiye ederim.
  27. 1 puan
    Merhaba. D5600 güzel makina bir çok ihtiyacını rahatlıkla görebilirsin. Ancak 3000 ve 5000 serilerinde otomatik netleme motoru maalesef yok lenslerini ona göre seçmen gerek. En çok tercih edilen lense göre seçim yapacak olursan 50mm 1.8D lens ile otomatik netleme yapamazsın ancak elle netleme yapabilirsin onun yerine 50mm 1.8G lensi tercih etmen gerekecek veya D7000 serisi alırsan böyle bir sorunun olmayaca. Lens ve makina fiyatlarını bakabilirsin. İlk lens olarak tak-gez lenslerden alman senin için iyi olur ilk başta bütün ihtiyaçlarını görürsün. Daha sonra ihtiyaçların doğrultusunda portre, makro, zoom vs. lenslerden istediğini tercih edebilirsin.
  28. 1 puan
    usta değilim ancak çektiğim fotoğraflarda iso 800-6400 arasındaki performansı daha önemli bir hal alıyor benim için. mümkün mertebe yüksek isoya çıkmamaya çalışsam da çıktığımda da tatmin etmeli. ancak şu teste göre mavi sonuçların sahibi makineyi tercih ederim çünkü yüksek isolarda belirgin bir fark yokken düşük isolarda fazlasıyla öne çıkıyor.
  29. 1 puan
    Bu kadar fark vermeniz gerekmez. Makineyi gövde olarak alırsanız 18-105 i çok ucuza getirebilirsiniz: https://www.sahibinden.com/lensler-fotograf-kamera?a10472=144516&a10468=144420
  30. 1 puan
    Selamlar, Bu mesajı gönderdiğiniz telefonun ekranı çok da küçük değil. Yani harflerin yeri pek karışacak gibi durmuyor. Bu nedenle, biraz daha özen ile daha kolay anlaşılan ve harflerin birbirine girmediği bir mesaj yazılabileceğini düşünüyorum. Bu küçük ve yapıcı eleştirim için kusura bakmayacağınızı umuyorum. Gelelim konuya; söz konusu makine (daha doğrusu herhangi bir DSLR makine) ile bir cep telefonunun kamerasını karşılaştırmak bile doğru olmaz. Bu nedenle söz konusu makineyi gönül rahatlığı ile alabilirsiniz. Belki size başka model önerenler de olabilir, malum bu işin sonu yok. Ben objektif konusuna değinmek istiyorum. 18-55 kendini kanıtlamış ve bilenin elinde çok güzel işler çıkartabilen ve tüketim ekonomisinin tuzağına düşmeyen bir amatörün çok uzun süre kullanabileceği iyi bir objektiftir. Ancak, çok az bir fiyat farkıyla, 18-105 alabilirseniz fotoğrafa daha zevkli bir başlangıç yapabileceğinizi düşünüyorum. Şimdiden kolay gelsin..
  31. 1 puan
    Ben manzara fotoğraflarımı genellikle "AF-S Nikkor 16-35mm f/4G ED VR" lensimle çekiyorum. Ve yine genellikle 24mm odak uzaklığında ve f/11 - f/18 diyafram aralıklarında çekim yapıyorum. Çünkü bu lensim en keskin sonuçları bu durumda veriyor bana. Gerekirse biraz daha yürüyorum kadrajımı 24mm'de oluşturmaya gayret ediyorum. Bu gibi fotoğraflarda önünüzde belirli mesafeden başlayıp, sonsuzun olabildiğince net olmasını istersiniz. Burada Hiperfokal kavramı devreye giriyor. Tamam, cep telefonumda bunu hesaplayan bir uygulamayla bunu öğreniyorum, uygulama kullandığımı odak uzaklığı ve diyafram için bir hiperfokal mesafe sonucu veriyor. Diyelim ki; - Lensim 24mm odak uzaklığında - Diyafram f/13 - Kullandığım gövde D810 bu durumda kullandığım uygulama sonsuzun da net olması için bana hiperfokal mesafemin 1.6m olduğunu söylüyor. Yani 1.6m'yi netleyip fotoğrafımı çekersem; kameramdan 0.8m (Hiperfokal mesafe / 2) ve ötesi sonsuza kadar net çıkar diyor, netlediğim mesafenin yarısı kadar bana olan kısım da net olur. Hiperfokal mesafeden daha uzak hangi noktayı netlersem netleyeyim, sonsuz hep net olacaktır. Bu durumda kameraya en yakın netlenen mesafe uzayacaktır, o kadar (HF / 2 kadardı). Hiperfokal mesafeden daha yakın bir uzaklığı netlemeniz ise sonsuzu netleyemeyeceğiniz anlamına gelir. Mesela, yukarıdaki örnekteki koşullarda hesaplanan HF mesafe 1.6m hesaplanmıştı, biz buna rağmen 1m'yi netlersek hesaba göre; Net olacak en yakın mesafe 0.617m (artık HF / 2 değil, HF mesafenin altındayız) En uzak net mesafe ise 2.628m olacak. Yani kameranızın 2.628m uzağında kalan kısım net olmayacaktır. Tüm bunlardan da anlaşılacağı gibi, manzara fotoğrafı çekerken netleyeceğimiz mesafe çok önemli. Şimdi asıl soruya dönersek; HP mesafeyi hesapladık da, o mesafeyi nasıl netleyeceğiz? Bu zor bir durum gerçekten. Yanımızda hep metre mi taşıyacağız? Hadi metre taşıdık diyelim, o mesafeye kimi, neyi koyacağız da ölçüp çekeceğiz? Hele yalnızsak durum daha da vahim Ben bunu şu şekilde çözdüm: Demiştim ya, genellikle 16-35mm lensimi kullanıyorum ve genellikle 24mm odak uzaklığı ve f/11 - f/18 diyafram aralıklarında çekim yapıyorum diye. Evde makinemi üçayak üzerine monte ettim, Odak uzaklığımı 24mm ye getirdim, Duvara, tam göz hizama bir nesne astım, Önce f/11 diyafram ile başlayıp HF hesaplama sonucunda çıkan mesafeye gelene kadar duvara yaklaştım ve nesneyi netledim, Lensimin üzerindeki netleme halkasının o noktasını CD kalemi kullanarak diyafram değeri ile birlikte işaretledim. Aynı işlemleri f/13, f/16 ve f/18 için de yaptım. Lensim üzerinde 4 farklı işaretlenmiş nokta oluştu. Artık sahaya çıkıp manzara çekeceksem, hangi diyafram değerini kullanıyorsam netleme halkasını o noktaya getiriyorum, tabi ki "Manuel netleme" yapıyorum Dolayısıyla bu zahmetten kurtuldum. Lensimin üzerinde 4 tane nokta mevcut. "Ben lensimin üzerinde böyle kalıcı şeyler yapmam" derseniz, buyrun metre orada, mikrofon sizin Saygılar.
  32. 1 puan
    Havai Fişek Çekmek İçin En İyi Yöntem ve Ayarlar İşte size havai fişek çekmek için en iyi yöntem: f/8, 3 Saniye, ISO 400, bir Üçayak (tripod) Bu teknik için öncelikle bir üçayak kullanmanız gerekiyor. Şu ayarları deneyin ( f/8, 3 Saniye, ISO 400) ve inanın yanlış yapmazsınız. Havai fişek ışığının parlaklığını ayarlamak için diyafram açıklığınızı değiştirin. f/11 gibi daha küçük bir diyafram havai fişekleri daha koyu hale getirecek ve f/5.6 onları daha parlak hale getirecektir. f/8 iyi bir başlangıç noktasıdır. Onları çok parlak yaparsanız, renk yoğunluğunu kaybedersiniz. Fişeklerin akışlarının uzunluğunu ayarlamak istiyorsanız, enstantane hızını değiştirin. 5 saniye gibi hızlar daha uzun çizgiler oluşturacak, ancak aynı zamanda patlayan ışık demetlerini daha parlak gösterecektir. Bir başka deyişle, birçok patlayan tanecik aynı anda yükseldiğinde, daha uzun bir enstantane hızı tüm bu renk cümbüşünü birbirlerinin üzerine kaydeder ve bunların örtüştüğü yerde aşağıdaki gibi parlak bir nokta elde edersiniz. Parlaklığını biraz yoketmek isterseniz, ISO değerini yükseltebilirsiniz. Evet, ISO’yu arttırmaktan çekinmeyin. Yüksek ISO böyle durumlar için en iyi arkadaşınızdır, ama siz yine de 1600'ün üzerine çıkmamaya gayret edin. ISO değerini yükseltirseniz, kıvılcım akışlarını belirginleştirmek için diyaframı biraz daha kısabilirsiniz. Lütfen unutmayın: gece karanlık bir gökyüzünde ve aydınlanmamış ön plan çekimi yapıyorsunuz. Elbette havanın haranlık olması gerekiyor. Histogramınız merkezi boş bir U gibi korkunç görünecektir. Bu iyi birşeydir, endişelenmeyin, gece vakti çekim yapıyorsunuz Zaman atlamalı (Timelapse) Çekim Artık birçok Nikon gövdede bu kabiliyet mevcut. Ancak Timelapse değil, Aralıklı Çekim seçeneğini seçmelisiniz (bu ayar yalnızca video modunda mevcut). Aralığı, genellikle 1 saniyelik minimuma ayarlayın. Bu, çerçeveler arasında 1 saniyelik bir boşluk ile fotoğraf çekeceği anlamına gelir. Tam şovun ortasında çekimin durmasını engellemek için çekim sayısını 9999 gibi çok yüksek bir değere ayarlayın. Kullandığınız gövde bu özelliğe sahip değilse kameranızı kontrol etmek ve zaman aralıklı çekim yapmak için harici zamanaralıkölçer satın alabilirsiniz. Pahalı veya ucuz markalı bir alet satın alabilirsiniz. Markası önemli değil, sadece kamera modelinizle uyumlu tasarlanmış olanı satın aldığınızdan emin olun. Zaman atlamalı diziyi çekmek için bir zamanaralıkölçer kullanmanın yararı, herhangi bir çekimi kaçırmamak ve fotoğraf makineniz harika fotoğraflar çekmek için çalışırken arkadaşlarınızla ve ailenizle birlikte arkanıza yaslanıp şovun tadını çıkarabilmenizdir. Çerçeve, Netleme, Kadraj ve Keyif Kurulum için kadrajınızı ayarlayın. Zaten çok karanlıksa ISO değerini mümkün olduğunca yükseltebilir ve kompozisyonunuzun neye benzediğini görmek için saniyenin 1/20'si gibi daha hızlı bir enstantane hızında bir fotoğraf çekebilirsiniz. Doğru çerçeveleme yaptıktan sonra, ayarları f/8, 3 saniye, ISO 400'e geri getirin. Aralıklı çekim yaparken kameranın odaklanmak için sorun yaşamaması için manuel netlemeye geçmeniz gerekecektir. Önce, havai fişeklerle aynı uzaklıkta olan bir şeyi netlemek için otomatik netlemeyi kullanın. Ortam çok karanlıksa ve netlemek zor oluyorsa, merkezdeki netleme noktasını kullanın ve bir ışık kaynağını netleyin, ardından netleme ayarınızı hiç bozmadan manuel netlemeye geri dönün. Çok fazla kare çekeceksiniz, bu nedenle işe başlamadan önce bellek kartınızın boş olduğundan, biçimlendirdiğinizden emin olun. Hızlı bir kart kullanmayı deneyin. Kartınız çok yavaşsa, kameranız karta yazım işlemi boyunca fotoğraf çekemeyecek ve siz belki de en önemli kareleri kaçıracaksınız. Şimdi işlemi başlatın ve şovun tadını çıkarın ... Sonuç Bu basit pozlama ayarları, havai fişek çekimi için sizin temel olarak iyi sonuçlar almanızı sağlayacaktır. Kameranın otomatik olarak çalışmasına izin vermek için bir zamanaralıkölçer kullanın ve şovun tadını çıkarın. Bu yazıdaki bilgiler ve görseller Photofocus.com sitesinden alıntıdır. Ben burada bazı eklemeler ile sınırlı kaldım.
  33. 1 puan
    Arkadaşın ilk başta söz ettiği makrodünyası sitesi bu konuda çok ayrıntılı bilgiler içerir. (Biraz yavaş çalışan ve tasarımı bence fazla mütevazi olan bir sitedir) Bu sitede biraz dolaştıktan ve bir kaç yazı okuduktan sonra bu işin hiç de kolay bir hobi olmadığını anlamıştım. En azından yukarıdaki fotoğrafların çok uzun uğraşlar ve büyük olasılıkla da uykusuz geceler sonucu ortaya konabildiğini bu siteden edindiğim bilgiler sonucunda rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bazılarının, büyük olasılıkla, 100 den fazla karenin birleştirilmesi ile oluşturulabilmiş olduğu da çok açık. S. Kaya' ya "el emeği, göz nuru" için teşekkürler..
  34. 1 puan
    ABD veya Avrupa yada uzakdoğudan getirilen kameraları satarlar.
  35. 1 puan
    Markanın bu konuda bi kabahati yok. Bu tür durumlar için markayı karalamak sadece diğer rakiplerin yaptığı ucuz bir iştir. Yaşadığım ülkede de bu tür durumlar vardır, tıpkı sizin TR de anlattığınız gibi. Almasaydın kardeşim diyorlar burada da. çünkü arada fiyat olarak bariz farklar var. Sarı garanti kağıdında özel bir kaşe vardır burada, Resmi Nikon Distribütörü diye basılmıştır. Bu yoksa o malın garantisi sınırlıdır. TR gibi ülkelerde bu işin biraz daha cılkı çıkmış, normal, tıpkı Brezilya gibiyiz. Gelişiyoruz ama kontrolsüzce. Sonuçlar bunlar oluyor işte.
  36. 1 puan
    Merhaba arkadaşlar, az önce üye oldum bu konuya cevap yazabilmek için. Ben 55-300 VR Nikon objektif aldım Fotorgrafium.com'dan. Sitelerinde Karfo Garantili yazdığını çok net hatırlıyorum. Sadece 1.5 yıl sonunda autofocus arıza yapınca fotografiumu aradım ve Karfoya götürmemi söylediler. Karfoda gittim, objektifin fatura tarihine ve seri numarasına baktılar ve kendi ithalatları olmadığı ortaya çıktı. Karfodaki yetkili bir başka bir servise yönlendirdi, orası da 2 yıldır Nikon objektiflere bakmadıklarını söyledi. Fotografiuma gittim tekrar ve "sattığınız objektife Karfo bizim ithalatımız değil dedi, servislerde bakmak istemiyor. Siz bana ne sattınız?" dedim. Bir servis bulup bu kez de oraya yönlendirdiler. 1.5 haftadır orada objektif fakat bu Nikon işinden soğudum bu yüzden. Makinem D90, 18-105mm, 50mm objektif, battery grip, metz flaş falan var. Satayım dedim, muhtelif forum sitelerinde ya "parça parça sat" yada "fiyat çok yüksek" dediler. Alırken çok severek aldım, ve aslında SONY alacakken sırf parçası ve servisi bol diye Nikon tercih ettim ama "nerede çokluk orada sorun" sanırım. çok FAZLA ithalatcı ve servis var doğru ve birbirlerinden haberleri bile yok. Ve bunun düzene gireceğini de hiç sanmıyorum.
Bu afiş şu şekilde ayarlanmıştır: İstanbul/GMT+03:00